Kanal Tokat: Bir replika kardeşliği masalı

İstanbul’un Çılgın Projesi’ne “kardeş proje”[1] Tokat’tan geldi. Geçtiğimiz ay ilk etabı tamamlanan proje kentin içinden geçen Yeşilırmak nehrinin 1,5 km’lik uzunluğundaki bölümünü üzerinde gondol ve sandalların gezeceği bir gölet haline çevirmek için tasarlandı.

Tokat Belediyesi’nin web sitesinde kentin turizme kazandırılmasından Yeşilırmak Havzası’na prestij katmasına kadar bir dizi iddia ile sunulan proje gerçekten de Tokat’ın Çılgın Proje’si.  10 milyon 540 bin lira maliyeti olacak projede ırmağın gölete çevrilecek kısmında suyu tutacak Rubber-Dum (lastik savak) sisteminin yerleştirilmesi tamamlandı. Bu şişirme tekniğiyle su seviyesi aynı düzeyde tutulacak, durgunlaştırılacak ve akı debisi kontrol altına alınacak. Böylece belediye başkanının Yeşilırmak üzerinde gondolla gezinti yapma hayali gerçek olacak.

Çılgınlığın ekolojik maliyeti

Tabi bu işin öncesi de var. Geçtiğimiz aylarda nehir yatağını su geçirmez hale getirmek için betonlama, demir hasırlarla örme ve PVC ile kaplama işlemleri yapıldı. Hatta belediye başkanı kanal depreme karşı dayanıklı olsun diye 16-17 metre uzunluğunda kazıklar çakılarak suyun altına inildiğini söylüyor.

Yağmur suları ırmağın havuza çevrilen kısmına girmesin diye nehrin iki tarafına kanallar yapılıyor. “Projenin ekolojik dengeye zarar vermemesi bizim için çok önemli” diyen Eroğlu vatandaşın zekâsıyla alay ediyor. Üzerinden aktığı toprağı, yeraltı suyu sistemleri, havzasında yaşayan tüm canlıları ve iklimiyle nehir havzası bir bütündür. Bu bütüne yapılan böylesine büyük bir müdahale nehrin canına okumaktan başka bir anlama gelmez. Yani başkanın anlayacağı sadelikte söyleyelim. Siz nehir ekosistemine zarar vermekle kalmayıp, onu düpedüz katlettiniz Sayın Eroğlu…

Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu

Balık da tutulacakmış…

Projenin bir de peyzaj düzenleme kısmı var. Kanala çevrilen nehrin kenarına 40 metre yüksekliğinde bir kule, çardaklar ve restaurantlar inşa edilecek. Bir de iki tarafta birden her 70 metrede bir iskele kurulacak ve bunlardan balık bile tutulabilecek. Dibi beton ve PVC kaplı bir gölette hangi balık nasıl yaşayacak meçhul.

Belediye başkanının yapılacak düzenlemeleri anlattığı on dakikayı aşan videoyu izlerken insanın içini fenalık basıyor. Dokunulmadık bir noktası kalmayacak güzelim Yeşilırmak teknoloji müsrifliğine mekân olacak yapay bir kanala dönüştürülüyor.

Biz yaptık mı orijinalinden güzel olur…

Ülke ölçeğine bakacak olursak İstanbul’un 3. Havalimanı inşaatı için 70 gölü kurutup içini molozlarla dolduranlar “1000 Günde 1000 Gölet” projesi kapsamında göl kurmakla övünüyor[2].

Aynı şekilde 3. Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu için İstanbul’un tek oksijen kaynağı Kuzey Ormanları’nda milyonlarca ağacı kesenler, çiçekli refüjlerden çim alanlara ve dikey bahçelere kadar ekilen veya dikilen her bitkiyi metrekaresine varıncaya kadar hesaplayarak “ama şu kadar alanı da yeşillendirdik” diyor.

Doğal bir orman olan Belgrad Ormanı “kent ormanı” adı altında rekreasyon alanına indirgenmeye kalkışılıyor[3].

İstanbul’a bir boğaz yetmez denilip, Kanal İstanbul projesi altında bir boğaz replikası yapılması için adımlar atılıyor. Böyle bir çılgınlıklar diyarında Tokat’ta bir nehrin replikası yapılmış, çok mu?

Hem bizimkiler yaptı mı orijinalinden bile güzel olmaz mı?!

Son notlar

[1] Tokat Belediyesi (21 Mayıs 2014). Kanal Tokat http://www.tokat.bel.tr/icerik.php?icerik=240&Kategori=1005

[2] TRT Haber (8 Nisan 2012). “1000 Günde 1000 Gölet projesini anlattı”. http://www.trthaber.com/haber/ekonomi/1000-gunde-1000-golet-projesini-anlatti-35916.html

[3] Bianet (20 Ağustos 2017). Kuzey Ormanları Eğlence Parkı Dekoru Değildir. https://bianet.org/bianet/ekoloji/189261-kuzey-ormanlari-eglence-parki-dekoru-degildir

 

Akgün İlhan

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page