[İklim İçin] Bu hafta havanızı nasıl alırdınız?

Çok çaktırmasam da her hafta Salı günü saat 10.00’da Açık Radyo’da İklim İçin adlı bir programı Ömer Madra ile birlikte hazırlayıp sunuyoruz. Bilmiyorsanız da lütfen bilin, mesela eski programlarımızı dinlemekle işe başlayabilirsiniz.

Normalde her hafta programdan önce Yeşil Gazete’ye İklim İçin köşesini hazırlıyordum. Aslında sizin için değil, kendim için. Programda söyleyeceğim şeyleri önceden yazınca konuşurken daha az tekliyorum. Kontrol ettim de son yazıyı 17 Temmuz 2017’de yazmışım. Sevgili editörümüz Alper Tolga Akkuş’un da dediği gibi, Özgecan bu ay yazdığın yazıları listeliyorum: ……

Bu durumun çok geçerli bir açıklaması var. İnanmazsınız ama beş yıllık çalışma hayatımda işten kaytarmak için uydurduğum tüm yalanların hepsi son bir ay içinde başıma geldi. Ayağımı balık soktu, evime hırsız girdi, çamaşır makinam bozuldu ve evimi su bastı ki sonra o evden de kovuldum falan. Gerçekten şu son bir ayda başıma gelen en “şanslı” şey geçen hafta yağan doluda evimin camlarının kırılmaması derdim eğer ayağımdaki balık sokuğu sokaktan dolup taşan boklu suların ayağıma tezahür etmesiyle enfeksiyon kapmamış olsaydı.

Pek çok kez bu yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturup Yeşil Gazete serverlarına sayısız taslak kaydettim. Genelde hepsi havalarla ilgili.

10 Temmuz 2017: ÇOK SICAK!

17 Temmuz 2017:  Yüzerek radyoya gittiğim gün

24 Temmuz 2017: ÇOK SICAK!

31 Temmuz 2017: Allah belamızı verdi (nam-ı diğer dolu felaketi)

ve gelelim bu haftaya:

07 Ağustos 2017: ÇOK SICAK!

Bir ay içinde dört mevsim yaşadığımızın farkında mısınız? İstanbullular olarak birer hafta arayla evimizi su bastığının farkında mısınız? 1 Mayıs günü Taksim’de nöbet tutan polis gibi gökyüzünün nöbetini tutuyorum. Resmen travma oldu, ikiden fazla bulutu yan yana gördüğümde gökyüzüne cop sallayarak ayırasım geliyor.

Sıcak havalara geri dönelim, Avrupa kıtasında 11 ülke sıcak hava alarmı verdi. İtalya, İsviçre, Macaristan, Polonya, Romanya, Bosna, Hırvatistan ve Sırbistan kırmızı alarmda, İspanya ve Fransa’nın güneyi de tetikte. 2003’ten sonraki en uzun süreli sıcak hava dalgası bölgeyi vururken sıcaklıkların 40C’yi aşması bekleniyor. İnsanlara uzun seyahatlere çıkmamaları, kapalı alanlarda kalmaları ve tedbirli olmaları yönünde uyarılar yapılıyor. Avrupa’nın rekor kıran meşhur 2003 sıcak hava dalgası 20,000’den fazla ölüme neden olmuştu. Öyle ki Fransa’da soğuk zincir kamyonları geçici morglar olarak kullanılmıştı.

Avrupa kıtasındaki aşırı sıcaklıklar yüzünden İtalya’nın Roma şehrinde su sıkıntısı baş göstermiş, Romalıların günde 8 saat suları kesilmeye başlamıştı. Roma şehriyle dayanışma için Vatikan da 25 Temmuz’da 100’den fazla çeşmenin sularını keseceğini açıklamıştı. Kuraklık sadece Roma’yı ve Vatikan’ı değil, İtalyan çiftçileri de vurdu. Çiftçiler birliğindne yapılan açıklamaya göre bu sıcak hava dalgasının İtalyan tarımına zararı en az 2milyar€ oldu.

“Lucifer” (Şeytanın bir diğer adı) denilen sıcak hava dalgasının yangınları tetiklemesinden endişe ediliyor. Yaz sezonunun başında, Haziran ayında Portekiz’deki yangınlar 60’dan fazla kişinin ölümüne neden olmuştu. Bilim insanlarının araştırmaları gösteriyor ki “Uzun ya da hatta kısa süreli kuraklıklarla sıcak havalar eklendiği zaman orman yangınları daha sık görülüyor.” ABD için yapılan bilimsel araştırmalar 70ler ve 80lere göre orman yangınlarının beş kat daha yaygın olduğunu, öncekinden altı kat daha geniş bir alanda etkili olduğunu ve de beş kat daha uzun sürdüğünü gösteriyor.

