Munzur Çevre Derneği: Dersim’de orman yangınlarını dayanışma ile durduralım!

Dersim’de üç gündür devam eden orman yangınına ‘özel güvenlik bölgesi’ olduğu gerekçesiyle müdahale edilmediği iddia ediliyor.

Yangının bölgede yaşanan çatışma sonucu başladığı ve üç gündür devam ettiği ifade ediliyor. Sosyal medya kullanıcıları da bugün #DersimYanıyor etiketiyle, bölgeden yapılan paylaşımlar da yangına dikkat çekildi.

Konuya dair yaptıkları basın açıklamasında, “Dersim’de askeri operasyonlarla birlikte başlayan yangın Kırmızı Dağ, Kutu Deresi, Zergovit, Güleç, Geyik Suyu ve Marçik mevkiinde büyüyerek devam ediyor” bilgisini paylaşan Munzur Çevre Derneği, Dersim’de orman yangınlarını dayanışma ile durduralım! çağrısında bulundu.

Munzur Çevre Derneği’nin açıklamasının tam metni şu şekilde:

“Dersim’de orman yangınlarını dayanışma ile durduralım! Dersim’de askeri operasyonlarla birlikte başlayan yangın Kırmızı Dağ, Kutu Deresi, Zergovit, Güleç, Geyik Suyu ve Marçik mevkiinde büyüyerek devam ediyor. Sözde “güvenlik” gerekçesi ile ve halkın “huzuru” için başlatılan operasyonlarda Dersim halkının yaşam alanları bir bir yok edilirken, bu yangına müdahale edecek olan halka yönelik ise vur emri verildi.

Hiç yabancı gelmeyen bu kanlı devlet geleneği ile Dersim halkı 1938 yılında tanışmış ve o gün buyana da bu saldırılara sistematik bir şekilde maruz kalmıştır. Devletin 1938’de Dersim’de başlattığı soykırım da, bu dağlar Dersimli halkın kanları ile sulanmış ve nice katliamlara. direnişlere tanıklık etmiştir. Dünden bugüne devlet kan ve zulümle bir tarih yazarken bu dağlarda, halk ise bir direniş destanı yazmış ve yazmaya da devam ediyor.

Geçmişin silinmesine ve geleceğimizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz!

Dersim coğrafyasına yönelik askeri operasyonlarla devam eden bu saldırının altında egemenlerin birçok planı ve projesi de yer almaktadır. 38’de soykırımla Dersim halkını ve kültürünü yok edemeyenler, Dersim’i sular altında bırakacak HES projelerini hayata bu şekilde geçirerek amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Ormanları, meraları, yaylaları ve köyleri doğrudan yok edemedikleri için OHAL ve “terör” bahanesiyle havadan yakarak, yıkarak ranta hazır hale getirmekteler. Bu sene Dersim Halk Festivali’nin yasaklanması, köylerin 38 ve 90’lı yıllarında olduğu gibi tekrardan boşaltılması…

Açıkçası bu saldırılar doğrudan planlı ve projeli gerçekleştiriliyor. Tıpkı Sur ve Cizre gibi Kürt kentlerini yıktıktan sonra TOKİ’yi direk oralarda aktif hale getirdikleri gibi. Bu saldırılar geçmişimizi silme geleceğimizi yok etmeye yönelik saldırılardır. Geçmişimiz ise koskoca bir halkın kan ve can pahasına ördüğü direnişler ve kazanımlarla doludur. Bir kez daha yinelemekte fayda var; Ne geçmişimizi unutacağız, ne de geleceğimizden vaz geçeceğiz…

Doğanın da insanlığın da özgürlüğü mücadele, direniş ve dayanışma ile gelecek!

Bugün saldırı altında olan sadece Dersim coğrafyası ve Kürt kentleri de değil. Yaşadığımız toprakların dört bir yanı betonlaşma ve kimyasal bomba tehlikesi altında. Her gün gazetelerden ve sosyal medya kanallarından bir yerlerde halkın HES’lere, AVM’lere, Nükleer Santrallere ve betondan kent yaratma girişimlerine karşı başlattığı direnişlere şahitlik ediyor ya da bir parçası oluyoruz. Bugün Dersim’de hava saldırısı sonucu çıkarılan yangının bahanesi “terörle mücadele” iken, yarın Karadeniz’de gerçekleşecek orman talanlarının ya da yangınlarının bahanesi bir başka şey olacak.

Kısacası Dersim’de hava saldırısı ile yakılan, Karadeniz’de iş makineleri ile yerle bir edilen ormanların da, yaşam alanları için direnen biz halkın da tek kurtuluşu ortak mücadele hattını örmekten ve bu mücadeleyi büyütmekten geçmektedir. Tüm üyelerimizi ve dostlarımızı bulunduğu yerden bu yangına ses çıkarmaya, mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

Dersim’den kanlı ellerinizi çekin!

Ranta-talana geçit vermeyeceğiz!

Munzur Çevre Derneği (MÇD)

 

(Yeşil Gazete)

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page