Paris İklim Anlaşması 2 yaşında: Nereden nereye geldik?

Küresel sera gazı emisyonunun düşürülmesinin hedeflendiği Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nda iki yıl geride kaldı. Peki bu süreçte anlaşmaya imza atan ülkeler hangi kararları aldı, bu süreçte ne kadar ilerleme sağlandı, neler değişti? İklimhaber son 2 yıldaki gelişmeleri derledi.

Kömür 

Paris İklim Değişikliği Anlaşması imzalandığında, kömür sektörünün önemli yara alacağı en çok tartışılan konuların başında geliyordu. Son 2 yılda yaşanan gelişmeler artık kömürün aşamalı olarak terk edildiğini gözler önüne seriyor.

  1. Kömür Sonrası Elektrik Üretimi İttifakı (Powering Past Coal Alliance), kömürlü termik santrallerin kapatılmasını küresel düzeyde hızlandırmayı amaçlayan, 25 ülkeden oluşan ve 2017 iklim müzakereleri toplantısında faaliyete giren bir grup. 2018 sonunda üye sayısını en az 50’ye çıkarmayı hedefleyen grubun yeni üyelerinin de bugün düzenlenen Tek Gezegen Zirvesi’nde (One Planet Summit) açıklanması bekleniyor.
  2. 2015 yılında Birleşik Krallık, 2025 yılına kadar tüm kapatılmamış kömürlü termik santrallerini kapatmayı vadederek kömürden aşamalı olarak vazgeçmeyi taahhüt etti. Kanada ise 2030 yılına kadar kömüre dayalı elektrik üretimini sonlandıracağını vaat etti.
  3. Avrupa’da ise, Finlandiya 2030’a kadar kömüre dayalı elektrik üretimini sonlandıracak, hala açık olan kömürlü termik santraller Avusturya’da 2025 yılına kadar, Portekiz ve İsveç’te 2030’a kadar kapatılacak. Belçika’daki en son kömürlü termik santral Nisan 2016’da kapatıldı. Hollanda tüm kömürlü termik santrallerini aşamalı olarak 2030’a kadar kapatacağını resmen duyurdu. İtalya ise kömüre dayalı elektrik üretimini 2025 yılına kadar sonlandırmak üzere çalışmalar gerçekleştiriyor.
  4. Çin kömüre dayalı elektrik talebindeki düşüşle birlikte 151 kömürlü termik santral çalışmasını erteledi ya da durdurdu. Hindistan ise 37 kömürlü termik santrali kapatıyor, kömürlü termik santral projelerini iptal ediyor ve kömür yerine güneş enerjisine odaklanıyor. Güney Kore Başkanı Moon Jae-in kısa süre önce 10 kömürlü termik santralin kapatılacağını açıkladı.
  5. Birçok ABD eyaleti kömür kullanımını sonlandırmayı vadetti, bir kısmı da bunu şimdiden gerçekleştirdi. Kaliforniya eyaletinin son kömürlü termik santrali 2014 yılında kapatılırken, Massachussets eyaletindeki ise bu yıl kapatıldı. Connecticut, Hawaii, New York ve Oregon eyaletleri 2020’li yılların başlarında, Washington eyaleti 2025’te ve New Mexico eyaleti 2030 yılında kömür kullanımı terk etmiş olacak.

Taahhütler

Paris Anlaşması kapsamında ülkelerin hali hazırda verdiği hedefler yeterli düzeyde değil. Birleşmiş Milletler Ekim 2017’de mevcut ulusal taahhütlerin 2100 yılına kadar 3.2 derecelik bir ısınmaya yol açacağı -yani karbonsuzlaştırma maliyetleri düşmeye devam ederken ve yararları daha da belirginleşirken ülkelerin daha da fazlasını gerçekleştirmeye yönelik taahhütlere devam etmelerinin esas olduğu- konusunda uyardı. Buna rağmen ülkelerin iklim eyleminde giderek artan bir biçimde daha etkin kararlar aldığı gözlendi. Anlaşmanın fiili uygulama yılı 2020 olmasına rağmen, 2020 öncesi iklim eylemi konusunda da önemli adımlar atıldı.

