Köşe YazılarıUncategorized

[İklim İçin] Harvey Kasırgası’nın da mı suçlusu biziz?

Merhaba sevgili Yeşil Gazete’nin tatilde bile iklim değişikliğini takip eden canım okuyucuları,

10 günlük tatiliniz nasıl gidiyor? Ben proje raporlaması yapıyorum, almayayım teşekkürler. Yine de hiç kıskanmıyorum tatilinizi biliyor musunuz? Kamu çalışanlarının uzun tatilleri milletin gözüne batıyor ve çemkiriyorlar ya, hiç anlamıyorum. Kendi patronuna daha fazla izin için çemkireceğine daha fazla izin yapan emekçilere çemkiriyor. Türkiye’de herkes sefillikte eşitlik istiyor yemin ediyorum.

Ben zaten Kurban Bayramlarında hiç tatile çıkmam çünkü bildiğiniz gibi her kurban bayramında sokaklara akan kanı temizlemek için yağmur yağar o yüzden (işte bilimin gücü-buraya referans gelecek)

***

25 Ağustos Cuma günü 2004’ten beri ilk defa Kategori 4 olarak sınıflandırılan bir kasırga, kasırga Harvey, Texas’ın güneydoğusunu vurdu. Kasırgalar neyse ki pek aşina olmadığımız doğa olayları olduğu için minik bir bilgi verelim, kasırgaların şiddeti arttıkça kategori numarası artıyor:

Kategori 4 bir kasırganın rüzgar hızı saatte 200 ila 250 km’yi bulur.

Peki bu kasırgaların isimleri niye ve nasıl veriliyor? Kasırgaların isimlerinin olması insanların hatırında kalması ve iletişimin kolaylaştırılması için kritik. Tropik siklonlar tropik fırtınalara doğru evrildiğinde ABD Ulusal Kasırga Merkezi’nce bir isim verilir. Eğer tropik fırtına kasırgaya dönüşürse bu isim kullanılmaya devam eder. Bu isimleri veren şanslı kişiler kim ve bu iş için ne kadar zaman harcıyorlar diye merak ediyorsanız şu şekilde, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün uluslararası komitesi 21 isimden oluşan altı adet liste oluşturuyor, böylelikle altı kasırga dönemi için isimler bulunmuş oluyor. Altı sene sonra listeler geri dönüştürülüyor yani isimlerin pek çoğu tekrar kullanılıyor – ancak bir farkla: ölüme neden olan ya da çok büyük maddi hasar veren yıkıcı fırtınaların isimleri emekliye ayrılıyor. Bu isimler bir daha kullanılmamak üzere listeden çıkarılıyor ve yerine yeni isimler geliyor.

Kasırga Harvey daha karayı vurmadan isminin emekliye ayrılacağı belli olan kasırgalardan biri.

İlginç feminist bilgi: 1979’a kadar kasırgalara sadece kadın isimleri verildiğini biliyor muydunuz? Bunda eski denizcilik geleneklerine göre denizi kadın olarak tanımlamanın da etkisi olduğu düşünülüyor. George R. Stewart’ın yazdığı Storm (Fırtına) kitabı ise başka bir açıklama getiriyor. 1941 yılında yazılmış kitaba göre ordu ve bahriye meteorolojistleri kasırgalara evde kendilerini bekleyen sevgililerinin adlarını veriyorlardı. 1970’lerde kadınlar meteoroloji çalışmaya başlayınca fırtınalara kadın ismi vermenin ne kadar cinsiyetçi olduğunu dile getirmeye başladılar. Olay sadece fırtınaların isimleri değildi ama bu fırtınaların isimleri meteoroloji haberlerinde cinsiyetçi bir dili beraberinde getiriyordu.

