Ömrün uzun olsun Longo Mai – Bediz Yılmaz

İnsanlık ailesinin en güzel üyelerinden birkaçıyla birkaç gün

“Longo Maï” ismini ilk duyduğumda, 68 kuşağı olduklarını da bildiğim için, “uzun Mayıs” anlamına geldiğini düşünmüştüm. Oysa, 68li bir grup gencin kurduğu bu komün, kurulduğu yörenin yerel dilinde (Provençal) “Uzun ömürlü olsun” anlamına gelen bir isim seçmiş kendine ve 1973’ten bugüne de yaşatmayı başarmışlar, belki de isminin etkisiyle. İsimler bize yön verir çünkü, hele ki seçtiklerimiz…

Deniz Pelek ile ortak ilgi alanımız olan “tarımda göçmen emeği”ne dair güzel çalışmalar yaptığını bildiğimiz bir araştırmacı/aktivist ekiple tanışmak için Aix-Marseille Üniversitesi’ne doğru gitmeye karar verdiğimizde bu seyahatin birkaç günlük bir Longo Maï ziyaretini de kapsayacağını hayal bile etmemiştik. Fakat sevgili Abdullah Aysu sağolsun, nicedir merak ettiğimiz bu komüne gitme şansı da bulduk, kendisine minnettarım. Pek az seyahat insanı bu denli zenginleştirebilir.

Aslında, seyahatimiz boyunca akşamları okuduğum Ursula LeGuin öykülerinin etkisiyle olsa gerek, kendimizi başka bir dünyaya gitmiş Arzlı elçiler gibi hissetmedim değil. Bize o tanıdık ama bir o kadar da farklı hayaldünyasının her köşesini adım adım tanıtan Longo’lu dostlar da öykülerdeki evsahipleri gibiydi: gururla, aşkla ve özenle anlattılar ütopyalarını. Longo Maï’ye dair anlatacak çok şey var, fakat üç günlük bir ziyaretle bunların hepsini anlatmayı düşünmek hadsizlik olur. Bir elçinin hayranlık dolu izlenimleri olarak okumanızı dilerim.

İtaat Etmeyenlerin Ütopyası Longo Maï: Simgesi elbette Keçi, bereketli memeleri ve sivri boynuzlarıyla, muzip bakışı ve tepelere dimdik tırmandığı toynakları, tırmığı-yabasıyla, üretken-oyuncu-inatçı-sözdinlemez bir Keçi.

Eko mu köy?!?!

Longo Maï neymiş acaba diye Google’da bir arama yaparsanız, karşınıza ilk çıkan yazılardan biri, oldukça matrak ama öfkeli bir dille yazılmış “Orası Longo Maï Eko-Köyü mü?!” yazısı olacak[1]. Longo’nun (kısaca böyle anılıyor) 45 yıllık bir kooperatif/komün deneyimi olduğu ve ideal köy arayışındaki “orta sınıf beyaz kentlilerin kendilerini keşfediş serüvenlerinde” bir uğrak olmadığı anlatılıyor. Bu kooperatiflerde 68’den bu yana “maaşsız, güvencesiz, mülksüz, hiyerarşisiz bir dünyayı kurma” hayalini taşıyan insanların yaşadığı söyleniyor ve “Bu yazıyı bol bol alıntılarsanız gelecekte bize bu soruyla gelen insanların sayısının azalmasına katkınız olur” cümlesiyle de yazı bitiyor. Longo’nun ne olduğuna dair onca şey okudum, fakat ne olmadığını anlatan bu ufak metin buranın pek çok benzer girişimden ya da çiftlikten ne denli farklı olduğunu çok daha net anlamamı sağladı.

Kooperatif-Komün-Ütopya

Longo Maï, Akdeniz kıyısından Kuzeye Alplere doğru çıkarken Marsilya’ya 120, Forcalquier kasabasına 20 ve idari anlamda bir parçası olduğu Limans köyüne ise 9 km uzaklıkta konumlanmış durumda.

