Gertrude Durusoy’un ardından

Yazar, çevirmen ve akademisyen Gertrude Durusoy geçen hafta aramızdan ayrıldı.

Prof. Dr. Gertrude Durusoy İtalya’dan şovalye nişanı alırken

Dünya edebiyatını takip edenlerin oyun, roman ve özellikle de Ahmet Necdet ile birlikte yaptığı şiir çevirilerinden tanıdığı Gertrude Durusoy uzun süre Ege Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra birkaç yıl önce emekli olmuştu.

Önceki günlerde geçirdiği bir kırık ameliyatı sonrası gelişen beklenmedik bir komplikasyon nedeniyle geçen hafta 31 Temmuz günü 74 yaşında hayata veda eden Prof. Dr. Gertrude Durusoy, Alman edebiyatının yanı sıra Slav dilleri edebiyatı uzmanıydı. Durusoy 9 dil biliyordu.

Gertrude Durusoy, Cuma günü San Rosario Alsancak Katolik kilisesinde yapılan cenaze töreninin ardından Karşıyaka Soğukkuyu Hıristiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Gertrude Marie, İkinci Dünya Savaşı sırasında Bohemya’da, Sosen köyünde dünyaya gelmişti. Felemenk olan babası savaşta esir düşerek bu köye gönderilmiş ve köyde tanıştığı eşiyle aşklarının sonucunda Gertrude doğmuştu. Çok dilli bir şekilde büyüyen Gertrude, 9 yaşında babasının savaş sonrasında Fransa topraklarında kalan köyüne gelene dek Rusça dahil 3 dil konuşuyordu. Yatılı okulda Fransızca’nın yanısıra İngilizce ve Latince öğrenen Gertrude Marie, Lille Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı okurken seçmeli olarak İtalyanca ve Çekçe ile aynı yıllarda İspanyolca öğrendi.

Gertrude Durusoy Fransa’dan liyakat nişanı alırken

Üniversitenin son sınıfında değişim öğrencisi olarak Almanya’nın Münster kentine gittiğinde Spor Hekimliği ihtisası yapan Fikret Durusoy‘la tanışan ve 1965’de Münster’de evlenen Gertrude Durusoy 1967’de Türkiye’ye geldi ve 1971’de Hacettepe Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Gertrude Durusoy bu arada 1974’de Aix-Marseille Üniversitesi’nden doktora derecesini aldı.  Çiftin İzmir’e taşınmasının ardından 1981’de doçent olan Gertrude Durusoy Ege Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde çalışmaya başladı. Eşi Prof. Dr. Fikret Durusoy ise aynı üniversitede Spor Hekimliği bölümünde görev yapmış ve 2014’de aramızdan ayrılmıştır.

Gertrude Durusoy’un Ege Üniversitesi’nde tanıştığı şair ve çevirmen Ahmet Necdet ile birlikte Alman, Rus ve Fransız şairlerinden, özellikle Paul Celan, Georg Trakl, Andrei Voznesenski, Louis Aragon ve Guillaume Appolinaiere‘den yaptığı çok sayıda şiir çevirisinin yanı sıra, Elias Canetti, Hermann Broch gibi yazarlardan yaptığı roman ve oyun çevirileri bulunuyordu. Durusoy, Ferit Edgü, Güngör Dilmen, Halikarnas Balıkçısı, Ülgür Önen, Cemil Toksöz, Şadan Gökovalı, Emine Işınsu gibi yazarların eserlerini de Almanca ve Fransızca’ya çevirmişti.

Fransa’dan 2005’de Legion d’Honneur, İtalya’dan 2007’de Dayanışma Yıldızı ve Avusturya’dan yine 2007’de Altın Liyakat nişanı alan Durusoy, Ferit Edgü’nün Hakkari’de Bir Mevsim adlı eserinin çevirisiyle 1990’da Pierre-François Caillé çeviri ödülünü kazanmıştı. Durusoy’un aldığı diğer ödüller arasında 1991’de Avusturya Bilim Bakanlığı Çeviri Ödülü ve 2003-2004 Benal Nevzat Başarılı Kadın Önderi Onur Ödülü sayılabilir.