Tabii erkekler bu işe çok alındılar. 1977’de yayınlanan bir makale erkek isimli bir kasırganının bir örneğin Carla Kasırgası kadar mutlak tehlikeyi çağrıştırmayacağını ve insanların yeterli önlemi almasına engel olacağını iddia ediyordu. Temmuz 1979’da ilk erkek isimli fırtına “Bob” ortaya çıkınca köşe yazarı Joe Dogett şöyle yazdı: “Bu fırtınaların isimlendirilme ihanetinden sonra şahsen hakarete uğradım ve gücendim. Barbara, Brenda yada Betsy yerine Bob ismi vermek 70’leri boğan karaktersizliğin tipik bir örneği.”

***

Harvey Kasırgasına dönersek, durum gerçekten felaket. ABD’nin en büyük dördüncü şehrini vuran kasırga şimdilik 5 kişinin ölümüne neden oldu. Kasırga hızını yavaşlattıktan sonra ardından gelen yağmur bir senelik yağış miktarını bir günde bıraktı. ABD Ulusal Kasırga Merkezi düşen yağmur miktarının 120cm’i geçebileceğini söylerken ABD tarihinin en aşırı yağış olayı olabileceğini belirtti. Sel felaketinin haftanın sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Fırtınanın 30,000 kişiyi evsiz bırakacağı tahmin ediliyor.

Federal Afet ve Acil Durum Yönetim Ajansı William Long, “Böyle bir olaya daha önce tanık olmadık. Böyle bir şeyi önceden tahmin edemezsiniz. Böyle bir şeyi önceden tahmin etmeyi hayal bile edemezsiniz.” dedi. Fırtına öncesinde şehrin niye tahliye edilmediğine ise Houston valisi Slyvester Turner 6.5 milyon insanı yola dökemezsiniz diye cevap verdi. Houston ve çevresinde insanlara evlerinin çatılarına çıkmaları ve ölüm kalım meselesi olmadıkça 911’i meşgul etmemeleri söyleniyor. Şu ana kadar binlerce personel, 20 helikopter ve 60 tekne tahsis edilmesine rağmen arama kurtarma çalışmaları yeterli olmadığı için komşu komşuya yardım ediyor.

Harvey 2005’de Wilma’dan sonra ABD’yi vuran ilk Kategori 3 ve daha üstü fırtına özelliğini taşıyor. Bundan tam 12 sene önce, 23 Ağustos 2005’te New Orleans’ı vuran Katrina kasırgası 1800 kişinin ölümüne neden olmuştu ve 108 milyar dolarlık maddi hasar yaratmıştı. William Long Harvey kasırgası yeni bir Katrina mı sorusuna “Şu an söylemek zor, bu inanılmaz derecede olağandışı bir olay” diye cevap verdi.

Ulusal Hava Ajansı ise “120cm’e varan yerel yağışlar Texas tarihinin tüm rekorlarını geçecek. Bu yağışın yoğunluğu ve derinliği daha önce deneyimlediğimiz her şeyin ötesinde. Ölümcül seller gelmek üzere ve birkaç gün boyunca devam etmesini bekliyoruz” dedi. Herhalde bundan daha açık bir felaket uyarısı olamaz.

Gelelim can alıcı soruya: “Harvey Kasırgası’na iklim değişikliği mi neden oldu?”

Geçen haftaki yazıda da bahsetmiştim – tekil hava olayları iklim değişikliğine bağlanabilir mi? Harvey kasırgasının nedeninin iklim değişikliği olup olmadığını yapılacak bilimsel araştırmalar belirleyecek. Ancak, şu an bilim insanları Harvey kasırgasının ve dünya üzerindeki diğer tropik fırtınaların örneğinde görüldüğü gibi iklim değişikliğinin kötü bir durumu felakete sürükleyebileceğini söylüyorlar.

Peki ama nasıl?

