2017 Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü Eren Keskin ve Ai Weiwei aldı

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle 2017 Uluslararası Hrant Dink Ödülleri sahiplerini buldu.

Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün dokuzuncusu, 15 Eylül cuma akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödülü, yıllardır tüm riskleri göze alarak insan hakları ihlallerini hem Türkiye’nin hem de uluslararası toplumun gündemine taşıyan avukat Eren Keskin ile eserleriyle tüm dünyada yaşanan eşitsizliklere ve insan hakları ihlallerine dikkat çeken Çinli sanatçı Ai Weiwei aldı.

Ai Weiwei ve Eren Keskin’e, ödülleri, jüri üyeleri Murathan Mungan ve Diyarbakır Barosu’nu temsilen Ahmet Özmen tarafından verildi. Av. Eren Keskin ve Ai Weiwei, Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü almaktan büyük onur duyduklarını ifade ettiler. Eren Keskin, ödülünü alırken konuşmasını, Hrant Dink’in güzel ifadesiyle ‘Bir güvercin tedirginliği var hepimizde…’ Ancak, bu tedirginlik cesurca inandıklarımızı söylememizi de engellememeli. Aynı Hrant Dink’in yaptığı gibi. Teşekkürler Hrant Dink, Bize bıraktığın sevgi iyilik ve cesaret için.” sözleriyle tamamladı.

Uluslararası Hrant Dink Ödülleri daha önce, 2009’da gazeteci, yazar Alper Görmüş ve gazeteci, yazar Amira Hass’a; 2010’da Türkiye Vicdani Ret Hareketi ve hukukçu Baltasar Garzón’a; 2011’de gazeteci, yazar Ahmet Altan ve gazeteci, insan hakları savunucusu Lydia Cacho’ya; 2012’de yazar İsmail Beşikçi ve insan hakları örgütü Uluslararası ‘Memorial’ Topluluğu’na; 2013’te insan hakları savunucusu Nataša Kandić ve Cumartesi Anneleri / İnsanları’na; 2014’te adli tıp uzmanı ve insan hakları savunucusu Şebnem Korur Fincancı ve aktivist Angie Zelter’e; ; 2015’te Suudi Arabistan’dan kadın hakları savunucu Samar Badawi ve LGBT hakları için mücadele eden KAOS GL’ye; 2016’da Malavi’de çocukların insan hakları ve eğitim hakları üzerine çalışan kabile reisi Theresa Kachindamoto ve insan hakları ve hukukun üstünlüğü için mücadele eden Diyarbakır Barosu’na verilmişti.

Ödülün bu yılki jürisinde, 2016 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi, çocukların insan hakları ve eğitim hakları için çalışan kabile reisi Theresa Kachindamoto, 2016 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi insan hakları ve hukukun üstünlüğü için mücadele eden Diyarbakır Barosu, yönetmen, düşünür Étienne Balibar, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Genel Sekreteri Christophe Deloire, Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink, senarist ve yapımcı Atom Egoyan, düşünür Michel Marian, şair, yazar ve edebiyat eleştirmeni Murathan Mungan, Haziran ayında kaybettiğimiz feminist yazar Şirin Tekeli bulunuyordu.

Eş zamanlı olarak www.hrantdink.org ve www.hrantdinkodulu.org adreslerinden naklen yayınlanana anma töreninin sunuculuğunu Ece Dizdar üstlendi. Açılış konuşmasını Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yaptı. Konuşmasında ‘düşünce suçu’yla hapiste olanlara da değinen Dink, sözlerini 5 Temmuz’da gözaltına alınıp tutuklanan insan hakları savunucularına selamlayarak tamamladı.

Gecede, dünyanın dört bir yanında ve Türkiye’de attıkları önemli adımlarla geleceğe dair umudu artıran kişi ve kurumların selamlandığı, ‘Işıklar’ başlıklı bir video gösterildi. 2017’nin ‘ışıklar’ı arasında, Şilili Claudio Castillo’nun kurduğu ataerkil toplum düzenini eleştiren ‘Ören Erkekler’; Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Mehmet Nesim Öner; gençlere ve mültecilere bir arada yaşayabilecekleri fırsatlar sunan Startblok; Ruanda’da dezavantajlı gençleri bir araya getiren Future Vision akrobasi grubu; yeni tanıklar aracılığıyla kamuoyunu bilgilendiren Lice Adalet Arıyor Platformu; Trump’ın göçmen politikasını boykot etmek için kepenk indiren ABD’li göçmenler; klibiyle, toplum tarafından kadınlara dayatılan rolleri eleştiren Mecid el Aisa; evsizlere çorba dağıtan Çorbada Tuzun Olsun Derneği; AIDS nedeniyle ailesini kaybeden çocukların umudu olan Victoria Emah Emah; Oxford Üniversitesi’nin kullanılmayan bir yurdunu evsizlere barınak yapan aktivistler; işitme güçlüğü olanlar ile olmayanlar arasında iletişim kuran DEF RAP grubu; Amerika’da Siyu kabilesinin tarihsel yerleşimi olan Standing Rock’tan boru hattının geçmesine direnen aktivistler; Kadın Kadına Mülteci Mutfağı’nda yaşama umudunu paylaşan Suriyeli kadınlar yer aldı.

Gecenin müzik bölümü Ayşenur Kolivar’ın seslendirdiği ‘Da im Yusuf Orti‘ adlı geleneksel Hemşince şarkısıyla başladı. Muammer Ketencoğlu ve arkadaşları “Mağusa Limanı” ile dinletilerine başladılar. Şarkının nakarat bölümlerini seyircilerle birlikte söyleyen grup daha sonra Ermeni aşk şarkısı “Nubar Nubar” ile programa devam etti. Muammer Ketencoğlu bir Van türküsü olan “Aman Maro” ile dinletisini tamamladı. Konserde Brenna MacCrimmon, Sayat Nova Korosu, Helesa ve Dalepe Nena’dan kadınlar da sahne aldı.

Ana dilde selamlamalarla devam eden anma törenini Hüda Kaya, Ermeni Ortodoks Ruhani Lider Karekin Bekçiyan, Ermeni Katolik Ruhani Lider Prof. Levon Zekiyan, CHP milletvekilleri Selina Doğan ve Sezgin Tanrıkulu da yan yana izledi.

 

Haber: Ercüment Gürçay

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page