  1. Fransa 2050 yılına kadar karbon nötr olmak için iklim mevzuatını güçlendirmeyi planlıyor.
  2. Yeni Zelanda sıfır karbon yasası planlıyor ve 2050 yılına kadar emisyonları sıfırlayacağına dair taahhütte bulunacak.
  3. Norveç ve İsveç karbon nötr olma hedeflerini hızlandırdılar; Norveç tarihi 2050’den 2030’a çekti, İsveç ise 2045’e kadar karbon nötr olmayı hedefliyor.
  4. Marakeş İklim Zirvesi sırasında faaliyete geçen 2050 Patikaları Platformu, sıfır karbonlu bir ekonomiyi planlamak üzere 22 ülke, 15 şehir ve 196 şirketi bir araya getiriyor.
  5. İklim değişikliğinden orantısız şekilde etkilenen 48 gelişmekte olan ülkeden oluşan İklim Kırılgan Forumu, uzun vadeli bir karbonsuzlaştırma planı geliştirmeyi ve 2020’den önce iklim taahhütlerini güncellemeyi vaat etti.
  6. Fiji Başkanlığı’nda yürütülen Kasım 2017 COP23 iklim müzakereleri, iddiaları arttırmak ve anlaşmanın hedefini gerçekleştirmek amacıyla ulusal taahhütleri ve uyum çalışmalarını izlemek için bir çerçeve belirledi.
  7. Birleşmiş Milletler iklim bilimi paneli IPCC küresel ısınmanın Paris Anlaşması’nda belirlenen ve iddialı bir hedef olan 1.5 derece ile nasıl sınırlandırılabileceğini konu alan önemli bir çalışmaya başlıyor. Sonuçlar Eylül 2018’de yayınlanacak.

Petrol ve gaz 

Halen yeterli düzeyde olmasa da petrol ve gaz endüstrisi de iklim değişikliği ve devamında değişen ekonomik dengeler yüzünden önemli adımlar atmaya başladı.

  • Ekim 2016’da ExxonMobil, düşük karbonlu bir gelecekte 3,6 milyar varil petrol kumu ve Kuzey Amerika rezervlerinden 1 milyar varilin atıl duruma düşeceğini söyledi ve XTO Energy satın alımından kaynaklanan 2 milyar ABD dolarlık doğal gaz varlığının defter değerini azalttı. Şubat 2017’de ise, ExxonMobil 3,5 milyar varil Kanada kum petrolünün maliyetini yüksek bularak iptal etti.
  • BP, ExxonMobil, Shell ve Total’in de aralarında bulunduğu 8 büyük petrol şirketi, iklim değişikliği kaygılarının artması neticesinde doğal gaz tedarik zincirleri boyunca açığa çıkan metan emisyonlarını azaltacaklarını taahhüt etti. Mayıs 2017’de, aralarında BP, ExxonMobil, Chevron ve Shell’in de bulunduğu önde gelen enerji şirketleri, petrol şirketlerinin düşük karbonlu ekonomiye geçişe hazırlanmaları gerektiğini kabul etti ve ABD Başkanı Trump’a Paris Anlaşması’ndan çıkmama çağrısı yaptı.
  • Büyük petrol şirketleri kırılgan Kanada Artik’i ve Büyük Avustralya Körfezi’ni de kapsayan “yeni bölgelerde” petrol sondajına yapılacak büyük yatırım planlarından vazgeçiyorlar.
  • Petrol ve gaz şirketleri 2014 yılının ortasından beri çalışanlarını işten çıkarıyor ve bir tahmine göre o tarihten Ocak 2015’e kadar geçen dönemde 350,000 işten çıkarma vakası meydana geldi. Petrol ve gaz piyasalarının uzun süreden beri düşüşte olmasıyla beraber BP, Chevron, ExxonMobil ve Shell 2016 yarı yılı için zarar ya da yetersiz kâr bildiriminde bulundu.

Otomotiv

Paris Anlaşması’nın en çok etkilediği sektörlerin başında ulaşım ve otomotiv sektörü geliyor. Anlaşmanın ardından geçen 2 yıllık süreçte elektrikli araç yatırımları ve teknolojik gelişmeler ise şu şekilde:

  1. Birçok ülke yeni dizel ve benzinli araçların satışının yasaklanacağı tarihleri açıkladılar; Çin, Fransa, Hindistan, Hollanda, Norveç, ve Birleşik Krallık.
  2. Aralarında Londra, Los Angeles, Paris ve Vancouver’ın da bulunduğu 12 büyük şehir, bir “fosil yakıtsız sokaklar” bildirgesi imzalayarak 2025 yılından itibaren sıfır fosil yaktı emisyonlu otobüsler satın alma ve 2030’dan itibaren sıfır emisyonlu bölgeler kurma sözü verdiler.
  3. Büyük üreticilere ait bir dizi yeni otomobil modeli geleceğin araçlarının elektrikli araçlar olduğunu akla getiriyor. 2017’de belli başlı otomobil üreticileri 2025’e kadar 207 elektrikli araç modelini satışa çıkarma planlarını açıkladılar. Öngörülen satış miktarı ise yılda 6 milyon elektrikli otomobil. General Motors (GM), Ford, BMW, Nissan, Renault ve Volkswagen elektrikli SUV ve minivan’lar da olmak üzere elektrikli araç üretim planlarını açıkladılar.
  4. Yatırımcılar elektrikli araçlar konusunda iyimser. Büyüme, hükümet teşvikleri, çevresel talimatlar ve elektrikli araçların düşen fiyatlarına bağlı olarak, öngörülenden fazla oldu.
  5. Uluslararası araştırma enstitüleri, elektrikli araç ivmesine dair rakamları önemli miktarda arttırıyor. OPEC 2016’da yayınladığı raporda, 2040 yılı elektrikli araç satış tahminini neredeyse %500 artırarak, 46 milyondan 266 milyon elektrikli araca yükseltti. Uluslararası Enerji Ajansı(IEA), baz senoryaya göre yaptığı projeksiyonda 2030 yılı elektrikli araç sayısı iki kattan fazla artırarak 23 milyondan 58 milyona yükseltti. BNEF’in son 2040 projeksiyonunda ise elektrikli araç sayısı 2016 yılındaki 405.8 milyon 530 milyona yükseldi.

