Hafta SonuManşet

[Oğuz Gidiyor] Yol arkadaşım bisiklet 200 yaşında (5) Oğuz Tan

Original caption: 4/11/40-Amsterdam, Holland: The famous Dutch bicycle regiment at attention, ready to speed toward the German frontier should danger from the Nazis threaten Queen Wilhelmina's kingdom. The low countries now fear a blitzkries like the ometaht has just been visited upon Norway and Denmark., Image: 14953936, License: Rights-managed, Restrictions: , Model Release: no, Credit line: Profimedia, Corbis

Yazı dizisinin önceki bölümlerinde bisikletin icadından pedal gücüyle hareket eden ilk dört tekerlekli 2 kişilik araba olan Velocar’a kadar süregelen gelişmelerden söz etmiştim. Bugün bisikletin askeri amaçlı kullanımından söz etmek istiyorum.

Askeri bisiklet

Silahlı kuvvetlerin ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak tasarlanan bisiklete askeri bisiklet diyebiliriz. 20.Yüzyıl başlarında dünya genelinde pek çok ordu tarafından kullanılan askeri bisiklet, savaş alanında askerlerin sessiz ve yüksek mobiliteyle hareket etmelerini sağladı. Askerler sırtlanmak zorunda kalmadan daha fazla mühimmat taşıyabilmesi ile at ve motorlu taşıtlara kıyasla çok daha düşük üretim ve bakım maliyetlerinin oluşu, askeri bisikletin diğer avantajları arasındaydı. Askeri bisiklet aslında ilk olarak 19.yüzyıl sonlarında kullanıldı.      

Hollanda Ordusu bisikletli alayı, 2.Dünya Savaşı, 1944

1.Dünya Savaşı başladığındaysa tüm ordularda askeri bisikletler vardı. Alman ordusunda birbirinden bağımsız 36 tane bisikletli piyade bölüğü vardı. Tüm süvari tümenlerine eklenmiş bisikletli birer tabur ve ekstra 10 bisiklet bölüğü ile 17’şer yedek asker vardı. İtalyan ordusunun Bersaglieri( nişancı birliği), katlanır bisikleti ilk kullananlar oldu. 2.Dünya Savaşı’nda paraşütçüler, yere inişi takiben binecekleri katlanır bisikletlerle atlıyorlardı. ABD ordusu bisikleti ulaşım ve posta amaçlarıyla kullandı. 20.Yüzyılın sonuna dek pek çok orduda bisikletli piyade birlikleri vardı. 2003’te İsviçre ordusunun son 3 bisikletli piyade alayını revize etmesiyle, tarihte bisikletli birliklerin devri kapanmış oldu.

1990 sonlarında, şehirlerde devriye gezmek veya piyadelerin savaş alanında kullanmaları amacıyla arazi bisikletleri ve katlanır bisikletler tekrar gündeme geldi. Kontra pedal freni, kilometre sayacı gibi, askeri bisikletler için yapılan bazı inovasyonlar sivil pazarda oldukça popüler oldu. Günümüz modern çağında halen bisiklet ve elektrikli bisikletler pek çok ordu tarafından kullanılsa da bisikletli ayrı birlikler bulunmamaktadır.

1.Dünya Savaşı’nda Alman Landwehr Birliği, doğu cephesinde Prudziszki, Polonya’ya ilerlerken, 1915

Bisikletli piyadeler

Savaş alanlarında bisikletle hareket eden askerlere bisikletli piyadeler diyebiliriz. Bu terim, 19.yüzyıl sonlarında emniyet bisikleti Avrupa, ABD ve Avustralya’da popüler olduğu sırada türedi. Bisikletin kullanımıyla atlara, yakıta ve araç bakımına olan ihtiyaç ciddi ölçüde azaldı. Yine 19.yüzyıl sonlarında bisiklet kullanımının askeri yapılanmada alabileceği rol konusunda pek çok deneme yapıldı. Bunun başlıca sebebi, bisikletli askerlerin yürüyenlere kıyasla daha fazla takım taşıyabilmekle birlikte daha uzak mesafelere gidebilmesiydi.