1960’ların sonlarındaki isyan hareketlerinde yer almış olan iki radikal sol grubun (Avusturya’dan Spartakus ve İsviçre’den Hydra) 30 kadar üyesi aşta olmak üzere 10 farklı ülkeden gençler 1972 yılında İsviçre’nin Bâle kentinte toplanarak, kendi ifadeleriyle (Graf, s.22), “şiddete yönelmek ve yıkıcı olmak yerine kendi dünyalarını kurma ve işsizlikle, geleceksizlikle karşı karşıya kalmış olan Avrupa gençliğine farklı bir perspektif sunma isteğiyle” harekete geçmeye karar vermişler. Toplantının sonuç bildirgesinde “dayanışmacı, barışçıl ve demokratik bir Avrupa kurmak için gençlerin öncülüğünde tarımda, zanaat ve sanayide özyeterliliği hedef edinen kooperatif tipi yapılanmaların oluşturulması” kararı yer alıyor (Graf, s. 26). Bu karar doğrultusunda hemen çeşitli ülkelerde toprak arayışına başlanmış ve içlerinden birinin önerisiyle Provence öne çıkan bölge olmuş. O dönemde kente göç nedeniyle ağır bir nüfus kaybı yaşayan, tarımsal üretimin hemen hemen durduğu ve arazi fiyatlarının da çok düşük olduğu bu bölgede bir arazi satın almışlar ve böylece burası ilk “Avrupa Öncü Köyü” olmuş (Longo Maï Kooperatifi’nin eski adı). Bunu sağlayan da grubun İsviçreli üyelerinden iki kardeşin Bâle’de sahip oldukları evi satmalarından edindikleri para (uzun uzun sermaye, mülkiyet, anarşizm tartışmaları yapılmış elbette, ancak bulundukları ülkelerde daha fazla siyasi faaliyet yürütmelerine imkan tanınmayacağını görerek bu radikal kararı almışlar). Toprağın alınması üzerine hazırladıkları afişte şunlar yazıyor:

“Longo Mai’nin öncülere ihtiyacı var:

Bu toprak Avrupa gençliğine aittir. Ortak bir çabayla onu kuraklığın pençesine düşmekten kurtardık. Kendimizden başka kimseye verecek hesabımız yok. Burası ayaklarımızın altındaki ilk ortak toprağımız. Longo Maï’nin öncülere ihtiyacı var. Gündelik hayatın içine sıkışıp kalmamış, yeni dünyalara açılmaya hazır, ve bunun altından kalkabilecek kadar dayanıklı öncülere.”

Alınan toprak, terk edilmiş durumda bir çiftlik (Grange Neuve) ve bir güvercin kulesi (Pigeonnier) içeren, çalılık ve kayalık alanların bolca bulunduğu, tarıma elverişli kısmının ise oldukça az olduğu büyük ölçüde kurak bir arazi niteliğinde. Aradan geçen yıllarda bu iki alandaki yapılar onarılmış, yenileri inşa edilmiş ve bir üçüncü yerleşim yeri (Saint Hippolyte) daha katılmış. Bu üç bölge arasında da tarlalar, ahırlar, korular ve kayalık-çalılık alanlar bulunuyor, bazı (yüksek) yerlerde ise en başından beri devam eden bir ağaçlandırma faaliyeti sürüyor. Birbirine en uzak konumdaki iki konutun arası yürüyerek en fazla 20 dakika, ancak tüm araziyi yürüyerek dolaşmak saatler alır. Halen bu komünde sayısı sürekli değişse de yaklaşık 100 kişilik bir nüfus yaşamakta.