Politik gelişmeler

4 Kasım 2016’da yürürlüğe giren ve bugün ikinci yılını dolduran Paris İklim Değişikliği Anlaşması kapsamında gerçekleşen politik gelişmelerin özeti ise şu şekilde:

  1. En hızlı yürürlüğe giren uluslararası anlaşma: Anlaşmayı 195 ülke imzaladı ve 170 ülke onayladı. Anlaşma, küresel emisyonların %88’sini kapsıyor. Nikaragua ve Suriye’nin Paris Anlaşması’nı sırasıyla Ekim ve Kasım 2017’de imzalamalarıyla birlikte Donald Trump yönetimindeki ABD anlaşmanın başarısı için taahhüt vermeyen tek ülke oldu.
  2. G19’dan kritik politik destek: Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, G10 ülkeleri, Paris Anlaşması’nı geri dönülemez olarak tanımlayan ve ulusal iklim hedeflerinin gerçekleştirilmesinin öneminin altını çizen bir açıklamayı desteklediler.

G19 taahhüdü – “Diğer G20 üyelerinin liderleri Paris Anlaşması’nın geri dönülemez olduğu konusunda hemfikirler (…) Hepimiz sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda kararlıyız (…) ve düşük emisyonlu enerji sistemleri doğrultusunda çalışıyoruz.”

3. Almanya, İtalya ve Fransa, Trump’a rağmen devam dedi: Haziran 2017’de Donald Trump’ın ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çıkarma niyetini açıklamasının ardından diğer ülkeler anlaşmaya bağlılıklarını teyit eden beyanlarda bulundular. Almanya, İtalya ve Fransa liderleri anlaşmayı desteklediklerinin altını çizen bir ortak açıklama yayımladılar. Angela Merkel Trump’ın açıklamasını “son derece talihsiz” olarak değerlendirdi.

4. Çin de politik desteğe devam ediyor: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, tüm imzacı ülkelerin anlaşmaya bağlı kalmaları gerektiğini ifade etti. Çin’in İklim Değişikliği Müzakerecisi Xie Zhenuhua ise Paris Anlaşması hedeflerinin gerçekleşmesi için Çin’in “uluslararası sorumlulukları yüklenmeye” hazır olduğunun altını çizdi.

5. Federal hükümet dışı aktörler Başkan Trump’a rağmen ABD İklim Eylemine öncülük ediyor: Trump Hükümeti’nin Paris Anlaşması’na biçimsel karşıtlığı eyalet, şehir ve diğer federal hükümet dışı aktörlerin iklim taahhütlerini güçlendirmelerini teşvik etmeye yaradı. 5 Haziran 2017’de faaliyete geçen ‘Biz Hala Buradayız’ (‘We Are Still In’), ABD nüfusunun yarısından fazlasını ve ABD ekonomisinin 6.2 trilyon ABD dolarını temsil eden bir eyalet, şehir ve şirketler koalisyonu. New York Eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve Kaliforniya Valisi Jerry Brown tarafından kurulan Amerika’nın Taahhüdü (America’s Pledge) inisiyatifi, emisyon azaltım hedefleri belirleyen 20 eyalet, 10 şirket ve 1400’ü aşkın şirkete dikkat çekti. Birlikte, 10,1 trilyon ABD dolarlık bir GSYİH’ye sahip dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine denk geliyorlar.

COP23 ‘ün ardından: ‘’Ben bu oyunu Bozarım’’, bozamadı… – Menekşe Kızıldere

[Bonn İzlenimleri – 1] Bonn’da Talanoa’ya Bula*! – Ümit Şahin

[Bonn İzlenimleri – 2] Kömürden çıkış ve 1,5 derece! – Ümit Şahin

Nükleer endüstrinin iklim değişikliği koşullarındaki yeni oyunları – Pınar Demircan

 

(İklimhaber.org)