Çiftçiler, mahsullerini tahrip eden Monsanto tarım ilacı Dicamba’dan şikâyetçi

Mother Jones’da Tom Philpott imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Şeyma Masca‘nın çevirisi ile paylaşıyoruz

                                                                                        ***

Dicamba efsanesi hala gündemde.

Monsanto’dan öğrendiğimize göre, en son çıkan genetiği değiştirilmiş soya fasulyesinin tanıtımı hadisesiz geçti. İki farklı herbisite dayanacak şekilde tasarlanan yeni soya fasulyesi, 2016’da piyasaya sunuldu. Ardından hemen bir yıl sonra, ABD’nin toplam ürününün yaklaşık dörtte birine denk gelen 20 milyon dönümlük alana ekildi.

Şirket, Çarşamba günü yayınladığı son üç aylık kâr raporunda bu kadar hızlı satışın, ürün yeni olmasına rağmen bir “rekor” olduğundan bahsetti. Hepsi bununla da sınırlı kalmıyordu. Şirket, ABD’li yetiştiricilerin büyük çoğunluğunun soya fasulyelerinde kullandıkları yeni formüle edilmiş bir herbisit ile  “muazzam başarı elde ettiklerini” söyledi.

Uzmanların hesaplarına göre dicamba*ya dirençli olmayan 3 milyon dönümlük soya fasulyesi, 2017’de yabani otları öldüren kimyasallar tarafından tahrip edildi

Ürünün çıkışı büyük başarılar elde etti. Monsanto, çiftçilerin 2018 yılında daha fazla ekim yapmak isteyeceklerini ileri sürerek ürünü yatırımcılara ısrarla sundu ve yeni soya fidelerinin dikildiği arazilerin gelecek yıl ikiye katlanmasını beklediğini söyledi.  Bu hissedarlar için iyi bir haberdi, çünkü Monsanto’nun Roundup Ready 2 Xtend tohumları için dönüm başına 5 ila 10 dolar ücret talep ettiğini biliyorlardı. Yani, eğer çiftçiler gelecek yıl 40 milyon dönümlük iki kat dayanıklı fasulyeden ekerlerse, Monsanto’nun kârı 400 milyon dolara çıkacaktı.

Ancak gerçekte, Roundup Ready 2 Xtend tohumlarının piyasaya sürülmesi, meslektaşım Josh Harkinson‘un Temmuzda belirttiği gibi bir felaket oldu.

Felaket olan şey ne mi? Aslında tohumlar, Monsanto’nun önceki ürettiği genetiği değiştirilmiş glifosat bazlı bir herbisit olan Roundup’a direnen soya fasulyelerinin neden olduğu bir problemi düzeltmek için piyasaya sürülmüştü. Fakat çiftçiler bu tohumları o kadar çok ekip o kadar çok Roundup (glifosat) kullandılar ki, yabani otlar beklendiği üzere direnç gösterdi.  

Bunun üzerine, tam anlamıyla felakete dönüşen vahşi otlarla savaşmak için Monsanto sadece Roundup’u değil aynı zamanda daha eski ve toksik bir herbisit olan dicambayı da etkisiz hale getiren Roundup Ready 2 Xtend soya fasulyesini üretti. Yani çiftçilere tarlalarında direkt olarak glifosat kullanmaktansa, glifosatlı dicamba karışımını kullanabileceklerini söyledi.

İyi de ne yanlış gidebilir ki? İki durumdan bahsetmek mümkün. Tarım ülkelerinde aşağıdan seyreden tarım uçağı görme ihtimalimiz ne kadar fazlaysa, işte bu iki durumun da böyle sonuçlarının olacağı başından bellidir. Birincisi, Pennsylvania Devlet Üniversitesi bitki bilimcisi David Mortensen 2013 yılında ürün piyasaya sunulmadan çok önce, zaten glifosata dirençli olan yabani otların dicambalı karışıma da direnmek için hızla değiştiğini söylemişti. Tam da o aralar dicamba direnci artmaktaydı.

İkincisi ise, dicambanın oldukça uçucu olduğu bilinmektedir.  Yani uygulandıktan sonra gaza dönüşüp rüzgârla taşınması bu kara belanın hedeflenen bölgeden uzaklara taşınması anlamına gelmektedir.

Bu sıkıntıyı gidermek için Monsanto, VaporGrip adlı uçuculuğu az olan yeni bir dicamba yöntemi geliştirdi. Şirket yeni yöntemine o kadar güveniyordu ki Louisiana’daki tesisini genişletmek için 975 milyon dolar harcadı.