Pigeonnier: Burası ilk konutların olduğu bölge, şu an da çoğu konut burada yer alıyor; küçük odalar da var, geniş koğuşlar da. İlkesel olarak herkes kahvaltısını kendi konut bölgesinde yapıyor ancak öğle ve akşam yemekleri ortak hazırlanıp ortak yeniyor. Resimde görülen yer bu bölgedeki ortak mutfak ve teras. (Sağdaki resim ise 1973’ten. Kaynak: https://www.prolongomai.ch/die-kooperativen/frankreich/le-pigeonnier)

Grange Neuve: Burası eski bir ahır ve komünün kalbi konumunda. Koca bir mutfak ve çok sayıda yemek masası (açık ve kapalı alanlarda) ile toplanma salonu burada bulunuyor. Yemekler esnasında ve yemeklerden sonra burada bir araya geliniyor, sohbet ediliyor, müzik yapılıyor…

Pazar günleri o esnada komünde bulunan herkesin katılması gereken toplantıda bir sonraki haftanın detaylı işbölümü yapılıyor (mutfak, inşaat, tarım, çocukların okula bırakılması/okuldan alınması, tamiratlar vs.) Biz gittiğimiz sırada buradaki kapalı yemek ve toplantı bölümü büyütülüyordu ve hummalı bir inşaat faaliyeti sürmekteydi. Resimde görülen tüm ahşap malzeme ormancılık yapan bir başka Longo Maï üyesi kooperatiften.

Grange Neuve’de eski yıllardan bir toplantı anı (Kaynak: http://cabrery.unblog.fr/longo-mai)

Saint Hippolyte: En son eklenen bu yerleşim yerinde konutlar, değirmen ve fırın, aromatik bitki odası ve çeşitli atölyeler bulunuyor; burada da diğer yerlerde de harap haldeki yapıların yenilenmesi ve işlevlendirilmesi faaliyeti devam ediyor. (Sağdaki resim buranın yukarıdan görünümü, bahar aylarında bademler çiçek açmışken. Kaynak: https://www.prolongomai.ch/die-kooperativen/frankreich/le-pigeonnier)

Tarımsal üretim

Longo Maï’nin can damarı şüphesiz tarımsal faaliyet. Avrupa’ya yayılmış 5’i Fransa’da olmak üzere toplam 10 kooperatifte birbirinden farklı üretimler yapılıyor, ancak bu kooperatiflerin hepsi birbiriyle ilişki halinde. En büyükleri (yüzölçümü, üretim hacmi ve yaşayan insan sayısı açısından) Limans’taki komün. Buranın buğdayından elde edilen un diğerlerine de gönderiliyor; buradaki ahududular ve sebzeler daha güneydeki küçük bir kooperatifte (Mas Granier) reçel yahut konserve haline getirildikten sonra satıştan elde edilen gelir tüm komünlerce kullanılıyor; Limans’ta yapımı devam eden yemekhanenin inşasında kullanılan odunlar ormanlık bölgede kurulmuş bir başka kooperatiften elde ediliyor; et, peynir ve yün üretimi pek çok yerde yapılıyor vb. Kısaca söylemek gerekirse, tüm yapının kendine yeterli oılması, bunu yaparken de geleneksel üretim tekniklerini canlı tutması, otlara-yemişlere-zanaatlere-ağaca-hayvancılığa dair kadim bilgiyi yaşatması amaçlanıyor.

Tohum odası: Longo Maï’de komünün üretim ve tüketimi için gereken türlerin yanı sıra koruma amacıyla da çok sayıda tohum çoğaltılıp saklanıyor. 

Üstteki resmi çekerkenki hislerimi anlatmak zor. Bir yanda birbirini ve canlı-cansız herşeyi yok etmeye yeminli bir insanlık, diğer yanda da yaşamı her şeyiyle kucaklayan, canlı tutmaya çabalayan bir insanlık… Longo Maï’de Kokopelli Derneği ile işbirliği halinde Suriye’ye özgü bazı bitki türlerinin savaş nedeniyle tamamen yokolmasını engellemek için saklama/çoğaltma yapılıyor; burada görülen de Halep’e özgü bir bezelye türü. 