Gertrude Durusoy 1988’de profesör olmuş, Ege Üniversitesi’nde 1994-2000 arasında Alman Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı ve 2000-2006 arasında Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı olarak görev yapmıştı.

Gertrude Durusoy’un kitap olarak yayımlanan Türkçe’ye çevirileri arasında şunlar sayılabilir:

Şiir (Ahmet Necdet, ile birlikte): Paul Celan, Bademlerden Say Beni (1983), Haşhaş ve Bellek (1994), Zaman Kırmızısı Dudaklarla (1996), Dil Kafesi (1999) ve Hiçkimse’nin Gülü (2006); Guillaume Apollinaire, Dünya Gülü (1986), Alkoller (1997) ve Mirabeau Köprüsü (2004); Louis Aragon, Mutlu Aşk Yoktur (1988); Georg Trakl, Akşamları Kalbim (1991). Ayrıca (Husanov Mirbatır ve Ahmet Necdet ile) Andrei Voznesenski, Telefon Kulübesi (1997); (Gertrude Durusoy) Peter Paul Wiplinger, Yaşam Belirtisi (2000).

RomanHermann Broch, Bilinmeyen Değer (1988); Gerhard Köpf, Borges Yok (1993); Francesco Micieli, Tek Bildiğim Babamın Ellerinin Büyük Olduğu (1999); Fulvio Tomizza, Yaşamın En Güzeli (2001).

OyunHerbert Meier,  Stauffer-Bern (1981); Elias Canetti, Günleri Sayılı Olanlar (1986);  Jura Soyfer, Batık Kent Vineta ve Dünyanın Sonu (2002).

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü öğretim üyesi olan kızı Raika Durusoy, Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan ve bu yıl Ekim ayında yayımlanması beklenen Gertrude Durusoy’a armağan kitapta annesini şöyle anlatıyor: “Bir çocuk olarak arada annemin işyerine gittiğimde güzel vakit geçirdiğimi hatırlıyorum. Annemin odasında hep güzel çiçekler ve bitkiler olurdu. Aynı koridordaki meslektaşlarıyla bitki alışverişinde bulunurdu. Hatta ben onların odalarını da ziyaret ederdim, evdeki bitkileri de çoğaltır birbirimize verirdik. Annemin lisansüstü öğrencileri arada evimize gelirdi. Onlarla iyi bir iletişimi olduğunu hatırlıyorum. Çalışkandı, evde de çok çalışırdı. Bir yandan kardeşime ve bana da zaman ayırır ve iyi olanaklar sunardı. Bize ikinci ana dil olarak Fransızcayı öğrettiği, sonrasında geliştirmeme yardımcı olduğu ve başka diller de öğrenmemiz konusunda bizi teşvik edip olanak sağladığı için ona çok minnettarım.”

Edebiyat dünyasının değerli ismi Gertrude Durusoy’u Hiçkimse’nin Gülü kitabından bir Paul Celan şiiri çevirisiyle uğurlayalım:

Buz, Cennet

Bir ülke var kaybolmuş,
sazlıkta bir ay göveriyor,
ve bizimle donup kalmış,
çepçevre yanıyor ve görüyor.

Görüyor, çünkü gözleri var,
aydınlık yerküreler çoğu.
Gece, gece, küllü sular.
Görüyor, göz çocuğu.

Görüyor, görüyor, görüyoruz,
ben seni görüyorum, görüyorsun sen.
Nerdeyse dirilecek buz,
daha saati gelmeden.

Paul Celan
Hiçkimse’nin Gülü’nden
Çeviri: Gertrude Durusoy, Ahmet Necdet
Artshop, 2006

Ümit Şahin (Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page