Pnömatik(havalı) lastikle birlikte daha kısa ve sağlam kadroların üretilmesi, askeri yapılanmaların bisiklete olan ilgisini arttırdı, ciddi araştırmalar yapıldı. Belli ölçüde olsa da, bisikletli askerler süvarilerin yerini aldılar. Örneğin haberci ve gözcüler, savaş sırasında at yerine bisiklet kullandılar. 19.Yüzyıl sonunda pek çok orduda bisikletli birim veya müfreze birlikler vardı. İngiltere, bisikletli birlikleri milis güçlerinde ve yerel askeri yapılanmalarında kullandı. 1887’ye gelindiğinde gönüllü askerlerle düzenli İngiliz ordusunun bisikletli ilk birliği kuruldu. Fransız ordusunda da 1886’dan itibaren bisikletli deneysel birimler kuruldu. Fransızlar askerlerin sırtlarına asıp taşıyabilecekleri katlanır bisikletler geliştirildi. 1900 yılına gelindiğinde Fransız hattındaki tüm piyade ve chasseur(daha ziyade Fransız ordusunda görülen, hafif süvari birliğine bağlı, hızlı hareket etmek üzere donatılan ve eğitilen asker) taburlarında bisikletli birer müfreze bulunuyordu. Bu müfrezeler gözcülük yapmak, kargo taşımak ve çarpışmak için kullanılıyordu. 1.Dünya Savaşı öncesi Batı Avrupa’sında, parke veya çakıl yollardan oluşan geniş ulaşım ağı -ekonomik avantajları, eğitim basitliği, sessiz hareket kabiliyeti ve lojistik destek kolaylığı nedeniyle- ordularda bisikletli askerleri atlı birliklere kıyasla oldukça elverişli bir alternatif haline getirdi. Hollanda ve Belçika orduları, sınırları içinde bisiklete binilebilir geniş düz alanlar yer aldığından, tabur veya bölük büyüklüğünde bisikletli birimler bulundurdular. Hızlı hareket eden nişancı piyade görevindeki İtalyan Bersaglieri birliği, 1890’dan itibaren bisikleti yaygın biçimde kullandı. İsviçre ordusu, atlı süvarilerin kullanılamadığı sert arazilerde mobilite sağlayabilmek amacıyla bisiklet tasarımları geliştirdi. Rus İmparatorluğu Jandarma Teşkilatı, 1905’teki Rus-Japonya Savaşı öncesi Sibirya Demiryolu’na devriyeler yerleştirmek maksadıyla, ayaklı tekerlekleriyle raylar üzerinde ilerleyen bisikletler kullandı.

Rus İmparatorluğu Jandarma Kuvvetleri, Moskova, 1890                                                                                   

Belçika’daki düz arazi, 1.Dünya Savaşı’nda siper çarpışmaları başlamadan önce, Belçikalı bisikletçi askerler tarafından yoğun şekilde kullanıldı. Belçika ordusunun karabinalı (namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek) süvari taburlarının dördünde de bisikletli birer bölük vardı. Bu bölüklerde Belgica markalı, katlanır ve taşınabilir bisikletler kullanıldı. Alaylardan birinde açılan bisikletçi okulunda harita okuma, keşif, habercilik ve sözlü mesaj taşıma eğitimleri verildi. Bisikletlerin bakım ve tamirlerinin yapılmasına çok dikkat edildi.

ABD Ordusu, Buffalo Askerleri, 25. Bisikletli Piyade Birliği, 1897

ABD’de bisikletli birimler üzerinde yapılan en büyük deneme, 25. Piyade Birliği 1. Teğmeni Moss tarafından yürütüldü. Moss ve askerleri, farklı bisiklet modelleri kullanarak, 1300 ila 3000 km arasında değişen mesafelerde bisiklet yolculukları yaptılar. 19.Yüzyıl sonunda ABD ordusu, askerlerin arazi koşullarında bisikleti ulaşım aracı olarak kullanılabilmesi yönünde de denemeler yaptı. Montana’daki Buffalo Askerleri (1866-1917 arasında ABD’nin batısında görev yapan Afro-Amerikalı siyah askerler), yolun olmadığı arazilerde yüksek hızda ilerleyerek yüzlerce kilometreyi bisikletle kat etti. Wheelman lakaplı asker, 3000 km mesafedeki St. Louis Missouri’ye bisikletle 34 günde gittiğinde ortalama hızı 9,5 km/s’in üstündeydi.