Martina, Limans kooperativinin önemli bir gelir kaynağı olan ahududuları gösteriyor; mevsiminde belirli günlerde toplanarak depolanan meyveler daha sonra (biraz daha Güneydeki daha küçük olan kooperatifte) reçel haline getiriliyor ve satışa sunuluyor. Reçellerin bir kısmı abonelere gönderilirken, bir kısmı da kışın çeşitli Avrupa kentlerinin Noel pazarlarında kurulan Longo Maï tezgâhlarında satılıyor.

Komünün buğdaycısı, uncusu, fırıncısı Jacques; Longo Maï’nin idari anlamda bağlı olduğu 7 km ötedeki Limans köyü 40-50 yıl öncesinden itibaren giderek ıssızlaşırken kapanan en son değirmenden aldığı bu çuvalı ihtimamla kendi değirmeninin üstüne örtüyor. Sanki tüm kadim ekmek bilgeliği o çuvala sinmiş ve onun tılsımıyla üretilen un daha bereketli olacakmışcasına, 73’ten beri bu komün tarafından korunup aktarılan tüm bilgelikleri simgeliyormuşcasına, gururla örtüyor çuvalı, elleriyle okşuyor… 

Burası tüm komünler içindeki en büyük buğday tarlası. Martina bize Jacques’ın buraya üç farklı tahıl türü ektiğini ve bu türlerin bir özelliğinin de saplarının daha sonra geliştirilen endüstriyel türlere göre çok daha uzun olduğunu ve böylece hayvan yemi olarak kullanılacak daha yüksek miktarda sap elde edebildiklerini anlattı. 

Martina’nın tohumluk/fidelik serası. 

Aromatik bitkiler atölyesi: Koca bir odanın tüm duvarlarında bu kutular var, içlerinde de çeşit çeşit otlar. Bölge bu tür otlar açısından çok zengin. Longo’da tıbbi amaçlı yağ çıkarmaktan bitki çayı olarak kurutmaya, sabunlar esanslar üretmeye kadar çeşitli amaçlarla kullanılıyorlar. Halen iki genç komün üyesi aromatik tıp eğitimi almak için komün dışına çıkmış, tatillerde gelerek burada uygulamalar yapıyorlar.

Komünde 200 kadar koyun da varmış ancak biz görmedik zira mevsim itibarıyla dağlara otlamaya götürülmüşlerdi. Onlardan elde edilen yün Longo Maï’nin en fazla önem verdiği üretim kalemlerinden biri: yün kırkmadan iplik ve kumaşın üretilmesine kadar tüm aşamalarda artık sanayi tipi üretim nedeniyle tamamen bırakılmış teknikler kullanılıyor ve bu alanda hatrı sayılır bir nam elde etmişler, kendi müşteri ağlarını oluşturmuşlar. Bunun anlamı, koyunu güdenlerle yünü, ipliği ve kumaşı, daha sonra da giysileri üretenlerin aynı yapı içinde yer alması ve zincirin tüm halkalarının birbirine bağlı olması. Bu şekilde, farklı ülkelerdeki küçük üreticilerin de bu zincire bağlanmaları ve büyük ölçekli yün sanayi karşısında yok olmamaları sağlanmış.

Bu iki resim Longo Maï-Chantemerle iplikhanesine ait: su gücüyle çalışan dokuma tezgahlarının yöredeki geçmişi 15. yüzyıla dayanıyor. 1969’dan itibaren terk edilmiş olan bu üretimhane 1976’da Longo Maï tarafından satın alınmış ve yeniden üretim yapar hale getirilmiş. Atölyenin gereksinim duyduğu elektrik enerjisi hala nehirden elde ediliyor. Solda atölyenin dışarıdan görünüşü sağda ise Longo Maï’nin alametifarika işlerinden koyun kırkma görülüyor (Kaynak: http://www.filature-longomai.com/filature-chantemerle-histoire) 

Bu da üretimhanenin içeriden görünüşü (Kaynak: http://cabrery.unblog.fr/longo-mai)

Yukarıdaki resimde bu zincirin son halkasını, muazzam kumaşlarla üretilmiş muazzam elbiseleri görüyorsunuz. Limans komünündeki dokuma/terzi atölyesi burası; elbiseler ya internet üzerinden ya da pazarlarda satışa sunulacak.

