Küresel ısınmanın sağlığa etkileri ekonomiyi yıkıma uğratabilir

Think Progress’de Joe Romm imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cansu Yılmaz’ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

                                                                                                      ***

Tıp dergisi Lancet, iklim eylemsizliğinin getirdiği “insan sağlığına geri döndürülemez ve kabul edilemez bedel” konusunda uyarıyor.

İşçiler, gündüz 43 °C’ı aşan yüksek sıcaklıklarda çalışmamak için Arizona’da yeni bir ev inşaatı alanında gün doğarken toplanıyor. Kaynak: AP/Matt York.

Pazartesi günü saygın tıp dergisi Lancet tarafından yayınlanan önemli yeni bir araştırmaya göre, iklim değişikliği hâlihazırda hem kamu sağlığına hem de iş gücü üretkenliğine ciddi şekilde zarar veriyor.

Dünya genelinde iki düzine üniversitenin ve hükümetler arası kuruluşun ortak projesi olan geniş kapsamlı Lancet Countdown, “iklim değişikliğine gecikmiş yanıtın… insan yaşamını ve geçim kaynaklarını tehlikeye attığı” sonucuna vardı. Sadece 2000 yılından bu yana ısınma, “dünya ölçeğinde dış mekân el emeğine dayalı iş gücü verimliliğinde % 5,3 oranında tahmini bir azalmaya” sebep oldu.

Yazarlar, “gecikecek bir diğer yanıt, insan sağlığına geri döndürülemez ve kabul edilemez bir bedel ile sonuçlanacak” diye ekliyor.

Rapor, küresel ısınmanın hastalık taşıyan böceklerin yayılmasına nasıl yardımcı olduğu, alerjileri kötüleştirdiği ve giderek daha da kötüleşmekte olan ısı dalgalarına çarpıcı biçimde maruz kalmayı nasıl arttırdığını belgeliyor. Bulguların çoğu şok edici: “65 yaş üstü 125 milyon daha fazla savunmasız insan, 2016’da sıcak dalgalarına 2000 senesinden daha çok maruz kaldı.”

Isı dalgasına maruz kalan 65 yaş üstü insan sayısındaki değişim

Bu, yazarların işaret ettiği gibi “ısıl stres ve sıcak çarpmasına, önceden var olan kalp yetmezliğinde şiddetlenmelere ve böbrek hastalığına neden olan” aşırı ısıya maruz kalan yaşlıların sayısında tehlikeli bir artış.

Ne yazık ki, daha güçlü ısı dalgalarına ve daha geniş ölçekte savunmasız nüfusla karşı karşıya kalmaya doğru eğilimin devam edeceği kesindir. Gerçekten de, Avrupa Birliği bilim ve araştırma laboratuvarı tarafından Ağustos ayında yapılan bir araştırma, “eğer küresel sıcaklıklar 4 °C [7 °F] artarsa, 55 °C [131 °F] olan yeni bir süper sıcak hava dalgasının düzenli olarak Avrupa dâhil olmak üzere dünyanın pek çok yerini ve dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri’ni de vurabileceğini” bulguladı.

4°C’lik bir ısınma, ABD’deki üst düzey bilim insanlarının, eğer Trump yönetiminin iklim politikalarını köklü biçimde tersine çevirişi hüküm sürmeye devam ederse trajik olarak beklememiz gerektiğini söylediği şey ve bu hem yurt içi hem de küresel iklim hareketinin zayıflaması anlamına geliyor.

Bu raporun odak noktası halk sağlığı olmasına rağmen, Lancet bunun yanı sıra küresel ısınmanın ekonomik etkilerini de inceliyor. Kırsal alanda yaşıyor ve çalışıyorsanız –örneğin birçok Trump seçmeni gibi– etki özellikle sert olacaktır. Gerçekten de, bu ülkedeki ve dünyadaki pek çokları için zaten geçerli.

