UNICEF: Hava kirliliği çocuklarda beyin gelişimini olumsuz etkiliyor – Ahmet Soysal

Birkaç gün önce UNİCEF yeni bir rapor yayınladı: ‘Danger in the Air; How air pollution can affect brain development in young children’ *.  Rapor da UNİCEF’e göre dünyanın çeşitli bölgelerinden 17 milyon bebeğin (1 yaşın altındaki çocuklar) uluslararası limitlerden en az altı kat daha fazla hava kirliliğinden etkilendiklerini belirtiliyor. Üstelik bu bebeklerden 12 milyona yakını UNİCEF’in raporuna göre Güney Asya ülkelerinde yaşıyor.

Çocuklar için hava kirliliğinin çevresel nedenli en önemli tehdit olduğu biliniyor. Bu raporda da her yıl 920 bin çocuğun hava kirliliğinin neden olduğu pnomoni nedeni ile yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Pnomoni dışında hava kirliliği nedeni ile çocuklarda en çok görülen solunum yolu sorunları ise astım, bronşit ve diğer solunum yolu enfeksiyonları… Ama tüm bunlar hepimizin çok iyi bildiği ve yine önüne geçmek için yıllardır mücadele ettiğimiz ve açıkça belirtelim karar vericilerin duyarsızlığı yüzünden çok başarılı olamadığımız bir konu…

Bu yeni raporda tüm bunların yanı sıra çocuklar için daha önce üzerinde çok fazla kafa yormadığımız yeni bir tehdide de dikkat çekiliyor. Hava kirliliği çocuklarda beyin gelişimini olumsuz etkiliyor. Bilindiği gibi özellikle yaşamın ilk 1000 günü beyin ve sinir sisteminin gelişimi açısından çok önemli.  Bu nokta da 17 milyon bebeğin uluslararası limitlerden en az altı katı daha fazla hava kirliliğinden etkilendiklerine dikkat çekilen bu yeni raporda; üstelik bu çocukların immun sistemleri tam anlamı ile gelişmediği için yetişkinlere oranla daha büyük bir tehlike altında oldukları vurgulanıyor. Birçok mekanizma ile çocukların beyin ve sinir sistemi gelişimine olumsuz etki eden PM 2.5, bir demir minerali olan magnetite, uçucu hidrokarbonlar ve toksik kimyasallar gibi, hava kirleticiler çocuklarda hiperaktivite-dikkat eksikliği sendromu, anksiyete, depresyon, zeka geriliği gibi tablolara yol açabiliyor. Üstelik bu etki daha çocuk anne karnındayken başlayabiliyor. Öte yandan PM 2.5 beyin-kan bariyerini rahatça geçip; yetişkinlerde Parkinson, Alzeimer’s neden olabildiği de biliniyor…

Peki, bütün bunların önüne geçmek mümkün mü? Tabii ki mümkün; raporda üç başlık altında toplanmış yapılması gerekenler;

  • Hava kirliliğini önlemek
  • Çocukların hava kirliliği etkilenimini engellemek ve
  • Çocuk sağlığını geliştirmek

Tabii burada en önemli konu hava kirliliğini; hava kirliliğini önlemek; gaz, partikül, ağır metaller, kalıcı organik kirleticiler; tüm hava kirleticilerin havadaki varlıklarını uluslararası kabul edilmiş üst sınırların; hatta olanaklı ise Dünya Sağlık Örgütünün kabul ettiği üst sınırların altına çekebilmek.

Bu kadar basit; peki niye yapamıyoruz? En azından kendi ülkemiz için konuşayım; yönetenler için hava kirliliğinin pek bir önemi yok; onlar için önemli olan çocuk sağlığı, insan sağlığı, çevre sağlığı vs. değil; ekonomik kazanç…  Baksanıza bizi yönetenlere; bir taraftan bu ülkeye seksene yakın kömürlü termik santral yapmaya çalışıp; diğer taraftan COP’da ‘yeşil iklim fonundan’ para isteyebiliyorlar. Yurt içinde ise özellikle büyük kentlerimizde günden güne ağırlaşan hava kirliliğine dikkat çeken başta Türk Toraks Derneği** (TTD) olmak üzere bilimsel örgütlerin bu çabalarını engellemeye; onların bilimsel doğruları halka paylaşmasını gölgelemeye çalışıyorlar. Oysa TTD devletin resmi hava kirliliği ölçüm değerlerinin üzerinden yürütüyor çalışmalarını…

Ne diyelim?  İnsan ve çevre için mücadeleye devam…

 

*Raporun tamamı için: https://www.unicef.org/environment/files/Danger_in_the_A

**http://www.toraks.org.tr/halk/News.aspx?detail=4273

 

Ahmet Soysal