Politika hayatın tam ortasında

Longo Maï’yi pek çok diğer benzer özerk tarımsal üretim komününden ayıran temel unsur burada siyasi bir söz ve eylem ortaya koymanın da temel yaşamsal bir unsur olarak görülmesi. 45 yıllık geçmişi boyunca Longo pek çok siyasi meselede tavır almış, kampanyalar düzenlemiş veya katkıda bulunmuş, siyasi mültecileri barındırmış, başka ülkelerdeki kimi kampanyalara maddi destekte bulunmuş, Fransa’daki göçmen/mülteci hakları için davalara müdahil olmuş, kısacası siyasi alanda her daim varolmuş. Özerklik zira, sadece besin ve barınma anlamında kendine yetmek değil, bunun yanı sıra hatta bunun ötesinde, varolan sistemin dayatmalarına ve baskılarına karşı koyabilmek ve bağımsız bir duruş içerisinde, alternatif bir yaşam tarzı ortaya koyabilmek.  Bu tarz komün sınırları içerisinde kaldığında aslında varolmuyor demek; o nedenle yaşam tarzını siyasi tavırla, içeriyi dışarıyla sürekli olarak bağlamak gerekiyor.

Kuruluşundan beri Longo Maï kendi kooperatiflerinde geleneksel yöntemlerle ve kendine yeterli bir özerklik içerisinde tarımsal üretim yapmanın yanısıra aile çiftçiliğine dayalı tarımının yokolmaması için de aktif bir özne olarak çalışmış, ülkelerin ve AB’nin tarım politikalarına dair tutum almış, bilinçlendirme çalışmaları yapmış. Bundan başka ise çok sayıda gerek Avrupa içi gerekse Avrupa dışı siyasi konuda bir pozisyon almış. Bunları sadece sıralamak bile siyaseten ne kadar aktif olduklarını göstermeye yeter: 70lerde Şili’den Fransa’ya gelen siyasi mültecilere evsahipliği yapma; 76’da Avrupa’da yaşanan büyük kuraklıkta zarara uğrayan köylülerle dayanışma; 78’de Nikaragua’dan kaçarak Kosta Rika’ya sığınan Sandinistlere bu yeni ülkelerinde benzer bir komün kurmalarına destek sağlama (Finca Sonador komünü); 1980 darbesi sonrasında Türkiye’den Avrupa’ya kaçan siyasi mültecilere barınma sağlama; Kürtlerle dayanışma kampanyaları; Avrupa’da mülteci haklarının savunulmasında öncü rol üstlenme, hukuk alanında aktif mücadele; diktatörlüğün olduğu tüm ülkelere dair mobilizasyon; 90’da Doğu ve Batı Avrupa arasında diyaloğun kurulmasında rol almak üzere Avrupa Sivil Forumu’nun kurulması ve ilk kongrenin Limans’ta yapılması; Almanya’da ve Yugoslavya’da toplantılar, etkinlikler düzenlenmesi… (Graf, s.67-90)

(Bu denli aktif bir yapı elbette idari makamların dikkatini de çekmiş ve çeşitli sorunlar da yaşanmış, ancak buraya girmeyeceğim.)

