İklim değişikliği dünyanın en büyük mülteci krizini yaratacak

The Guardian’da Matthew Taylor imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete ekibinden Özde Çakmak’ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Uzmanlar, bir sonraki on yılda mültecilerin sayısının on milyonları bulabileceği konusunda uyardı ve en savunmasızları korumak için yeni bir yasa taslağı çağrısında bulundu.

Sahra altı Afrika’da görülenler gibi ardışık kuraklıklar milyonlarca insanın Avrupa’ya göç etmesine neden olabilir. Fotoğraf: Peter Caton / Tearfund

Yeni bir rapora göre, bir sonraki on yılda iklim değişikliği ile on milyonlarca kişi evlerinden olacak ve bu durum dünyanın bugüne dek gördüğü en büyük mülteci krizini yaratacak.

Kıdemli ABD askeri ve güvenlik uzmanları Çevresel Adalet Vakfı (EJF) çalışmasına, iklim mültecilerinin sayısının Suriye çatışmasından kaçanları gölgede bırakarak Avrupa’ya büyük zorluklar getirdiğini anlattı.

Emekli ABD askeri tuğgenerali Stephen Cheney, “Avrupa bugün göçle ilgili bir sorunu olduğunu düşünüyorsa… 20 yıl beklesin,” dedi. “İklim değişikliği insanları Afrika’dan  – özellikle de [Sahra altı bölgesi] Sahel’den – sürdüğünde olacakları görün, üstelik şimdi yalnızca bir ya da iki milyondan değil, 10 ya da 20 milyondan bahsediyoruz. Güney Afrika’ya gitmeyecekler, Akdeniz’i geçecekler.”

Perşembe günü yayımlanan çalışma, hükümetleri iklim mültecilerini korumak için yeni bir yasa taslağını kabul etmeye davet ediyor ve önümüzdeki hafta Almanya’da gerçekleşecek olan iklim zirvesinin öncesinde liderleri Paris iklim anlaşmasında konulan hedefleri yürürlüğe koymak için daha fazlasını yapmaya teşvik ediyor.

İngiltere hükümetinin eski baş bilimsel danışmanı Sör David King, EJF’ye şunları söyledi: “Burada uzun vadede medeniyetimiz için varoluşsal bir tehditten söz ediyoruz. Kısa vadede, her türden riski de taşıyor ve insanların daha önce hiç elde edilmeyen ölçekte tepkisini gerektiriyor.”

Rapor, iklim değişikliğinin Suriye savaşının kuvvetlenmesinde payı olduğunu öne sürüyor. Peş peşe gelen kuraklıklar, 2006 ile 2011 arasında 1.5 milyon kişinin bu ülkenin şehirlerine göçmesine neden oldu. O zamanlar, bu insanların çoğunun gıda, su ya da iş için güvenilir erişimi yoktu.

EJF yetkili müdürü Steve Trent, “İklim değişikliği – mevcut toplumsal, ekonomik ve siyasi gerilimler eklendiğinde – talihsiz sonuçlarla şiddet ve çatışmayı ateşleme potansiyeline sahip öngörülemeyen bir bileşendir,” dedi.

“Hızla değişen dünyamızda iklim değişikliğinin – ve onun hem şiddetli çatışma hem de kitlesel göç tetikleme potansiyelinin – politikacıların yanı sıra iş dünyasından yöneticiler için de acil bir öncelik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.”

Rapor, iklim değişikliğinin Orta Doğu ve Afrika’daki insanlar üzerindeki artan etkisinin altını çiziyor olmasına karşın, değişen hava modellerinin – bu sene ABD’nin bazı bölgelerini yerle bir eden kasırgalar gibi – daha zengin ulusların iklim değişikliğinden muaf olmadığını kanıtladığını söylüyor.

Fakat Trent iklim değişikliğinin şüphesiz “dünyamız için varoluşsal bir tehdit” teşkil etmesine rağmen kararlı adımlar atmak için çok geç olmadığını söyledi.

“Sera gazı salımlarını yavaş yavaş azaltmak için güçlü, iddialı adımlar atarak ve iklim mültecilerini korumak için uluslararası bir yasal mekanizma inşa ederek küresel toplumumuzda en yoksul ve en savunmasızları koruyacak, direnç geliştirecek, muazzam ekonomik yararlar elde edecek ve gezegenimiz için güvenli ve emin bir gelecek inşa edeceğiz. İklim değişikliği beklemeyecek. Biz de bekleyemeyiz. İklim mültecileri için, yarın çok geç.”

 

Haberin İngilizce orijinali  

Muhabir: Matthew Taylor

Yeşil Gazete için çeviren: Özde Çakmak

 

(Yeşil Gazete, The Guardian)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page