Bisikletin savaştaki ilk kullanımı 1895’te Güney Afrika’da gerçekleşen Jameson Baskını’nda oldu. Bisikletçilerin haberci olarak kullanıldığı Jameson Baskını, Hollanda’lı sömürgeci halk topluluğu Boer’lerin o dönemde oluşturduğu bir ülke olan Transvaal Cumhuriyeti ile İngiltere arasında verilen savaş dizisinin bir parçasıydı. 2.Boer Savaşı’nda da askeri bisikletler keşif ve habercilik amacıyla kullanıldı. Raylara oturan, özel olarak üretilmiş tandemle bisikletli bir birim demiryolu hatlarında devriye gezdi. Bisikletli piyadeleri ile her iki taraf da birbirine pek çok baskın düzenledi. Günümüz modern ordularında olmasa da, dünyanın farklı bölgelerindeki milis güçleri tarafından bisiklet hala aktif olarak kullanılmakta.                                                                                                      

Katlanır bisiklet

Katlanır bisiklet; taşımasını ve depolamasını kolaylaştırmak amacıyla kompakt biçimde katlanmak üzere tasarlanan bisiklet türüdür. Katlanır bisiklete ordunun ilgisi 1890’larda başladı. Fransa ordusu ve diğerleri, piyadelere katlanır bisikletler verdi. 1900’de Mikael Pedersen’in, İngiltere ordusu için ürettiği katlanır bisiklet 7 kg ağırlığında, 24 inç tekerlek çapına sahipti. Tüfek yuvasının da yer aldığı bu bisiklet 2.Boer Savaşı’nda kullanıldı. 2.Dünya Savaşı sırasında 1941’de İngiliz Milli Savunma Bakanlığı; paraşütle uçaktan atılmaya dayanabilecek, 10,5 kg’ın altında katlanır bir bisiklet üretilmesini istedi. Buna karşılık BSA’nın (Birmingham Small Arms Company) geliştirdiği 14,5 kg ağırlığındaki katlanır bisiklet, küçük planörlere sığabiliyor ve paraşütle atılabiliyordu.

Dursley Pedersen katlanır bisiklet, 1914

2.Dünya Savaşı’nda İngiliz hava kuvvetlerinin kullandığı BSA(Birmingham Small Arms Company) katlanır bisiklet çok sağlam yapılmıştı. İniş anında tekerleğin yere çarpıp hasar alması, bisikleti kullanılmaz duruma getirirdi. Bisikletin yere ilk temas eden kısımları gidon ve selesiydi.

BSA hava kuvvetleri katlanır bisikleti, 2.Dünya Savaşı, 1944                                                          

Geleneksel elmas biçimli gövde tasarımı, iniş sırasında bisikletin alacağı şoka dayanmayacağından, eliptik şekilli yeni bir kadro tasarlandı. Alışıldık bisiklet kadrolarındaki gibi kalın bir profil boru yerine, bu kadroda birbirine paralel iki ince profil boru kullanılarak yüzey alanı ve mukavemet arttırıldı. Kadro üzerinde selenin ve orta göbeğin ön taraflarında birer menteşe vardı. Hem katlanıldığında daha az hacim kaplaması hem de sağa sola takılmasını engellemek için demir çubuktan yapılmış pedallar bisikletin iç kısmına itiliyordu.

İtalyan Ordusu bisikletli süvari birliği eğitim kampı, 1910                                                                                                          

1942-1945 yılları arası katlanır bisiklet, İngiliz ordusunda hava birlikleri, komandolar ve bazı piyade alayları tarafından kullanıldı. Askeri üsler içindeyse ulaşım amacıyla kullanıldı.

