Doğa MücadelesiGünün ManşetiManşet

Sarı Yazma yeniden isyanda: Loç Vadisi’ne HES yapılmasına geçit yok!

2009 - 2012 arasındaki HES tehdidi sırasında Loç Vadililer "Sarı Yazma İsyanda" söylemi ile ülke çapında ses getiren direniş eylemleri gerçekleştirmişti

Kastamonu’nun Cide ilçesindeki Loç Vadisi’ni hepimiz 2009 yılında tüm ülkede geniş yankı uyandıran HES karşıtı direniş ile tanıyoruz. Loç Vadisi bir kez daha HES tehdidi altında.

2009 – 2012 arasındaki HES tehdidi sırasında Loç Vadililer “Sarı Yazma İsyanda” söylemi ile ülke çapında ses getiren direniş eylemleri gerçekleştirmişti

Ülkedeki OHAL koşullarını fırsat bilen Or-Ya şirketi 2012’de Danıştayca iptal edilen ÇED’e 2016’da yeniden ve aynı koşullarla başvuru yaptı. ÇED’e dair üçüncü İDK (İnceleme Değerlendirme Kurulu) Toplantısı 21 Aralık Perşembe günü. Süreci ilk günden bu yana yakında takip eden avukat Diren Cevahir Şen ile “Loç Vadisi’nde neler oluyor?”u konuştuk.

Sözlerine 17 Aralık 2017 Pazar günü saat 14:00’de Beşiktaş’taki kartal heykeli önündeki basın açıklamasına tüm doğa savunucularını çağırarak başlayan Diren Cevahir Şen, “Loç Vadisi doğa harikası bir yer. Bölge Küre Dağları Milli Park alanının içinde bulunuyor. Binlerce hayvanın, doğal bitki örtüsünün sonu demek olur oraya HES yapılması. Oradaki hayvanlara, ağaçlara,doğal güzelliklere, insanlara sormuşlar mı HES kararı gelirken? Orada muazzam bir yaban hayatı var. Sarı yazmalılar hala isyanda ve Loç Vadisi’ne HES yapılmasına müsaade edilemez. Aksi halde bu Danıştay kararını tanımamak ve Dünya mirasını da yok etmek anlamına gelir.” diye konuştu

Loç Vadisi’ndeki direnişin avukatlarından Diren Cevahir Şen ile ilk görüşmeyi Yeşil Diyalog Buluşmasının hemen sonrasında gerçekleşen yemekte gerçekleştirdik

2009’da açılan ilk dava sonucunda 2012 yılında Danıştay’ın ÇED’i iptal ettiğini ve Or-Ya şirketinin de bölgeden çekildiğini dile getiren Şen, kendisinin doğa mücadelesi verdiği için halihazırda yargılanan tek avukat olduğunu belirterek, “Ben Loç Vadililerin avukatlığını yaptığım sırada avukatlık mesleğini icra etmeme engel olunarak bugün yargılanan bir çevre avukatıyım” dedi.

Hem kendisinin hem de kendi yaşam alanlarını koruyan Loç Vadisi halkının şirket ve jandarma personelince haksız şekilde suçlamalara maruz kalarak Cide Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını ifade eden avukat Diren Cevahir Şen, “21 Aralık’ta Ankara’da üçüncü İDK var, 22 Aralık Cuma günü ise Cide’de yargılandığımız davanın duruşması var. İkisinde de bulunacağız. Loç Vadisi’nin göz göre göre yok olmasına müsaade edilemez” şeklinde konuştu.

Loç Vadisi dünya çapında bir doğa harikası

2012’de Danıştay’ın ÇED’i iptal etmesine kadar geçen sürede şirketin ruhsatsız, izinsiz ve hukuksuz bir biçimde inşa faaliyetlerine devam ettiğini, bunu engellemek için yaptıkları girişimler nedeniyle de “Mala zarar verme, işi engelleme ve kamu görevlisine hakaret gibi” suçlamalardan haklarında dava açıldığını kaydeden Şen, “Benimle ilgili şikayetlerin büyük kısmında ben HES şantiyesi alanında bile değilim. Adliye’de iken, Jandarma Karakolu’nda iken bile benim şantiye alanında olduğuma dair şikayette bulunmuşlar” dedi.

