[Çocuklar için Yeşil Kitaplar] Sekoyana’nın Kapıları – Nazan Önenç Sönmez

Amerikalı doğabilimci John Burroughs, “Sevgi olmadan bilgi kalıcı olmaz. Fakat sevgi önce gelirse bilgi kesinlikle arkasından gelecektir,” diyor. Çocuklarımızı üzerinde yaşadığımız gezegene saygı duyan bireyler olarak yetiştirebilmek için biz ebeveynlerin öncelikli görevi, erken dönemde doğa sevgisi verebilmek. Onların minik omuzlarına taşıyabileceklerinden fazla yük ve korku bindirmeden, doğayla oyun arkadaşı olmalarını sağlamak, bu yolda atacağımız ilk adım. İkinci adım ise doğayla ve yaşadığımız çevreyle uyumlu, sürdürülebilir yaşam tarzı benimsemeleri için doğru rol modelleri sunan çocuk kitapları seçmek.

Yeşil Gazete, “Çocuklar için Yeşil Kitaplar” yazı dizisi illüstrasyonu için Gonca Mine Çelik’e teşekkür ederiz

Bu amaçla biz [Çocuklar İçin Yeşil Kitaplar] adını verdiğimiz bir diziye başladık. Çocuklara çevre bilinci aşılayan, farklılıklarımızla bir arada yaşamanın mümkün olduğunu gösteren kitapları derlemeye karar verdik. Bildiğimiz kitapları anımsamaya, bilmediklerimizle tanışmaya, tanıtmaya niyet ettik.

***

“Adım Sekoyana “ dedi. “Benim adım.. “ diyecek oldum,elini kaldırıp sözümü kesti “Senin henüz söyleyebileceğin bir adın yok.” diye başlıyor kitap.

Kahramanlarımız Sekoyana ve çocuk…Adını bilmediğimiz çocuğu ailesi Sekoyana’ya emanet ediyor bir süreliğine. Niyetleri kendilerinin Sekoyana ile deneyimlediği ormanı okuma sanatını şimdi de evlatlarının öğrenmesi.Çocuk Sekoyana’ya ,Sekoyana da ormana emanet bu öyküde.

Gün gün yaşadıklarını hem çocuğun gözünden hem de Sekoyana’nın günlüğünden okuyarak seyir zevkine varıyoruz.

Ormanı okumanın ilk anlarında bolca sessizlige maruz kalan çocuk modern hayat rutinlerinin eksikliklerini yaşıyor başlarda; zaman kavramı saate bağlı değil, kullanılan tuvalet üzerine temiz suyun döküğü bir tuvalet değil ve evin içinde değil, evin içi oldukça sade ve küçük,Sekoyana’nın saçları yeşil, yediği yemek oldukça sade ve tam olması gerektiği kadar; yemeği yedikten sonra ne aç ne tok kalktığın porsiyonlar,tek oda evde dört kapının olması gibi… Her şey alışkın olduğunun çok dışında.

Ormanı okumanın ilk gününde bir bebeğin emeklemeye başlaması gibi Sekoyana ilmek ilmek işliyor çocuğu; elbet oyun ile başlıyor ormana giden yol,ağaç oyununu öğretiyor Sekoyana çocuğa. Bambaşka bir diyarın kapısını aralamış olan çocuk gün geçtikçe aslında kendi özüne doğru çıktığı yolculukta kaşif oluyor ve farkediyor ki orman ve biz birbirimizden ayrı değiliz. Sadece biz insanlık olarak sese çok baskın çıkıp, ormanın sesini dinlemeyi unutmuşuz.Ve sadece ben der olmuşuz.

Fakat gücenmek ormanın doğasında olmadığından yaşamı ve insanı beslemeye devam etmiş,kökleri topraktan çıkmış olsa dahi onu humusa dönüştüren onca canlıyı bağrına basmış çünkü ağacın doğasında şefkat var.

Ormanı okuma serüveninde; toprağın,mantarların büyülü dünyasına,ağaca ve ağaç iletişim ağına, ormana,ormanın şefkatine ve birliğine hayran kalmamak elde değil.

Sevgili okur, bu kitabı çocuk yamacına yakın ve insanların ulaşabileceği yerlerde tutun dilerim. Sekoyana’dan,ormandan ve çocuktan öğreneceğimiz çok şey var.

Peki adınızı bilmediğiniz bir alemde adınız gibi bildiğiniz gerçeklerinizin ne hükmü kalır ?

Sevgi ve muhabbette kalın.

Yazar : Şiirsel Taş

Resimleyen : Oğuz Demir

Doğan Egmont Yayıncılık

9,10,11,12 Yaş aralığı

 

 

Nazan Önenç Sönmez.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page