Bir direniş ve dayanışma aracı olarak radyo

Radio Zinzine komünün kendi içindeki politik tartışmaları canlı tutmak ve yerel bir müzik istasyonu olmak amacıyla başlamış, ancak şu an tüm Güney Fransa’da geniş bir bölgede dinleyici ağı bulunuyor. İnternetten de dinlenebiliyor elbette. http://www.zinzine.domainepublic.net/ (Az önce web sitesini doğru yazabilmek için açtığımda, Paris Komünü Günlükleri okunuyor, aralarda da Komün şarkıları çalınıyordu.)

Radyo, Longo’nun ikamet yerlerine hakim tepenin yüksek noktalarından birinde orman içinde terk edilmiş bir yapının içine kurulmuş, zamanla tüm diğer Longo yapıları gibi ufak ufak yenilenmiş, geliştirilmiş bu bina. Komünden arabayla 15-20 dakikada çıkılıyor.

(Ha, araba demişken: Longo’da sayısını tam olarak söyleyemeyeceğim kadar çok sayıda binek arabası bulunuyor, bir kısmı da minibüs. Bunlar genellikle tam merkezde yer alan yemekhane/ortak alan yanındaki alanda duruyor, haftalık listelerle kimin arabaya ne zaman ihtiyacı olduğunun çetelesi tutuluyor. Genellikle Forcalquier merkeze gitmek ve çocukları okuldan almak için kullanılıyor araçlar; fakat araçların ciddi bir kısmı çok eski ve komün dışındaki yollarda sürülmeleri yasak. Onlar komün içi ulaşıma ayrılmış. Ayrıca çok sayıda iş makinası da bulunuyor, bunlar da diğerleri gibi bağış yoluyla edinilmiş. Tarımda daha çok atlar kullanılmasına rağmen (Limans’ta da diğer kooperatiflerde de böyle bu), inşaat/tadilat işlerinde veya büyük ölçekli tarımsal işlerde makinalardan da yararlanılıyor.)

Hayvanlar ve makinalar

Longocular Türkiye’de olup bitenlerle her zaman çok ilgilenmiş, bugüne kadar da pek çok defa Türkiye’ye dair kampanyalar yürütmüş, Radio Zinzine’de de çok sayıda yayınlar yapmışlar. Komünün en eskilerinden Sissel ve radyonun omurgası konumundaki Nick, Deniz (resimde en sağda) ve benimle de çalışma konularımıza dair (mülteci tarım işçileri ve zorunlu Kürt göçü) bir söyleşi gerçekleştirmeyi ihmal etmedi. Güncel siyasi duruma dair pek çok detaya bizden daha hakim olduklarını belirtmek isterim. Arşivlerinde epeyce Türkçe/Kürtçe müzik bulunuyor, söyleşimize de Metin-Kemal Kahraman’dan “Göç” eşlik etti.

(Radyo programından bir gün sonra da bir bilgilenme toplantısı yaptılar bizimle; komün sakinlerinden 10 kadar kişiyle Türkiye’deki güncel mevzulara dair iki saate yakın sohbet ettik. Belirtmek isterim ki, bizim komünü ziyaret edeceğimiz bilgisini Nick bizden önceki Pazar toplantısında vermiş ve bu sohbet haftalık programın bir maddesi olarak yazılmış.)

Mülteciler

Longo’nun siyasi tavrı içerisinde bugün itibarıyla en öne çıkanı mülteci meselesi. Bunda Avrupa’nın şu anki ana gündem maddelerinden birinin mülteci “krizi” olması, yükselen yabancı düşmanlığı ve sağ ideoloji ile mücadele etme bilincinin yanı sıra Longo Maï’nin öteden beri mülteciler lehine pozisyon alan geleneği de etkili. Bir diğer etmen de –ki bu Deniz’in ve benim buraya gelmemizi sağlayan ilişkiler ağını başlattı- özellikle Güney Fransa’da tarım sektöründe yoğun olarak çalıştırılan göçmen işçiler meselesine dair Longo Maï kooperatifinin 15-20 yıldır aktif bir mücadele içinde olması. Marsilya ve Aix-en-Provence’ta görüştüğümüz araştırmacı ve aktivist kişilerin hepsi Longo Maï’nin bu mücadele içerisindeki rolünü anmadan geçmedi. İki önemli örnek verecek olursak, ilki Fransa’ya çalışma amacıyla mevsimlik olarak gelen Faslı işçilerin hak kazanımları mücadelesi, diğeri de İspanya’nın Almeria bölgesindeki tarımsal alanlarda göçmen işçilerin çalışma koşullarının Avrupa kamuoyu nezdinde teşhir edilerek bu alanda ciddi bir hareketlilik başlamasında oynadıkları öncü rol.