Loç Vadisi dünya çapında bir doğa harikası

Loç Vadisi’ndeki HES’in Devrekani Çayı üzerine kurulmak istendiğini kaydeden avukat Diren Cevahir Şen, “Suyun kullanım hakkını şirketlere devretmek istiyorlar. Suyu şişeleyip satmak istiyorlar. Devrekani Çayı şirketlere verilmek isteniyor. Devrekani Çayı tabiatır. Oraki balıklarındır,ayılarındır,domuzlarındır. Yurttaşların bu konuda duyarlı olmaları çok önemli. Daha yeni Gökçeada’dan bir kazanım haberi geldi. Loç Vadisi için de ben yaşamı savunan, doğadan yana olan herkesi harekete geçmeye çağırıyorum. Burada açık bir haksızlık var. HES’ler doğayı katleder. Suyun akışına müdahale etmek oradaki tüm doğal yaşamı, tüm yaban hayatını olumsuz etkileyecek ve ayılar,domuzlar,kuşlar su içecek bir akarsu bulamayacaklar. Artık devletin doğayı katleden enerji politikalarından vazgeçmesi gerekiyor. Şirket HES faaliyeti sırasında binlerce ağacı kesecek. Ağaçlar kuruyacak, çiçekler solacak. Burası bir doğa harikası. Küre Dağları Milli Parkı, Anadolu’nun en önemli milli parklarından. Ayrıca Loç Vadisi dünyanın 2.büyük kanyonu olan Valla Kanyonu üzerinden. Valla Kanyonu Türkiye’nin en büyük kanyonu.  Hatta bölge 2012 yılında Pan Parks statüsüne dahil edildi.  Burada HES yapılmasına ve buradaki doğal hayatın yok edilmesine 2009 – 2012 arasında verilen hukuk ve yaşam mücadelesi ile müsaade etmediğimiz gibi yine müsaade etmeyeceğiz.’’ şeklinde konuştu.

Basın Açıklaması 17 Aralık Pazar Günü

Sarı Yazma İsyanda inisiyatifi 17 Aralık Pazar günü 14:00’de Beşiktaş kartal heykeli önünde gerçekleşecek basın açıklamasına dair yaptığı yazılı açıklamada tüm doğa savunucularına şöyle seslendi:

Danıştay’ın kesin hükmüne rağmen vadimize HES yapmak isteyen OR-YA ENERJİye karşı yeniden bir araya geliyoruz.

17 Aralık Pazar günü saat 14:00’de Beşiktaş Kartal Heykelinde Buluşalım

2009 yılında açmış olduğumuz dava sonucu CİDE HES projesi Danıştay’ın kesin hükmü ile iptal edildi.

Vadimize göz diken Or-ya Enerji, Danıştay 14. Daire başkanlığının sonuçlandırdığı mahkeme kararlarına rağmen kendi hayal dünyasında ürettiği gerekçeler ile ÇED Genel müdürlüğünü suya götürüp, susuz geri getirme çabasına girdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnceleme Değerlendirme Komisyonuna sunulan proje ile ilgili olarak üçüncü toplantı  21 Aralık Perşembe günü Ankara’da yapılacak ve bizlerde sözümü söylemek için orada olacağız.

Ankara’ya gitmeden önce Or-Ya Enerjiye sesimizi duyurmak “Or-Ya Biz Buradayız” demek için 17 Aralık Pazar günü saat 14:00’de Beşiktaş Kartal Heykelinde buluşuyoruz

Vadilerini, dereleri, yaşam alanlarını şirketlere teslim etmemek için mücadele eden tüm doğa ve yaşam savunucularını bekliyoruz

Sarı Yazma İsyanda

 

Haber: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)