Bay bay permafrost, seni tanıyamadık

Türkiye’de yaşayan bizler için permafrost pek tanıdık bir ortam değil. Onur Çalışkan’a göre Türkiye’nin %3’ü periglasiyal yani permafrost alanların çevresindeki buzulun çözülmesiyle oluşan iklim özelliğine sahip bölge. Fakat çoğumuzun bu duruma aşina olmadığını iddia etmek yanlış olmaz. Hızlıca permafrost nedir ile başlayabiliriz. Permafrost sürekli donmuş toprak anlamına geliyor ve kuzey yarım kürenin kabaca %24’ü permafrost özelliğe sahip. Kesin olmak için en az iki yıl boyunca tüm yıl boyunca donmuş haldeki toprak için bu ifade kullanılıyor.

  • Adidas Zx 500 Donna
  • Güney yarım kürede de aslında permafrost mevcut ancak komple buzulla kaplı Antartika için bu ifade kullanılmıyor. Bu sebeple güney yarım kürede yüz ölçüm olarak oldukça az bir alan bu özellikte. İyi de bize ne, donmuş işte toprak diyebilirsiniz. Ancak iklim değişikliği kaynaklı sorunların bir başkasıyla (belki de en kritik olanıyla) karşı karşıyayız. Bu permafrost eriyor ve yapısında yüksek miktarda karbon ve metan bulundurduğu kesin.

    Erime başlıyor

    Başlık yanıltmasın erime çoktan başladı. Fakat biz tüm insanlık olarak bunu yeni yeni anlayabiliyoruz. Mesela permafrostta tahmin edilen ölçeklerde bir çözülmenin yüzyıllar sürmesi gerekiyordu. O da çözülmeye sebep olacak şartları doğa var ederse. Ancak IPCC verilerine göre 21. yüzyılın ortalarında permafrost %20-%35 oranında çözülmüş olacak. Birleşmiş Milletler İklim Programına göre 2080 yılına gelindiğinde %30-%50 arasında çözülme yaşanıyor olacak. Yaşanıyor diyorum çünkü bu bölge sürekli olarak çözülüp tekrar donacak. Çözülmenin asıl sebeplerinden biri ise iklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve buna bağlı olarak yıl boyunca dondurucu günlerin azalmış olması. Son yıllarda Kanada’da çözülme vakaları öylesine normal bir hal almış durumda ki ancak ne kadar büyük oldukları haber olabiliyor. Bu kış yayınlanan şu haberde kimse çözülmenin kışın gerçekleşmesine şaşırmamış durumda farkındaysanız. Permafrost içerisinde yüksek miktarda organik materyal ve dünya karbonunun üçte birinin gömülü olduğu tahmin ediliyor. Çözülme ve havanın ısınması organik materyalin ortaya çıkmasına ve çürükçül bakterilerce ayrıştırılmasına ortam sağlıyor. Normal şartlarda çok yavaş gerçekleşecek bu süreçten ötürü bazı uzmanlar 2020’li yıllarda kuzey kutup dairesinin bir karbon yutağı olmaktan karbon kaynağına dönüşme ihtimalinin güçlü olduğuna inanıyorlar. Bu durum turbalık alanlar için de geçerli. Yakın zamandaki bir araştırmanın gösterdiği üzere gelecek on yıllar içerisinde gerçekleşebilecek 1 °C’lik artış yılda 38 ila 100 milyon ton karbonun turbalık alanlardan atmosfere salınmasına sebep olabilecek. Karbon tabii ki işin bir yönü. adidas y3 pas cher Diğer ve daha korkutucu kısmı ise permafrost içerisine gömülü olan metan. Metan 20 ila 25 kat daha yüksek karbondioksit eşleniği sera gazı etkisine sahiptir. Bilim insanlarının hesapları bu permafrost içine gömülü metan miktarı konusunda farklı sonuçlara ulaşmakta, sonuçlar 7,5 ila 400 milyar ton karbondioksit eşleniği sera gazı arasında değişmektedir. Ayrıca 2006 tarihli bir çalışmaya göre buzul göllerinde beklenenin beş katına kadar metan salınımı gözleniyor. Konunun bizim açımızdan tekrar gündeme gelmesi ise New York Times’ın 23.08.2017 tarihli haberi. Bilim insanlarının keşfettiğine göre Alaska’nın permafrostu beklenden iki kat hızla çözülüyor. Ortaya çıkacak karbondioksit eşleniği sera gazının ise gelecek birkaç yüzyıl boyunca küresel sıcaklığı en az 0,94 °C arttırması bekleniyor. Canotta Phoenix Suns Sonuç olarak ne kadar karbon gömülü dersiniz permafrost ve çevresinde. Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezine göre 1,4 gigaton. Bu değer atmosferde hali hazırda bulunan karbondan kat ve kat fazla. Tüm bu veriler ışığında permafrost ve onun çözülmesi konusuna rahatlıkla saatli bomba benzetmesi yapılabilir. Bunun sebebi bilim insanlarının iddia ettikleri iklim değişikliğinin tepe noktası konusu. Duyunca iddia sizin için iddia olmaktan çıkacak artık. İddia şu ki, gezegeni yeteri kadar ısıtırsak permafrostun çözülmesi, buzulların erimesi, okyanusların asitlenmesi ve diğer birçok iklim değişikliği fenomeni artık insan etkisine ihtiyaç duymaksızın hızlanarak ve katlanarak artacak. O durumda artık karbon salmayı bırakmışız, bırakmamışız beyhude.