Geçen yıl, Monsanto Roundup Ready 2 Xtend soya fasulyesi tohumlarını ilk defa piyasa sürdüğünde işler ters gitmeye başladı. Şirket, Çevre Koruma Ajansı (EPA)‘ndan VaporGrip teknolojisi ile dicamba karışımını dağıtmak için onay almamasına rağmen ürünü piyasaya sürmüştü. Yeni soya fasulyesini kullanan çiftçilerin bunları eski dicamba formülleriyle beraber kullanmaları kimseyi şaşırtmadı. Sonunda da hedefinden şaşan dicamba diğer insanların arazilerine sürüklendi.

Çevre Koruma Ajansı, “Etken dicamba bileşenleri içeren herbisitlerin yanlış kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan ürün tahribatıyla ilgili yüksek sayıda rapor” aldığını açıkladı. Soya ülkesinde bulunan Missouri’nin en büyük şeftali çiftliğinin zararı o kadar büyük oldu ki, Monsanto’dan askıda bekleyen bir dava ile suç duyurusunda bulundu. Missouri-Arkansas sınırında ise dicamba hasarıyla ilgili bir anlaşmazlığın ölümle sonuçlandığı rapor edildi.

Derken Çevre Koruma Ajansı, Monsanto’nun yeni dicamba dağıtma yöntemini ve rakip BASF’den daha az uçucu olduğu iddiasını doğruladı. Sorun çözüldü değil mi?

Monsanto, hedefinden şaşan dicambanın insanların hatası olduğunda ısrarcı.

2017’de 20 milyon dönüme yükselen fasulyelerin artmasıyla beraber, komşuların hasar gören bitkileri için tuttukları raporlar da arttı.

Dicamba krizini yakından takip eden Missouri Üniversitesinde bitki bilimci Kevin Bradley, dicambaya dirençli olmayan 3 milyon dönümden fazla soya fasulyesinin 2017 büyüme mevsimi süresince yabani otları öldüren kimyasallar tarafından tahrip edildiğini hesapladı. Arkansas’ta durum o kadar kötüye gitti ki, devlet Temmuz ayında dicambayı yasakladı.

Ağustos ayında bir Reuters raporu, Obama Çevre Koruma Ajansı’nın herhangi bir uçuculuk testi yapmadan az uçucu olduğu kabul edilen formülleri onayladığını ortaya çıkardı. Monsanto, Bradley ve diğer bitki bilimcilere yeni formülden örnekleri verdi fakat örnekler “kesin olarak uçuculuk testini yasaklayan sözleşmelerle geri geldi.”

Monsanto, hedefinden şaşan dicambanın insanların hatası olduğunda ısrarcı. Temmuz 2017 de yaptığı basın açıklamasında “Çiftçiler ve diğer kullanıcılar talimatlara uyduğu sürece formül etikili” dedi.

Fakat Missouri’den Bradley, Tennessee Üniversitesi’nden Larry Steckel ve Illinois Üniversitesi’nden Aaron Hager gibi bağımsız bitki bilimciler bu değerlendirmeye itiraz ettiler. Bradley, Ağustos ayında yaptığımız bir röportajda “Dicambanın doğası gereği uçucu bir madde olduğunu düşünüyorum” dedi. Yeni formülün eskisinden daha iyi olmasına rağmen, uçuculuğunun “azaltıldığı ancak ortadan kaldırılmadığı” söyledi.

Çiftçilerin, komşularının mülküne zarar verdikleri zaman doğan sıkıntılardan kaçınmak için 2018’de Xtend soya fasulyesinden uzak durup durmamaları gerektiğini sordum. Çiftçilerin gelecek yıl komşularına zarar verme korkusuyla daha az dicamba püskürtebileceklerini söyledi. Ancak çiftçilerin kendilerini başkalarının püskürttüğü dicambaya karşı korumak için çift dirençli tohumları alabileceklerini de düşünmekte. “Bu sadece bir tahmin, insanların kendilerini korumak isteyecek” dedi.

Bu analiz, Monsanto’nun Xtend soya fasulyesinin satışının 2018 yılında şimşek gibi bir hızla 40 milyon hektara çıkarabileceği anlamına geliyor. Brad’den yorum yapmasını istediğimde “40 milyon dönümlük bir alan görürsem hiç de şaşırmam” diye cevap verdi.

*Dicamba yapraklara veya toprağa uygulanabilir, benzoik asit herbisittir.

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Tom Philpott

Yeşil Gazete için çeviren: Şeyma Masca

 

(Yeşil Gazete, Mother Jones)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page