Hafta SonuManşet

[Hayvan Deneyleri] Savaşın gizli kurbanları: Beagle ırkı köpekler – Yağmur Özgür Güven

İnsanlık tarihi boyunca, insan menfaatine küçük ya da büyük her bilimsel gelişme için mutlaka bir bedel ödenmesi gerekti. Peki bu bedeli kim ödeyecek?

[Hayvan Deneyleri] yazı dizisinde bu sorunun cevabını hep birlikte bulmaya çalışacağız

***

Hayatta kalmak için hemen her insan-dışı hayvan, diğerleriyle kendi türüne özgü bir savaş verir ancak bizim anladığımız anlamda bir savaş değildir bu. Şehirlere bombalar yağdırmaz, kasaba ve köyleri ele geçirip yakıp yıkmazlar, fiziksel güçleri ve kaçıp kurtulma dürtüleri dışında bir silahları yoktur. Fakat insanların birbirleriyle savaşabilmeleri için on yıllardır kullanılmaktadırlar.

Hayvanlar, madde bağımlılığından bulaşıcı hastalıklara, davranış araşırmalarından organ nakillerine tıbbın her alanında kullanılıyorken, 20. yüzyıldaki savaşların da etkisiyle askeri üslerdeki laboratuvarların da vazgeçilmezi oldular. Kurşun yaralanmaları, radyasyona maruz kalma, uzuv ve kan kaybı, kısacası savaşta insanların karşılaştıkları her şey. Bu çalışmaların dışında, 1950’lerden itibaren de -özellikle- ABD ve Rus Hava Kuvvetleri üslerinde uzay araştırmalarında da yaygın şekilde kullanılıyorlardı.

Haziran 1973’te, Hava Kuvvetleri’nin Aerospace Medical Research Laboratory (AMRL) toksikoloji araştırma programlarında kullanılmak üzere Beagle ırkı 200 köpek arandığına dair bir gazete ilanı yayınlanmıştı. İlanda, köpeklerin 6-8 aylık arasında ve yarısının dişi yarısının erkek olması gibi özellikler isteniyor, hayvanların küçük bir operasyonla havlamalarının geçici olarak önleneceği de yazıyordu. Beagle ilanından haberdar olan Temsilciler Meclisi Wisconsin üyesi Les Aspin, Temmuz ayında Hava Kuvvetleri’ne resmi bir yazı yazarak köpeklerin hangi çalışmalarda kullanılacağına dair bilgi ve belge istedi. Hava Kuvvetleri’nin bir Alt Komite kurarak yayınladığı rapora** göre üsteki toksikoloji tesislerinin amacı kısa ve uzun vadeli araştırma programları yürütmekti ve bu programların konuları, silah sistemleri araştırma-geliştirme-uygulamaydı. 1973 yılındaki çalışmalarda toplam 172 Beagle kullanılmıştı ve 1974 yılı için de 200 Beagle’a ihtiyaç vardı.

AMRL’de yapılan araştırmalar yedi kategoriye ayrılmıştı: malzemelerin tanımlanması (jet ve roket yakıtları), uçaklardaki toksik tehlikelerin belirlenmesi, yakıt-materyal-kimyasalların sağlık standartlarının oluşturulması, acil durum ve patlamalarda roket yakıtı ve kimyasalların mürettebat ve siviller üzerindeki etkileri, yeni kimyasalların etki mekanizmaları, çevreye zararlı materyallerin tanımlanması ve Hava Kuvvetleri operasyonları için çevresel kriterler geliştirilmesi.

Laboratuvarda iki veteriner hekim ve on teknisyen, Veteriner Tıp Bölümü Şefi’ne bağlı olarak çalışıyorlar ve her prosedürü şeflerine inceletip onaylatıyorlardı. Burada çok sayıda değişik teknik kullanılıyordu ve ekipman açısından da hayli donanımlıydı; histopatolojik incelemeler için elektron mikroskopları, diğer laboratuvarlarda da bulunan standart “Rochester” ve buraya özel “Thomas Domes” tipi inhalasyon odaları vardı.

Laboratuvarda gerçekleştirilen spesifik araştırma projelerinden biri jet yakıtları toksisitesi, diğeri de akut toksisite çalışmalarıydı. Bu çalışmalarda en sık kullanılan 4 tür fare, sıçan, köpek ile maymundu ve çalışmaların bitiminde tüm hayvanlar uygun metodlardan biriyle öldürülüyordu. (Laboratuvarlarda kullanılan hayvanların deney sonunda öldürülme yöntemleri türlere göre belirlenmiştir ve deneyle ilgili yazılı kuralları olan tüm ülkelerde kullanılan “insancıl öldürme metodları” olarak adlandırılan bu standart yöntemleri buradan görebilirsiniz: http://www.deneyehayir.org/?page_id=71 )

Kullanılacak türler, bilimsel ve ekonomik faktörlere göre belirleniyordu. Fare ve sıçanlar, toksikolojik araştırmalar için uygun ve standart hayvanlar olsa da elde edilen sonuçların kemirgenler dışındaki memelilerde de test edilmesi gerekliliği vardı ve diğer evcil memeli hayvanların fazla büyük olmasından dolayı da uygun seçenekler primatlar, köpekler ve kedilerdi.

Primatlar, çok ideal gözükse de bakımı zahmetli ve kontrol edilmeleri güçtü ve ayrıca insanlara biyokimyasal açıdan benzerlikleri düşünüldüğü kadar fazla değildi. Kediler fiziksel olarak çok uygun olsa da tüylerini temizleme davranışları nedeniyle toksik maddeleri yutuyor ve solunum toksisitesini yorumlamada karışıklık yaratıyorlardı. Tüm bu sebeplerden ötürü, en sık kullanılan memeli hayvanlar köpekler olmuştu ve bu türdeki en uygun ırk, çok fazla sağlık problemi yaşamayan ve fiziksel olarak uygun, orta büyüklükteki safkan Beagle’lardı. Toksikoloji çalışmalarının gözdesi Beagle’ların tek bir dezavantajı vardı, o da havlama ton ve volümü. Fakat bunun da çaresi bulunmuştu, operasyonla ses telinin bir parçası alındığında havlama kesiliyor ve 3-6 ay içinde kesilen dokunun yenilenmesiyle geri geliyordu. Bu işlemin adı “debarking” ya da “ses modifikasyonu” idi.

1973 ve 74 yıllarında AMRL’deki yüzlerce Beagle ırkı köpeğin bir kısmı jet yakıtı, bir kısmı da güvenlik testlerinde kullanıldılar ve aylar boyunca ne olduğunu bilmedikleri (ve asla bilemeyecekleri) toksik maddeleri zorla soludular. İnsanların kendi yarattıkları silahlardan kendilerini korumaya çalıştıkları bu çalışmaların sonunda da damar içine barbiturat enjekte edilerek öldürüldüler. Bu, onların savaşı bile değildi…

Öneri: Dünya üzerindeki araştırma laboratuvarlarıyla uzlaşı sağlayarak deneylerde kullanılan hayvanların emekli edilip gerçek birer yuvaya kavuşmasını sağlayan örgüt Beagle Freedom Project’in web sitesini, özellikle de mutlu sonları inceleyin derim: http://bfp.org/

* Kate Fowler Reeves’in 2006 basımı kitabının adıdır (Animals: The Hidden Victims of War)

** “A Review of the Toxicology Research Program of the 6570th Aerospace Medical Research Laboratory”, Air Force Base-Ohio, Haziran 1974

 

Yağmur Özgür Güven

Kategori: Hafta Sonu