    Yeteri kadar korkmadınız mı?

    Bunlar küresel iklim değişikliği konusunda kötü haberlerdi. Rashad Jennings Özellikle dünyanın Harvey kasırgasına şaşırdığı (biz pek şaşırmadık) ve İrma kasırgasından korktuğu (biz dehşete düştük) bir zamanda. Daha korkutucu olan başka konu ise permafrostun çözülmesi ile ortaya çıkan hastalıklar. Permafrost karbon ve metan yanında milyonlarca yıllık organik mataryal ve yüksek miktarda ölü canlı da barındırmakta. new balance 1400 femme Bunlar arasında insanların henüz tanışmadığı virüsler ve mikro organizmaların olduğunu iddia etmek yanlış olmayacaktır. nike free run 2.0 homme Bunun kayıtlara geçen bir örneği Sibirya’da Yamal yarımadasında 2016 Ağustos ayında ölen 12 yaşındaki çocuktur. Aynı olayda en az 20 kişi daha hastaneye kaldırılmış ve hepsine de Antrax’a teşhisi konulmuş. Teoriye göre bir ren geyiği en az 75 yıl önce Antrax’tan ölmüş ve permafrost içine gömülmüş. 2016 yılında kayıtlara göre yaklaşık 2,000 ren geyiği daha enfekte olmuş ve sonuç olarak hastalık bir miktar insana da buluşmayı başarmıştı. Boris Revich ve Marina Podolnaya’nın 2011 tarihli çalışmaları bu ihtimali daha net bir şekilde ortaya koymakta. Çalışmalarına göre eski salgın hastalıklar, özellikle 18. Adidas ZX 750 Heren ve 19. yüzyılın salgınlarında ölen kurbanların gömüldüğü eski mezarlıklar ölümcül salgınların yeni kaynakları olabilirler. Örneğin bilim insanları Alaska permafrostu içerisinde İspanyol nezlesinin RNA parçalarını keşfetmişlerdi. 2014 yılında yapılmış başka bir çalışma ise Sibirya’da keşfedilmiş ve 30,000 yıldır permafrost içerisidne 30-35 metre derinlikte donmuş halde bulunan Pithovirus sibericum ve Mollivirus sibericum virüsleri. Bilim dünyası bu tür virüslere süper virüs diyorlar çünkü sıradan mikroskoplarla bile görülebilicek kadar büyükler. Konuya dönersek virüsler ortam sıcaklığında derhal aktif ve bulaşıcı hale geçmişler. Şanslıyız ki bu virüsler sadece tek hücreli canlılara bulaşıyorlar. Konuyu herkesin anladığınu düşünüyorum. Daha derli toplu ve yazının bu bölümünün büyük kısmı için kullanılan bir kaynak olarak BBC haberi önerebilirim.

    Başka ilginç sonuçlar da var

    Yani en azından bana ilginç tabii, yerel halkın çok korktuğu kesin. Batagaika krateri ilk kez 25 yıl önce ortaya çıkmış. Yerel halkın inandığına göre bölgedeki ağaçları 1980’ler ve 1990’lar boyunca kesince krater ortaya çıkmış. Bir çeşit cezalandırıldıklarını düşünüyorlar. Bu sebeple ‘Cehenneme Açılan Kapı‘ olarak da isimlendirilmiş. Bilim insanlarına göre bir konuda haklılar, toprağın serin kalmasını sağlayan yalıtıcı bitki örtüsünü kaldırınca permafrostun çözülmesi başlamış. Ancak bu bölgede çözülme o kadar hızla yaşanıyor ki 25 yıl kadar bir sürede krater 90 metre derinleşmiş ve her yıl 20 metre genişlemeye devam ediyor. Ve kraterin altında daha metrelerce permafrost olduğu düşünülüyor. Çözülme devam ettikçe ortaya çıkan hayvan iskeletleri de cabası. Tabii hayvan demişken, bulunan en korunmuş mamutlar hep Sibirya permafrostundan çıktılar. Bedenleri gerçek tüyleriyle kaplı olarak bulunan bu hayvanları ilk gördüğüm zaman hayretler içinde kaldığımı hatırlıyorum. Ama bilim bu tabii boş durmayarak hayvanları diriltme planlarına girmiş durumda. adidas superstar 2 uomo Konuya çok girmeden yine hayretler içinde olduğumu belirterek yazıyı bitireyim. İnsan türü kendi yok oluşuna doğru hızla giderken, zaten yok olmuş bir türü yeniden yok olmaya davet ediyor gibi hissediyor ve anlıyorum.