İklim değişikliğinin vurduğu Bangladeş BM yeşil fonlarına erişmekte zorlanıyor

Climate Change News’da Megan Dharby imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Yaren Köse’nin çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Dhaka konferansında konuşan uzmanlar, gelişmekte olan ülke kurumlarının Yeşil İklim Fonu’nun ağır evrak işlemlerini karşılayacak yeterliliğe sahip olmadığını söylüyor. İklim değişikliğinden derinden etkilenen ülkeler BM destekli fona erişmekte zorlanıyor. Eylül ayında Dhaka’da düzenlenen bir konferansta en çok konuşulan konu bu oldu.

Bangladeş, sel ve diğer iklim değişikliği etkilerine karşı savunmasız. (Fotoğraf: DfID/Rafiqur Rahman Raqu)

 

Uzmanlara göre, Yeşil İklim Fonu’nun (YİF) ağır evrak yükü gelişmekte olan ülke kurumlarının finanse edilmesinde büyük engel teşkil ediyor.

Şimdiye kadar yalnızca bir Bangladeşli kurum, Altyapı Geliştirme Limited Şirketi (Infrastructure Development Company Limited (Idcol)) YİF ile ortaklık onay belgesi alabildi. Bir devlet yetkilisinin açıklamasına göre, yaklaşık iki yıl süren süreçte 188 belge sunulması gerekti.

Ülkede YİF faaliyetlerinin koordinasyonunu yapan Mohammad Iftekhar Hossain, “Bu YİF ile ilgili en büyük problemlerden biri.’’ dedi. ‘’İklim değişikliğinden en çok hasar gören ülke olmamız fark etmiyor…para almak hala çok güç.’’

Bir diğer Bangladeşli kurum olan Palli Karma-Sahayak Derneği Kasımda onay belgesi almayı umuyor. Bir üçüncüsü, Yerel Hükümet Mühendislik Departmanı ise ileride yapacağı başvuruya hazırlık  için YİF’den ‘hazırlık’ desteği almakta.

YİF’nin ödenek vermek için kayıt ettiği 54 kuruluş arasından 24’ü ulusal kurumlar. Ödeneğin çoğu yalnızca küçük veya mikro projelere veriliyor.

Yükselen deniz seviyesi, sel, kuraklık ve şiddetlenen tropik fırtınaların etkisine maruz kalan insanlar, desteğin çoğunun  büyük çok uluslu fon sağlayıcılarca karşılamasına muhtaç. Ancak köklü gelişim bankaları bile paranın akmasını sağlamakta yavaş davranıyor.

Alman kökenli KfW’nın yönettiği 80 milyon dolarlık bir proje olan Bangladeş’in kıyı şeridinde afet sığınakları inşaatı projesi, Ekim 2015’de YİF onayı aldı. Ancak henüz hiç  ödeme yapılmadı.

Hossain’e göre bu sırada, YİF tasarısı beklentisi içinde bölgedeki diğer gelişim finansmanı kaynakları da kuruyor.

Bir diğer girişim de BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) öncülük ettiği, tuzlu su karışmasından etkilenen bölgelerde temiz içme suyu sağlamak üzerine. Bazı üyelerin iklim sicilini sorgulaması üzerine, YİF kurulu projeyi reddetmeden önce geçen Aralıkta geri çekildi. UNDP öneriyi yeniden gözden geçiriyor. Transparency International Bangladesh tarafından düzenlenen konferansta bazı katılımcılar BM bürokrasisini  atlatmayı savundu.

Hindistan VNV Advisory Services’de iklim finansmanı yöneticisi olan Sandeep Roy Choudhury “Eğer insanlarla ilişkiye geçip 6-8 ay içerisinde geri dönmezseniz güvenlerini çoktan kaybetmişsinizdir.” diye konuştu.

‘‘Bir çiftçi ile 2014’de uyumluluk projesi hakkında konuşup, 2017’de geri gelip ‘artık hazırırız’ dediğinizde, çiftçi çoktan beş hasat dönemi kaybetmiştir.’’