Çalışma, “çiftçiler gibi kırsal emekçilerin küresel iş gücü kapasitesinin, yükselen sıcaklıklar ve çok sıcak olduğu zamanlarda çalışılamaması nedeniyle 2000’den 2016’ya kadar yüzde 5.3 oranında düştüğünü” buldu. İş gücü kapasitesi, “çalışma için kullanılabilir toplam saatin bir yüzdesi olarak aktif olarak çalışmaya harcanan saat sayısı”dır. Dış mekânlarda el emeğiyle çalışan insanlar üzerindeki ısının fiziksel etkisi, basitçe onların çalışma kapasitelerini ve dolayısıyla verimliliklerini (işçi başına çıktı) azaltır.

İş gücü kapasitesinde (ve dolayısıyla verimlilikte), 1986–2008 ortalamalarına göre, küresel ölçekte ve kırsal bölgeler özelinde değişim. Kaynak: The Lancet.

Yükselen sıcaklıklar, “özellikle sıcak bölgelerde el emeği ile dış mekânda görev alan insanlar için iş sağlığı ve iş gücü verimliliği bakımından büyük tehditler oluşturuyor”. Lancet, iş gücü kapasitesinin “2015-2016 yılları arasında yüzde 2’nin üzerinde dramatik bir düşüş” gördüğünün altını çiziyor.

En sert şekilde zarar gören yerlerin çoğu gelişmekte olan dünyada yer alsa da, Amerika Birleşik Devletleri’nin güney eyaletlerinin bazı kısımlarında, artan sıcaklıkların dış mekân iş gücü kapasitesi üzerinde, alttaki grafikte de görülebileceği gibi, dikkate değer bir etkisi vardır:

İş gücü kapasitesinde, 1986–2008 ortalamalarına göre değişim. Kaynak: The Lancet.

Yine, çok daha kötü olanın henüz gelmediğinin farkındayız. Bir 2013 yılı NOAA araştırması, “iş gücü kapasitesi kayıplarına bağlı ısıl stres oranının, 2050 yılına kadar ısınan bir iklim ile birlikte küresel anlamda ikiye katlanacağı” sonucuna vardı.

Gerçek şu ki, 2080’li yıllara gelindiğinde, Amerika’nın büyük bir kısmı, kongre tarafından görevlendirilen Ulusal İklim Değerlendirme Kurulu’nun 2014 yılı değerlendirmesine göre, yılın beş ayında veya daha fazlasında 32°C’nin üzerinde sıcaklıkları görecek. Ve bu sadece çok yakın geçmişten gelen ürkütücü bir değişiklik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Güney’in geniş bir bölümü ise, yılın büyük bir kısmında yalnızca yaşama elverişsiz açık alanlar olacak.

NOAA’nın söz konusu 2013 çalışması, salım eğilimlerini derhal tersine çevirirsek yüzde 20’lik daha kontrol edilebilir bir düşüşe karşı 4 °C veya daha yüksek bir ısınma durumunda yüzyılın sonu itibariyle en sıcak aylarda iş gücü kapasitesinde yüzde 50’lik bir düşüşle karşı karşıya kalacağımıza dair uyardı.

Isınmadan kaynaklanan verimlilik kaybı, bir uzmanın açıklamasına göre iklim değişikliğine bağlı “diğer tüm beklenen ekonomik kayıpların toplam maliyetini” aşabilir; ancak bu henüz “gelecekteki ısınmanın ekonomik modellerinde asla hesaplanmamıştır.”

Yeni Lancet raporunda –diğer analizlerde olduğu gibi– küresel ısınmadan kaynaklanan en kötü sağlık ve iş gücü etkilerinden kaçınmak için çok geç olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Fakat çeyrek asırlık bir oyalanma, bize ertelemek için daha fazla zaman bırakmadı.

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Joe Romm

Yeşil Gazete için çeviren: Cansu Yılmaz

 

(Yeşil Gazete, Think Progress)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page