Raleigh Twenty, katlanır bisiklet, 1975

1970’e gelindiğinde katlanır bisiklete ilgi oldukça fazlaydı. Raleigh Twenty ve Bickerton Portable, tartışmasız şekilde 70’lerin ikonik katlanır bisikletleri oldu.

Bickerton Portable, katlanır bisiklet, 1976                                                                                                                          

                                                                                                                                 Brompton katlanır bisiklet

Dahon, katlanır bisiklet, 1982                                                                                                                                    

Fakat 80’lere gelindiğinde Brompton ve Dahon markalarının ürettiği çok daha küçük bisikletler, modern katlanır bisikletlerin doğuşu niteliğindeydi. Fizikçi ve mucit Dr. David Hon ile kardeşi Henry Hon’un 1982’de kurduğu Dahon markası, dünyanın en büyük katlanır bisiklet üreticisi olacaktı. 2006’da Dahon, dünya pazarının üçte ikisine sahipti.

Günümüz katlanır bisikletleriyle binalara girmek, toplu taşıma aracına binmek, daha küçük hacimde depolayabilmek hatta uluslararası uçak seyahatleri yapmak oldukça kolay. Farklı marka ve modellerin kullandığı farklı katlama mekanizmaları var. Bisikletin katlanma hızı, katlanma kolaylığı, ne kadar kompakt katlandığı, sürüş kalitesi, ağırlığı, dayanıklılığı ve fiyatı önemli faktörler arasında. Katlama mekanizmalarına, kullanılan parça ve teknolojilere bağlı olarak katlanır bisikletler benzer özelliklere sahip geleneksel bisikletlere göre daha pahalı oluyorlar. Katlanır bisiklette model seçimi, fiyattan bağımsız olarak, kişinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu faktörler doğrultusunda yapılır.

Bersaglieri Birliği

İtalyan ordusundaki Bersaglieri keskin nişancıları, daha sonra İtalya Kraliyet Ordusu’na dönüşecek olan Sardinya Kraliyet Ordusu’na hizmet etmek üzere 1836’da kurulan bir kolordu. Kurulduğu günden beri Bersaglieri’ler yüksek mobiliteye sahip hafif piyadeler oldular. 1.Dünya Savaşı’nda Bersaglieri alaylarındaki toplam 210.000 askerin 32.000’i öldü, 50.000’i yaralandı.

İtalyan Bersaglieri nişancı birliği, 1.Dünya Savaşı öncesi

Bianchi, İtalya’nın tarihinde çok önemli bir marka. O zamanlar yılda 45000 bisiklet, 1500 motosiklet ve 1000 araba üreten Bianchi’den, 1.Dünya Savaşı’nda kullanılmak üzere askeri araçlar tasarlaması ve üretmesi istenildi.

Bisiklete monte edilmiş makineli tüfeği kullanan İtalyan askeri, 1920

Bersaglieri’ler için tasarladıkları katlanır bisikletler uzun namlulu tüfek, makineli tüfek veya havan topu taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştı. 1 Havan topu parçalarına ayrılıp 3 bisikletli tarafından taşındığından, parçaları taşımaya uygun aparatlar takılıyordu.

Dünya Savaşları

1.Dünya Savaşı boyunca bisikletli piyade, gözcü, haberci ve ambulanslar tüm ordular tarafından yaygın biçimde kullanılıyordu. İtalya Bersaglieri birliğinde savaşın sonuna kadar bisiklet kullandı. Alman ordusunun hafif piyade(Jäger) tabularındaki bisikletli bölük(Radfahr-Kompanie) sayısı 80’di. Bunların bir kısmıyla 8 tane bisikletli tabur (Radfahr-Bataillonen) kuruldu. İngiliz ordusunda tümenlere bağlı bisikletli birlikler vardı ve daha sonra 2 tümenin tamamı bisikletli oldu: 1. Ve 2. Bisikletli Tümenler.