Ancak göçmen meselesindeki tutum alışları tarımdaki işçilerle sınırlı değil ve kayıtsız/kaçak göçmenlerin (Fransızcada “sans papiers/kağıtsız” olarak adlandırılıyorlar) mülteci haklarına erişimi için de ciddi bir aktivizm yürütüyorlar.

Biz orada olduğumuz günlerde güzel bir tesadüf oldu ve destekleyicileri arasında Longo Maï’nin de yer aldığı bir belgesel film yakındaki Forcalquier kasabasının sinemasında gösterildi, yönetmenlerin de katıldığı bir sohbet de yapıldı üstelik.

Yukarıda afişini gördüğünüz bu film, bir gün bir mülteci teknesinin İtalya’nın Calabria bölgesindeki Riace kasabasının kıyılarına vurmasıyla değişen kaderini anlatıyor. Iraklı Kürt göçmenlerle dolu tekneden çıkanlar bu kasabaya sığınıyorlar. Kasaba uzun yıllardır sadece yaşlıların kaldığı, ekonomik faaliyetlerin durma noktasında olduğu, pek çok evin metruk halde olduğu bir yer. Göçmenler deyim yerindeyse buraya cansuyu getiriyorlar: pek çok dükkan yeniden açılıyor, okul yeniden faaliyete geçiyor, sokaklar çocuk sesiyle doluyor… Bütün bunları mümkün kılan da, bölgeye has mafyanın saldığı korkuya ve giderek artan yabancı düşmanlığına rağmen mültecileri kasabaya dahil edebilmek için elinden gelen herşeyi yapan Belediye Başkanı’nın taviz vermez tutumu. Zamanla kıyıya vuran teknelerin sayısı artıyor, gelen mülteciler çeşitleniyor (Afrikalılar, Afganlar, Suriyeliler…) Yönetmenlerin sözlerinden aklımda kalanlardan biri şu: “Göçmenlere yönelik sadece kuşku ve korku yok, bir şeyler yapma isteği ve dayanışma çabası da var, bunların sıcaklığı da var.”

Longo Maï’nin 20 km uzağına kurulu olduğu Forcalquier kasabasının sineması. Bu film gecesinin bende bıraktığı izlenim şu oldu: Komün tepelerin ardında ve kendi kendine yeterli bir durumda, ancak içinde yer aldığı toplumla bağlarını hiçbir zaman koparmamış, oradaki sorunlara kendi siyasi duruşu doğrultusunda tepki veriyor, müdahale ediyor, mücadelelerde aktif yer alıyor. Komünün uzun ömürlü oluşunun bir nedeni de bu olsa gerek.

***

Şimdi düşünüyorum da, aslında ismini çok da yanlış anlamamışım, en azından hissiyat düzeyinde: Longo Maï uzun, upuzun bir Mayıs gibi tıpkı, tıpkı Mayıs kadar ılık ve davetkâr, yemyeşil, bereketli, patlamaya hazır tomurcukların ayı, 68’in isyan ruhu…

Her ne kadar Fransız devrim takviminde Germinal, tohumların yeşermesine atfen Mart-Nisan aylarına denk düşüyorsa da, Zola’nın Germinal’ini bitirirkenki cümlelerini burası için yinelemek istiyor insan. Gelecek yüzyılın insanı burada, bu gibi yerlerde filizlenmekte diye ummak istiyor; onların hayalinin ve bu hayal için verdiği emeğin önünde şükranla eğilerek:

