Hayvancılıktaki antibiyotik kullanımını yüzde 80 oranında azaltabilecek plan

New Scientist’da Debora Mc Kenzie imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Deniz Menteşeoğlu’nun çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Bakteriler git gide ilaçlara karşı daha dirençli hale gelirken, antibiyotik kullanma şansı dünyanın ellerinden kayıp gidiyor. Tarımda antibiyotik kullanımı bu direncin evrimini kolaylaştırırken, ülkelerin kullanımı nasıl kesebileceği akıllarda soru işareti yaratıyor. Bu nedenle yakın zamanda epidemiologlar, antibiyotik kullanımını yüzde seksene varan oranda azaltabilecek bir plan geliştirdiler.

 

Bakteriler antibiyotiklerle karşılaştıklarında direnç geliştiriyor veya başka bakterilerden dirençli genleri kopyalıyorlar. Bu nedene bazı enfeksiyonlar artık tedavi edilemiyor. Durumu “Küresel Bir Sağlık Krizi” olarak adlandıran Dünya Sağlık Örgütü ise enfeksiyonların bazılarıyla savaşmak için yeni ilaçlar geliştirmeye çalıştıklarını açıkladı.

Washington DC, George Washington Üniversitesi’nden Lance Prince, besi hayvanlarına verilen antibiyotiklerin, insanlarda antibiyotiklere dirençli enfeksiyonların gelişmesinde doğrudan etkili olduğuna dair önemli kanıtlar olduğuna dikkat çekiyor. Tüm dünyada bu konudaki farkındalık artarken Çin, KFC gibi önemli aktörler de “medikal önemi olan” antibiyotiklerin et üretiminde kullanımını durdurmak için planlamalar yapıyorlar.

Bardağı Taşıran Son Damla

Antibiyotikler sıklıkla çiftlik hayvanlarının gelişimini desteklemek için kullanılıyor. Yakın zamanda yayınlanan küresel satış raporlarına göre, çiftlik hayvanlarına yılda yaklaşık 130.000 ton antibiyotik veriliyor. Bunun 78.000 tonu tek başına Çin tarafından kullanılıyor.

Bu durum nedeniyle hayvanlardaki antibiyotik kullanımının bu yıl içinde insanlarda önemli boyutlarda yansımaları olacağı tahmin ediliyor. İçlerinde İsviçre, Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nden Thomas Van Boekel’in de yer aldığı bir araştırma ekibinin tahminlerine göre, yeni direnç mutasyonlarının insanlarda değil ama diğer hayvanlarda görülmesi daha olası. Ancak bu şekilde devam edilirse, 2030 yılına geldiğimizde hayvanlara her yıl 200.000 ton antibiyotik veriyor olacağız

Oysa bunu önleyebiliriz. Boekel’in ekibinin hesaplarına göre, Çin gibi zengin ülkeler,

antibiyotik kullanımını küresel ortalamalar düzeyine indirirlerse – ki bu, bir kilogram süt, et veya yumurta başına yıllık 50 Miligrama denk geliyor-  2030 ‘a gelindiğinde çiftliklerde ilaç kullanımı tahmin edilenden yüzde 60 daha az olacak.

Araştırmacılar bunun gerçekçi bir çözüm olduğunu ve üretimde çok da azalma yaşanmadan uygulanabileceğini iddia etmekte. Örneğin AB gelişim destekleyici antibiyotikleri yasakladıktan sonra, antibiyotik kullanımını yarı yarıya azaltan Danimarka, aynı üretim miktarlarına ulaşmayı kolaylıkla başardı.

Daha az miktarda hayvansal gıda tüketmek de bir çözüm olabilir. Eğer 2030 yılında herkes günlük 165 gram hayvansal protein tüketirse – ki bu beklenen AB ortalamasına denk geliyor – araştırma ekibinin hesaplarına göre, besi hayvanı başına düşen antibiyotik tüketimi şimdikinden yüzde 22 daha düşük olacak.

Acil Vergilendirme

Araştırma ekibinin hesaplarına göre, son hamle olarak ise hayvanlarda kullanılan antibiyotik ilaçlardan, fiyatlarının yarısı oranında vergi alınabilir. Bu şekilde küresel olarak antibiyotik tüketiminin neredeyse üçte biri kesilebiliyor. Aynı zamanda gelirlerden artacak milyon dolarlar, yeni ilaçlar geliştirmek için kullanılabilir ve bu sayede daha fakir ülkelerdeki çiftçiler de antibiyotiklere gerek kalmaksızın hijyen uygulamalarını hayata geçirebilirler.

Washington DC’deki “Center for Disease Dynamics, Economics and Policy” (Hastalık Dinamikleri, Ekonomisi ve Politikaları Merkezi) üyesi Raman Laxminarayan’a göre “Bu tedbirlerin uygulanması yalnızca mümkün değil, zamanda acil ve zorunlu”. Laxminarayan’a göre vergi almak kolaylıkla hayata geçirilebilecek bir çözüm.

Planın üç parçasından her biri diğerleriyle etkileşim içinde ve araştırma ekibinin hesaplarına göre, tek başına her bir aşama dahi, antibiyotik kullanımını yüzde 80 azaltabilir.

Bu tedbirlerin insanlardaki dirençli enfeksiyonları nasıl etkileyeceğini tahmin etmek ise daha zor, çünkü bu tür enfeksiyonlar hem çiftlik hayvanlarında hem insanlarda görülebiliyor. Ne var ki bu senenin başında yapılan bir modelleme çalışması gösteriyor ki, çiftlik hayvanlarında antibiyotik kullanımını sınırlandırmaksızın sadece insanların antibiyotik kullanımını azaltmak dirençli enfeksiyonlar üzerinde ancak çok az bir etki yaratabiliyor.

Laxminarayan, Birleşmiş Milletler’in Antibiyotik Direncine Karşı Küresel Mücadele” ilan etmesinin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak şunları ekliyor: “Ancak hayvancılık sektöründe antibiyotik kullanımı konusunda çok az değişiklik var. Acil olarak hareket etmezsek, antibiyotiklerin etki gösterebilmesi konusunda kapılar tamamen kapanacak.”

 

Bu haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Debora Mc Kenzie

Yeşil Gazete için çeviren: Deniz Menteşeoğlu

 

(Yeşil Gazete, New Scientist)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page