1937’de Çin tarafından işgal edildiğinde, Japonya 50000’den fazla bisikletli asker kullandı. 2.Dünya Savaşı başlarında, 1941’de Singapur’u ele geçirmek için Malaya cephesi üzerinden gerçekleşen güney harekâtı da büyük ölçüde bisikletli askerlere bağlıydı. Bu iki girişimde de, bisikletin kullanılması, binlerce askerin sessiz ve esnek ulaşımını, düşmanın şaşkınlık ve karışıklık yaşamasını sağladı. Askerlerin taşınması için kamyon veya gemilere, değerli petrole olan ihtiyacı ortadan kaldıran ve önemli kazanan bisiklet, aynı sebeplerle Japon ordusu üzerinde baskı da kurmuştu. Askerlerin suya inip karaya ulaşmalarını yavaşlatacağından, Japon ordusu Malay’a giden gemilere bisikletle binilmesini yasaklamış olsa da, istihbaratın sağladığı bilgiye göre Malay’da fazla sayıda bisiklet vardı. Sistematik olarak bu bisikletler kamulaştırılıyor ve sivillere veriliyordu. Bisiklet kullanan Japon birlikleri, geri çekilmekte olan Müttefik Kuvvetleri’nden daha hızlı hareket ediyor ve çekilmeyi sonlandırıyordu. Tarla yollarını, yerel patikaları ve basit köprüleri kullanan Japonlar ilerleme hızları sayesinde, ana yolları ve nehir geçişlerini kontrol eden Müttefik Kuvvetleri beklemedikleri şekilde yakalayıp arkadan saldırdılar. Japon birlikleri üzerinde durumu tersine çeviren bir kaç vakadan birinde, Avustralyalı birlikler nehirler üzerine inşaa edilmiş köprüleri havaya uçurarak bisikletli birlikleri kendilerine eşlik eden motorize güçlerden ayırıp sıkıştırdılar. Bisiklet sayesinde Japonların kazandığı bir diğer avantaj da, dinlenme ihtiyacı doğurmadan her bir askerin daha fazla yük taşımasını ve yeniden tedarik ihtiyacını geciktirmesiydi. İngiliz askerler cangıllarda uzun mesafeler kat edebilmek için 18 kg teçhizat taşıyorlardı. Bisikletli Japon askerlerse 36 kg teçhizat taşıyorlardı.

1939’da Polonya işgal edildiğinde, çoğu Polonyalı piyade tümenlerinde bisikletli gözcülerden oluşan birer birlik bulunuyordu. Her birlikte 196 bisiklet, 1 sepetli motosiklet, 9 at arabası, 3-6 arası anti-tank tüfeği ve MG, tüfek, tabanca, el bombası gibi standart piyade teçhizatı bulunuyordu. 2. Dünya Savaşı sırasında Fin ordusu, Doğu Cephesi’nde 1941-1944 arası gerçekleşen Devam Savaşı’nda ve 1944-1945 yıllarında Fin ve Alman güçleri arasında gerçekleşen Laponya Savaşı’nda bisikletlerden büyük ölçüde yararlanmıştır. Jaeger(Jääkäriprikaati) taburları ve tümenlerdeki hafif müfrezeler tarafından bisiklet önemli bir ulaşım aracı olarak kullanıldı. Bisikletli birimler, 1941’de Sovyetler Birliği’ne karşı ilerleyişinin başını çektiler. Özellikle de, sınırlı yol ağında hızlı ilerleyebilmek için birer tank ve anti-tank taburlarıyla güçlendirilen 1. Jaeger müfrezesi başarılı oldu. Kışın, diğer piyadeler, bisikletli birlikler de kayağa geçiyordu. 1942-1944 yıllarında bisiklet, alayların özel görev malzemelerine eklendi. 1944 yazında Sovyetler Birliği’ne karşı verilen savaşlarda bisikletler, rezerv askerler ve kontra ataklar için hızlı mobilite imkânı sundu. Finlandiya yol ağı Alman saldırılarıyla yok edildiği ve Fin tankları kullanılamadığı için, Jaeger taburundaki bisikletli birlikler 1944 sonbaharında Lapland’da Almanlara karşı yapılan ilerlemede başı çektiler. Acele biçimde toplanan Alman Volksgrenadier tümenlerinden her birinde, mobil rezerv sağlamak amacıyla birer bisikletli piyade taburu bulunuyordu. 2.Dünya Savaşı’nda müttefiklerin bisiklet kullanımı sınırlıydı. Fakat paraşütçülere ve dost hatlar arasındaki habercilere katlanır bisikletler tedarik edilmişti. ‘Bombardıman bisikleti’ terimi de bu periyodda kullanılmaya başlandı.