Küresel ısınma ile kasırganın kuvveti arasındaki ilişki bariz olmayabilir. İklim değişikliği metan ve karbondioksit gibi sera gazlarının atmosfere salımı nedeniyle olur. Bu gazlar güneş ışınlarının uzaya geri yansımasına engel olurken gezegendeki ısıyı içeride tutar ve de dünyada hava sıcaklığının artmasına neden olur.

Isınan hava buharlaşmanın daha hızlı olmasına, o da atmosferde daha fazla neme neden olur. Hava ısındıkça bu sıcaklığını bir kısmı okyanuslar tarafından emilir bu da denizin üst katmanlarında sıcaklıkların artmasına neden olur.
ABD Ulusal Atmosferik Araştırmalar Merkezi’nde kıdemli bilim insanı Kevin Trenberth okyanus sıcaklığının fırtınaların daha yoğun, daha büyük daha uzun süreli ve daha çok yağışlı olmasına neden olduğunu söylüyor. Harvey’i bu kadar olağan dışı yapan şeylerden bir tanesi de kasırga karaya vurana kadar giderek şiddetlenmesi. Meksika Körfezi’nin 30 yıllık veri tarihine göre Florida’nın batısına düşen hiçbir fırtına karaya vurmasından önceki son 12 saatte şiddetlenmedi.Peki fırtınalar normalde niye zayıflar ve Harvey niye zayıflamadı? Kasırgalar sıcak okyanus yüzeyinden beslenir. Büyüdükçe kuvvetli rüzgarları deniz suyunu alır, okyanusu karıştırarak sıcak suları yüzeyin altına iterken yeni, soğuk suları yüzeye çıkarır – bu da enerjiyi emer ve fırtınayı zayıflatır. Harvey vakasında ise kasırga 100 hatta 200 metre derinden suyu yüzeye çıkarsa bile o su hala sıcaktı, yani kasırga büyümeye ve şiddetlenmeye devam etti.

Ünlü iklim bilimci Michael Mann de “İklim değişikliği Harvey kasırgasını daha ölümcül hale getirdi” diyor.

Geçen hafta hem Yeşil Gazete hem İklim İçin programında da bahsettiğimiz, ABD’nin dört senede bir yayınladığı Ulusal İklim Değerlendirme Raporu’nun Trump’ın sansüründen korkulduğu için erkenden sızdırılan taslak versiyonuna göre 1970’lerden beri Kuzey Atlantik’te görülen kasırga olaylarının gözlemlenen artış trendi %50 ihtimalle insan faaliyetleri yüzünden.

İklim değişikliğini azaltmamak Harvey kasırgasını daha güçlü kıldığı gibi iklim değişikliğine uyum sağlamamak da Harvey kasırgasını daha ölümcül yapıyor.Houston deniz seviyesinde bir yerleşim yeri. Otoyollar fiilen sel yönlendirme sistemi olarak kullanılıyor. Bu otoyollar 100 yılda bir gelecek selleri yönetebilir, ama Harvey kasırgası bizi gösterdi ki 100 yılda bir gelecek selleri belirleyen şartları aşalı çok oldu. Sular otoyollardan taştığı zaman yerleşim yerlerine geliyor ve evler su altında kalıyor.Uzmanlar Houston’ın son dönemlerdeki inşaat furyasının varolan sorunu arttırdığını söylüyor. Son 25 yılda şehirin sulak alanlarının sayısı %50 azaldı. Kendi şehirlerimizdeki deneyimlerimizden de bildiğimiz gibi beton pek su tutmuyor.Son 30 yılda 25cm’den daha fazla yağışın ölçüldüğü olayların iki katına çıktığını ve de 1950’lere oranla %156 daha ağır yağışların görüldüğü bir şehir için iklim değişikliğine uyum birincil kentleşme politikası olması gerekiyor.Sonuç olarak, Harvey kasırgası o kadar ekstrem ki Ulusal Meteoroloji Ajansı düşen yağışı doğru haritalandırabilmek için grafiklerindeki renk skalasını güncellemek zorunda kaldı.