“Şimdi nisan güneşi olanca görkemiyle dört bir yana ışık saçıyor, üretken toprağı ısıtıyordu. Her yerde tohumlar olgunlaşıyor, toprağı zenginleştiriyor, ışık ve ısıyla her yerde filizleniyor, fısıldıyan seslerin altında özsular taşıyor, tohumlar serpiliyor verimli doğanın büyük bir öpüşüyle gelişiyor, daha sonra gittikçe toprağa yaklaşıyordu. Cana can katan o nisan sabahında uçsuz bucaksız ovanın dört bir yanından derin bir uğultu yükseliyordu. İnsan bitiyordu topraktan. Gelecek yüzyılda ürün vermek üzere yavaş yavaş filizlenen pek yakında yer küreyi sarsarak baş verecek olan kapkara [yemyeşil] bir insan ordusu boy atıyordu.” 

Ömrün uzun olsun Longo Maï, Mayıs’ın hiç bitmesin…

Not:

Bu kadar kalabalık ve uzun süredir devam eden bir yapıda hiç mi sorun yok dediğinizi duyar gibiyim: siyasi ayrılıklar, kuşak çatışmaları, yöntemsel farklılıklar, neler yok ki… Ancak bunları çözmeye ya da dile getirmeye ve tartışmaya dair de pek çok yöntemler geliştirilmiş. İşin bu kısmını da komünde daha uzun süre yaşayarak oraya aktif olarak katılacak arkadaşların yazmasını bekleyeceğiz mecburen.

Kaynak:

Bu yazıda, biraz bize rehberlik edenlerin anlattıkları, biraz izlenimlerim, biraz da eski bir Longo sakininin yazdığı tez-kitaptan yararlanarak bir anlatı yapmaya çalıştım. Özellikle siyasi faaliyetlere dair tüm bilgiler aşağıdaki kitaptan alınmıştır:

Beatriz Graf (2006) Longo maï. Révolte et utopie après 68, Thesis Verlag.

68 Sonrası İsyan ve Ütopya-Avrupa Kooperatiflerinde Yaşam ve Özyönetim adını taşıyan bu kitabın kapağında komünde yapılan üretimin tanıtımı ve fon toplamak amacıyla Avrupa kentlerinde yapılan gösteri yürüyüşlerinden birinin resmi yer alıyor.

Avrupa’daki toplam 10 Longo Maï kooperatifi hakkında detaylı ve güncel bilgi için şu sitelere bakılabilir:

https://www.prolongomai.ch/

http://cabrery.unblog.fr/page/12/

Ayrıca, Longocuların çıkardığı iki de periyodik yayın bulunuyor:

Farklı coğrafyalardaki kooperatiflerin birbiriyle olan bağını anıştırmak amacıyla Takımada anlamındaki Archipel adını taşıyan ve komündeki en yaygın iki dil konumundaki Almanca ve Fransızca dillerinde basılan bu yayın güncel siyasi gelişmeler ve kooperatiflere dair bilgileri içeriyor. Aşağıda resmi bulunan Nisan 2017 sayısının kapak yazısı işini kaybeden Barış Akademisyenlerine ayrılmış, ki  bu konu da radyo programında ele aldığımız meselelerden biriydi.

Detaylı bilgi için: http://www.forumcivique.org/fr/news

Diğer süreli yayın ise kooperatiflerden haberleri derleyip toplayan Nouvelles de Longo Maï (L.M. Haberleri); yalnızca Fransızca basılıyor, abonelere dağıtılıyor.

Bonus:

Bu da Longo’nun tuvaletinden (sevgili Deniz yakalamış)

[1] http://ecolieuxdefrance.free.fr/LES_SITES/longo_mai.htm.htm

 

Bediz Yılmaz

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page