İngiliz Hava Kuvvetleri bisikletleri planöre yüklüyor, Market Garden Harekâtı, II. Dünya Savaşı, 1944                                                                        

ABD kuvvetleri düşman hattının gerisindeki birliklere ulaştırmak için uçaklardan bisiklet bırakıyorlardı. 1939’a gelindiğinde İsveç ordusunun yönetiminde 6 tane bisikletli piyade alayı bulunuyordu. Yerli üretim İsveç askeri bisikletleri kullanıyorlardı. En yaygın olanı dik sürüşlü, tek vitesli bir roadster olan m/42’ydi. Bu bisiklet İsveç’teki farklı büyük üreticiler tarafından üretilmekteydi. 1948 ve 1952 arasında bu alayların yetkisi alındığında bisikletler genel kullanım amacıyla orduda tutuldu veya iç güvenlik kuvvetlerine gönderildi. 1970’ler başladığında İsveç ordusu ihtiyaç fazlası olarak bu bisikletleri satışa çıkardı. İsveç’te, özellikle de öğrenciler arasında, ucuz ve bakım derdi çok az olan bir ulaşım metodu olarak popülarite kazandı. Popülerlik yakalayan ve sınırlı sayıda olan m/42’nin daha modern bir versiyonunu Kronan isimli şirket 1997’de tekrar üretmeye başladı.

1.Dünya Savaşı’nda bir bisiklet ambülans

Sonraki Kullanımları

1.Dünya Savaşı’nda yaygın olarak kullanılmış olsa da, modern ordularda motorize taşıtlar bisikletin yerini aldı. Fakat yüzyılın ilerleyen yıllarında ‘halkın silahı’ adıyla, gerilla mücadelelerinde ve gayri nizami savaşlarda bisiklet tekrar hayat buldu. Bisiklet, bir yayanın hızında ilerleyerek 180kg yük taşıyabiliyordu. Hafif teçhizatlı kuvvetler için oldukça elverişli bir taşıttı.

Ho Chi Minh Yolu

Ho Chi Minh Yolu, Laos ve Kamboçya krallıklarından geçerek Vietnam Demokratik Cumhuriyeti(Kuzey Vietnam) ile Vietnam Cumhuriyeti(Güney Vietnam) arasında bağlantı kuran bir lojistik sistemiydi. Yolun bir kısmı, lojistik sistemi geliştirilmeden çok önce, ilkel patikalarla bölgede ticaret yapmak için yüzyıllardır kullanılıyordu. Sistemin dolambaçlı şekilde yayıldığı alan, Güneydoğu Asya’nın en zorlu coğrafyaları arasındaydı; nüfusun çok seyrek dağıldığı, yüksekliğin 500 ila 2400 metre arasında değişen kayalık sert, üç farklı yükseklikte bitki örtüsünün olduğu cangıl, ilk çağlardan kalmış yoğun yağmur ormanları.

Ho Chi Minh Yolu

Kurulan lojistik sistemi, 20.yüzyılın en büyük askeri mühendislik başarılarından biri kabul ediliyor. Vietnam Savaşı boyunca sistem, Ulusal Cephe’deki Güney Vietnam Özgürlük Hareketi’ne(Viet Kong) ve Vietnam Halk Ordusu’na(Kuzey Vietnam Ordusu) işgücü ve malzeme tedarik etmek amacıyla kullanıldı. Aslında büyük bir kısmı Laos’tan geçen yola Amerikalılar Kuzey Vietnam başkanı Ho Chi Minh’in ismini vermişler. Komünistler ise dağlık bir ülke olan Vietnam’ın merkezindeki Annamit dağ silsilesinin Vietnam dilindeki karşılığını, Truong Son Stratejik Tedarik Yolu ismini vermişler.