Avrupa kıtasındaki yangınları interaktif olarak izlemeyi sağlayan haritaya linkten ulaşabilirsiniz.

Bir başka araştırmaya göre de 2071 ve 2100 yılları arasında aşırı sıcaklar senede 152,000 kişinin ölümüne neden olabilirmiş. Avrupa Komisyonu’nun yaptığı araştırmaya göre seragazı emisyonlarını azaltmak ve aşırı hava olaylarının etkisine uyum sağlamak için hiçbir şey yapılmazsa:

  • Aşırı hava olayları kaynaklı ölümler 1981 ve 2010 yılları arasında senede 3,000’ken, 2071 ve 2100 yılları arasında senede 152,000’i bulabilir
  • Avrupa’da 2100 yılında her üç kişiden biri felaketlerden etkilenmiş olacak
  • Kıyı şeritlerindeki seller yüzünden bu yüzyılın başında senede altı olan ölüm oranı yüzyılın sonunda 233’ü bulabilecek.

Peki ya Asya?

Science Advances dergisinde yayınlanan makaleye göre pek çok meteoroloji istasyonu hava ısısını iki tür termometre ile ölçüyor: kuru termometre ve yaş termometre. Vücut içi normal ısı 37C’yken derimiz genelde 35C’dir ve aradaki ısı farkı terleme yoluyla ısımızı yaymamızı sağlar. Eğer ortamdaki yaş termometre 35C’yi veya daha yükseğini gösterirse vücudumuzun ısı kaybetme yetisi yok olurken en sağlıklı kişi bile altı saat içinde ölebilir.

İnsan yaşamının sürebilmesi için 35C üst limit olarak gösterilirken, 31C bile pek çok insan için çok tehlikeli addediliyor. Dünyada ölçülmüş yaş termometre sıcaklıkları nadiren 31C’yi geçti. 2015 senesinde Iran’da 35C’ye yakın bir sıcaklık ölçüldü ve o yaz sıcak hava dalgası Hindistan ve Pakistan’da 3,500 kişiyi öldürdü.

Bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre yüksek emisyonlu bir gelecek projeksiyonunda dünya nüfusunun %30’unun yaşadığı Güney Asya bölgesi ortalama olarak yaş termometre sıcaklığında 31C ve üzerinde yaşayacaklar. Eğer Paris İklim Anlaşması’nda söz verildiği gibi küresel ısınma 2C’yi aşmazsa 31C nemli havaya maruz kalacak dünya nüfusu oranı %2’ye iniyor.

Peki ya Paris Anlaşması? Peki ya 2C?

Yapılan araştırmalara göre gezegenimizin küresel ısınmayı bu yüzyılın sonunda 2C ile sınırlandırması için sadece %5 şansımız kaldı. Küresel ekonomi, emisyon ve nüfus artışı trendleri Paris İklim Anlaşması’nda belirlenen 2C’lik küresel ısınma hedefinin aşağısında kalmanın çok zor olacağını gösteriyor.

 

Küresel trend demişken, ayağını yorganına göre uzat deyimin küresel versiyonu “Earth Overshoot Day” geçen hafta kutlandı. Gezegenimizin bir sene için üretebildiği, bir senede yenileyebildiği kaynakların hepsini bir sene dolmadan tükettiğimiz gün anlamına gelen Earth Overshoot Day 2 Ağustos 2017 günü gerçekleşti. Bu sene gezegenin doğal kaynaklarının %170’ini kullanıyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de Earth Overshoot Day daha erken geldi, geçen sene gezegenin biokapasiyesinin %144’ünü kullanmıştık.

Programı kapatırken son kez bir dönüp Türkiye’ye bakmak isterim. Malumunuz, hava çok sıcak. Hava aşırı sıcak. Hava anormal sıcak. İnsan merak ediyor, niye yetkililer hiçbir uyarı yapmıyorlar? Niye yetkililer sel felaketinden önce hiçbir uyarı yapmıyorlar? Niye yetkililer Türkiye nüfusunun %20’sinin yaşadığı İstanbul’u ezip geçen bu sıcak hava dalgasına karşı hiçbir uyarı yapmıyorlar? Böyle daha mı serin oluyor?

2017 yılı Temmuz ayı ortalama sıcaklıkları Türkiye uzun yıllar ortalama sıcaklık normallerinin 1.4C üzerinde gerçekleşti. Uzun yıllar Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 24.6°C iken 2017 Temmuz ayı 26.0°C olarak gerçekleşti.

Kimse uyarmıyor ama biz uyaralım, bu hafta çok sıcak, sıcak daha da sıcak olacak.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page