[Bonn 2017] COP23’ün ilk gününde iklim değişikliğiyle mücadelede birlik ve beraberlik mesajı

Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen ve iki hafta sürecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 23. Taraflar Konferansı’nın (COP23) ilk günü geride kaldı.

Etkinlik boyunca 195 ülkeden 25 bine yakın kişinin katılmasının beklendiği konferansın ilk gününde iklim değişikliği karşısında en kırılgan ülkelerden biri olan, ilk küçük ada ülkesi olarak Fiji’nin bu yılki müzakerelere başkanlık eden ismi Fiji Başbakanı ve COP23 Başkanı Frank Bainimarama, konferansın dünkü açılış konuşmasında tüm dünyaya anlamlı bir mesajla seslendi:

“Nerede yaşarsak yaşayalım, hepimiz savunmasızız ve harekete geçmeliyiz. Bu yüzden girişe de okyanusta giden bir Fiji kanosu koyduk. İnsanlığın karşı karşıya olduğu en büyük zorluğa göğüs germek için birlikte göstereceğimiz kararlılıkla bu kanonun yelkenlerini doldurmamız gerektiğini herkese hatırlatmak istedik”

COP23 Başkanı Frank Bainimarama’dan iklim değişikliğiyle mücadelede birlik ve beraberlik mesajı

Konuşmasında 2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması’na değinen Bainimarama, Paris Anlaşması’nın adaptasyon, finansman, kayıp-zarar ve kapasite geliştirme gibi tüm dayanışma unsurlarına değineceklerini, özellikle kırılgan toplumların güçlendirilmesi konusunun ele alınacaklarını belirtti.

Bonn’da başlayan konferansın en önemli gündemi ise, ülkelerin Paris Anlaşması’nı uygulamaya geçirmek için nasıl bir işbirliği yapacakları ve harekete geçeceklerini belirleyecek olan kural kitabı. Anlaşmanın güçlü bir şekilde uygulanabilmesi için güçlü bir kural kitabına ihtiyaç var.

Kural Kitabı hazırlanıyor

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteri Patricia Espinosa, “Paris Anlaşması iklim değişikliği mücadelesinde önemli bir mihenk taşı oldu. Anlaşmanın nasıl uygulanacağının esaslarını içerecek kural kitabının 2018 yılında yapılacak zirvede tamamlanması bekleniyor. Bu yüzden de COP23’de, ülkeler kural kitabı konusunda somut ilerleme kaydedilmesi ve 2018 yılında başlayacak ‘kolaylaştırıcı diyalog’un esaslarının ortaya konması amaçlanıyor.” dedi.

Espinosa, ayrıca Paris Anlaşması’nın amaç ve hedefleri doğrultusunda başarısız olunursa, insanlar, ekonomiler ve dünyadaki canlıların ciddi risk altına gireceğinin altını çizdi.

Bonn’daki konferansa katılan hükümet temsilcileri, 2015’teki Paris İklim Anlaşması’nda koyulan hedeflere ulaşılması için izlenmesi gereken yol haritası üzerinde çalışıyor. Paris Anlaşması’nın en önemli maddesi ise küresel sıcaklık artışının sanayi devri öncesine kıyasla 2 derecenin altında tutulmasını öngörüyor. Ancak hem Dünya Meteoroloji Örgütü’nün hem de BM’nin açıkladığı raporlar, sera gazı salınımlarını azaltma sözü veren ülkelerin mevcut vaatlerini yerine getirmeleri hâlinde dahi 2 derece hedefinin çok uzağında kalınacağına işaret ediyor.

NASA Goddard Enstitüsü’nden Dr. James Hansen ve torunu Sophie Kivlehan ile COP23’teydi

Konferansın ilk gününde düzenlenen basın toplantısında eski NASA Goddard Enstitüsü Müdürü ve dünyaca tanınmış iklim bilimcilerinden Dr. James Hansen ile torunu Sophie Kivlehan da vardı. İklim değişikliğini reddeden Trump başkanlığındaki ABD hükümetine karşı dava açan üniversite öğrencisi Sophie Kivlehan, basın toplantısında yaptığı konuşmada karar alıcıların yıllardır bilinçli bir şekilde dünyaya nasıl zaman kaybettirdiklerinden, kendilerini de fosil yakıt şirketlerine sattıklarından bahsetti.

Türk heyeti Bonn’da

Konferansa Türkiye’den de bir heyet katılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar ve bürokratlar ile delegasyondan oluşan ekibi konferansta Türkiye’yi temsil ediyor.

Paris Anlaşması ve Türkiye

2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 197 ülke tarafından imzalandı ve Nisan 2016 ayında yürürlüğe girdi. Türkiye, henüz anlaşmayı mecliste onaylamadı.

İklim değişikliği sebebiyle artan küresel sıcaklık Paris Anlaşması ile 2°C’nin altında (ve mümkünse 1.5°C’de) dizginlenmeye çalışılacak. Bu hedefe ulaşılabilmesi için ulusal katkılar (Nationally Determined Contribution, NDC) küresel mücadelenin etkin kılınması için önemli. Yani doğal süreçlere insan müdahalesini sıfıra indirmek amaçlanıyor.

İklim finansmanı konusunda hedeflenen meblağ 2020 itibari ile yılda 100 milyar dolar. Bu finansman Yeşil İklim Fonu (Green Climate Fund, GCF) aracılığı ile dağıtılacak. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere finansal desteğinin 2020’den itibaren somut ihtiyaç değerlendirmeleri üzerinden artarak devam etmesi planlanıyor.

Bonn 117 milyon bütçe ayırdığı konferansa nasıl hazırlandı?

Daha önce 2001 ve Almanya Başbakan Angela Merkel’in çevre bakanlığı yaptığı 1995 yıllarında da bu zirveye ev sahipliği yapan 330 bin nüfuslu Bonn, aylar süren çalışmalar neticesinde konferansa hazırlandı. Almanya’nın 117 milyon Euro bütçe ayırdığı konferans, mümkün oldukça çevre dostu bir nitelikte düzenlenmeye çalışılıyor.

Sekiz futbol sahası büyüklüğünde bir çadır kent dahil geniş bir alana yayılan konferans merkezleri arasındaki ulaşım için elektrikli ya da hibrit otomobil ve otobüsler kullanılıyor. Konferansta, arzu ettiği noktaya giderken spor da yapmak isteyen katılımcılar unutulmamış.

Organizasyon yönetimi, katılımcılara ücretsiz olarak 600 bisiklet de sunuyor. Ancak hem ilk günün acemiliği ve yol bilmezlikten hem de Bonn’da zaman zaman 4-5 dereceye kadar düşen hava sıcaklığının etkisinden, katılımcılar genellikle bu bisikletler yerine diğer araçları tercih etti. Bonn’daki hava sıcaklıkları, önümüzdeki birkaç gün daha bu seviyelerde seyredecek.

COP23’ü nereden takip edebilirsiniz? 

Müzakereler ve ilgili toplantı tarihlerini bu buraya tıklayarak takip edebilirsiniz.

Ülke delegasyonları ve UNFCCC basın toplantılarını buraya tıklayarak takip edebilirsiniz.

STK basın toplantılarını buraya tıklayarak takip edebilirsiniz.

Webstream yayınlarını buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Twitter: @COP23 

Konferans 17 Ekim’de sona erecek.

(DW, Guardian, Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page