Vietnam Halk Ordusu’nun Ho Chi Min yolu üzerinde kullandığı kargo bisikletleri, 1959–1975

 Viet Kong ve Kuzey Vietnam Ordusu, ABD ile müttefiklerinin saldırı ve bombardımanlarına maruz kalmadan, Ho Chi Minh yolu üzerinde malzeme taşımak için uzun yıllar bisiklet kullandı.

Vietnam’ın batı sınırındaki Ho Chi Minh yolu, Vietnam Savaşı sırasında Kuzey Vietnam kuvvetlerinin tedarik ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulan eşsiz patika sistemi. Örneğin çuvallar dolusu pirinç yüklendiğinde binilemeyen bisiklet, yürüme hızında itiliyordu. Hacimli bir yük taşındığında, bazen teknelerdeki dümen yekesine benzer şekilde bisiklete iliştirilen bir bambu sırık ile direksiyon kontrol edilebiliyordu. Vietnam cangıllarındaki atölyelerde, her türlü arazide ağır yükleri taşıyabilmesi için bisikletlere güçlendirilmiş kadrolar takılıyor ve ‘kargo bisikletleri’ yapılıyordu.

Modern Zamanlar

Piyadelerin bisikleti kullanmaları İsviçre ordusundaki bisikletli alayla 21.yüzyıla kadar devam etmiş oldu. Bu alayda 2001 yılına kadar piyade harekât ve taarruz tatbikatları devam etti. 2001’de alayın devre dışı bırakılmasına karar verildi. Finlandiya savunma kuvvetleri, günümüzde de, tüm acemi askerlere bisiklet ve kayak eğitimi vermekte.

Tamil Kaplanları

Tamil Kaplanları, Sri Lanka’da uzun yıllar devam eden çarpışmalarda bisiklet kullandı. Sri Lanka ordusunda da bisikletli bir birimi bulunmakta. Bu birim ana olarak başkent Colombo’nun yüksek güvenlikli bölgelerine konuşlandırılmış.

Bisikletli iki Tamil Kaplanı, Jaffna, Sri Lanka

Tamil Eelam Özgürlük Kaplanları (yaygın ismi LTTE veya Tamil Kaplanları), merkezi kuzeydoğu Sri Lanka olan bir Tamil milis yapılanmasıdır. 1976’da Velupillai Prabhakaran tarafından kurulan LTTE büyüdü ve dünyanın en karmaşık, en sıkı yapılanmış direnişçi gruplarından biri oldu. Sri Lanka’nın kuzeyinde ve doğusunda Tamil halkı için bağımsız bir Tamil Eelam devleti kurmak amacıyla, LTTE, ayrılıkçı milliyetçi bir ayaklanma başlattı. 1983’te Tamil gerillalarının 13 askeri öldürmesini takiben Sri Lanka ordusunun karşı saldırılarıyla, LTTE ve Sri Lanka ordusu arasında büyük ölçekli şiddet ve Sri Lanka İç Savaşı başlamış oldu. Sri Lanka ordusuna karşı izlediği taktikler nedeniyle LTTE; ABD, Hindistan, Kanada, Avrupa Birliği ülkeleri de dâhil en az 32 ülkenin terörist listesinde yerini aldı. Sri Lanka devlet güçleri de; ciddi insan hakları ihlalleri, insan hakları ihlalleri için sistematik dokunulmazlık, keyfi göz altılarda ihzar müzekkeresine(mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir) uyulmaması ve zorla kaybetmelerle suçlanıyor. LTTE, Çin’in finansal ve stratejik yardımlarıyla Sri Lanka ordusu tarafından 2009’da mağlup edildi. 26 yıl süren savaşın ülkede nüfus, ekonomi ve ekoloji üzerinde yıkıcı etkileri oldu ve 100binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

Bisikletin 200 yıldır süren yol hikâyesi devam edecek.

 

Oğuz Tan

Bisiklet Gezgini

More in Hafta Sonu