Choudhury, “VNV yerel tabanlı uyumluluk projeleri için fon buluyor ve %80’i özel sektörden geliyor” diye konuştu. “Bırakalım çeşitli politika belirleyiciler yapacaklarını yapsınlar…ancak orta ve mikro ölçekli projelerin yer alacağı devasa bir alan hala boş. Ve bence bu büyük bir değişim yaratabilir.’’

Diğerleri YİF sürecini sıkıntılı bulsa da kurumların raporlama standartlarını yükselttikleri için uzun vadede fayda göreceğini söylüyor.

Bir Alman kalkınma bankası olan GIZ’de iklim finansmanı yönetimi danışmanı olan Firdaus Ara Hussain “YİF’in koşullarını yerine getirmek gerçek bir güçlük” diye belirtti. Örneğin YİF mali bilanço istiyor. YİF parasından ödeme almayı isteyen Bangladeş çevre dairesi ise bu bilgiyi düzenli olarak yayınlamıyor.

Hussain, “YİF sayesinde iklim değişikliğine dayanıklı bir gelişim yolundayız. YİF olmasaydı süreçte bu kadar ilerleyemezdik. YİF deneyimi ile aynı zamanda diğer uluslararası fonlara başvurma becerisini de kazanıyoruz.” diye ekledi.

YİF sözcüsü Michel Smitall eleştirilere yanıt olarak sürecin itibar prensipleri ve çevresel ve sosyal teminatları muhafaza etmek amacıyla oluşturulduğunu söyledi.

‘Fon seri yönetim ve gerekli özen arasında süregelen dinamiklerin farkında olarak bu yüksek standartları korumaya devam edecek’ dedi. Smitall, kurulun geçen hazirandaki son buluşmasında süreci kolaylaştıracak kararlar aldığını da ekledi.

Paris iklim anlaşması sırasında bir dayanışma ve yardımlaşma sembolü olarak oluşturulan YİF, politik bir öneme de sahip. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kurulda eşit şekilde temsil ediliyor ve taahhüt edilmiş başlangıç sermayesi 10 milyar doları nasıl harcayacağına karar veriyor.

Ancak kurumsal kapasite yetersizliği, daha fakir ülkelerin önceliklerini yerine getirmenin önünde engel teşkil ediyor.

En fakir ülkeler adaptasyon konusunda en kaygılı ülkeler: oluşmasına en az katkıda bulundukları elverişsiz iklim koşullarından vatandaşlarını korumaları gerekiyor. Bu yıl Bangladeş’in üçte biri güçlü muson yağmurları ile sular altında kaldı ve yaklaşık 100.000 ev hasar gördü. Dünya Bankası tahminlerine göre, ülkenin gayri safi yurt içi hasıla büyümesi hava koşullarına bağlı felaketler yüzünden son 40 yılda 0.5 ila 1 arasında kaldı. Diğer yandan bağışçı hükümetler ise hafifletme ile daha çok ilgileniyorlar: gelişmekte olan dünyayı daha temiz bir enerji yoluna sokarak problemin herkes için daha kötü hale gelmesini önlemek. Özel sektör de karbon salınımını azaltacak ve karlılık için daha çok fırsat sunacak girişimlere doğru eğilim gösteriyor.

Bugün değin YİF’in taahhüt ettiği 2.2 milyar doların %27’si yalnızca uyumlanmaya odaklıydı. Diğer bir %32’nin ise ortak ilgi alanlarına vakfedildiği söyleniyor. bu rakam, tesisin nehir akışında daha fazla değişim yaratacak şekilde hazırlanmasına dayanan Tacikistan’da tartışmalı bir hidroelektrik yenileme projesini içeriyor.

Dhaka’da North South University profesörü ve iklim değişikliği finansman müzakerecisi Mizan Khan, uluslararası toplumun uyumlanmadan nasıl faydalandığını göstermenin önemli olduğunu söyledi. ‘Eğer fondan yararlanacaksak, uyumlanmayı küresel bir mesele olarak yeniden kavramsallaştırmalıyız.’ diye belirtti.

 

Bu haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Megan Darby

Yeşil Gazete için çeviren: Yaren Köse

 

(Yeşil Gazete, Climate Change News)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page