Mağaracıların çabası sonuç verdi: Koyunbaba mağarasına taş ocağı için “Çed gereklidir” kararı

Kırklareli’nde özellikle de Istrancalar bölgesinde çok sayıda faaliyette olan, bir o kadar da yeni açılmak istenen maden ocakları ve kırma eleme tesisleri bölgenin emsalsiz güzellikteki mağaralarını tehdit etmeye devam ediyor.

Koyunbaba Mağarası. Bir yanda 2017, diğer yanda 1985’ten iki kare

Kırklareli’nden gazetemize bölgeye dair haberler ve yazılar ileten gönüllü muhabirimiz Göksal Çidem de son 2 yazısında bu konuyu ele almıştı. Çidem’in 3 Kasım tarihinde yayımlanan, “Istrancalardaki yarasaların çığlığına gönüllü mağaracılardan destek” yazısında belirttiği destek olumlu sonuçlarını da göstermeye başladı.

 

2008-2009 yıllarında bölgedeki biyosfer rezerv alanı çalışmasında toplam 26 mağarada inceleme yapan ekibin başındaki Dr Emrah Çoraman sosyal medya hesabından, “İyi haberler: Koyunbaba Mağarası için başlattığımız girişim hakkında olumlu bir cevap aldık. Taş ocağı için “ÇED gerekli” kararı alındı. Tabii ki bu bir sonuç değil; takibe devam! Yaşasın yarasalar. Foto: Metin Albükrek: Mağara ağzının öncesi ve sonrası” notunu paylaştı.

Koyunbaba Mağarası’nın 1985 yılındaki durumuna dair iki fotoğraf

Doç. Dr. Çoraman’ın çalışmasını da içeren ve Koyunbaba Mağarası dışındaki mağaralardaki durumu da aktaran bilgiyi ise Göksal Çidem’in 16 Kasım tarihli “Istranca dağlarındaki mağaralar taş ocaklarının tehdidi altında” yazısında bulabilirsiniz.

 

Koyunbaba Mağarası’nın sol ve sağ girişleri. 2. fotodaki sol giriş şu an kapanmış durumda. Fotoğraf 1985 yılından

Koyunbaba Mağarası için taş ocağına ilişkin “ÇED gereklidir” kararı alındığı bildirimi konuya dair şikayet başvurusunda bulunan Galeri Mağara Araştırma Grubu, Bümad, İtumak ve diğer mağara gruplarına geldi.

Koyunbaba Mağarası’nın 2017 yılı Ekim ayından görüntüsü

Göksal Çidem ise bu kararın alınmasına giden süreci şu şekilde özetledi

“Emrah hocalarla 2012 yılında işbirliği yaparak, onların ve Trakya Üniversitesi Biyoloji bölümünün  hazırladığı raporları ilgili kurum ve kuruluşlara göndererek Dupnisa Mağarasının kurtulması sağlanmıştı.

Bunun sonucunda Bakanlık adına bana teşekkür yazısı yazmışlardı. Bakanlık yetkililerini akademik verilerle bilgilendirildiğinde ben sonuç alacağımıza inanıyorum. Yapılması gereken tek şey tespit edilen mağaraları koruma altına almak. Bu kadar basit işte”

2012 yılında yapılan araştırmada Koyunbaba Mağarası’nda 11 farklı yarasa türünün kullandığı tespit edilmişti. Mağara, yarasalar tarafından hem yaz aylarında yavrulamak, hem de kış aylarında kış uykusu için kullanılmakta. Şu ana kadar tespit edilen en yüksek popülasyon büyüklüğü yaklaşık olarak 30,000 birey. Mağarada tespit edilen türlerin ikisi, Mehely Nalburunlu Yarasası (R. mehelyi) ve Uzunayaklı Yarasa (M. capaccinii), Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından türleri tehdit altında olarak (Hassas) listelenmiş. Ayrıca mağarada tespit edilen türlerin tümü, Türkiye’nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi tarafından koruma altına alınmış durumda.

 

(Yeşil Gazete)