Tanı, gör, ihbar et: Çocuğumuzun yanında olmamak sapığın yanında durmak demektir

‘’…Bataklık dağlara kadar uzanıyor

Kazanılan her şeye bulaşıyor, kirletiyor.

Bu pis bataklığın sularını kurutmak

Kazanılan en büyük başarı olurdu…’’

Goethe,Faust

Dava sonuçlandı… İzmir’deki köy okulunda yıllarca çocukları istismara maruz bırakan müdür A.Ş 82,5 yıl ceza aldı. Her saniyesini 82 yıl ağırlığında yaşamasını ve çocuklarımızı istismar etmeye meyil edenlerin geri durmalarını sağlayacak bir mücadeleyle sonuca ulaşıldı. Saadet öğretmen öğrencilerinin yaşadığı acıya tanık oldu, görmezden gelmedi ve gelmeyecekte. Kendisine ihbar edilmeye başlayan çocuk istismarına da kayıtsız kalmayarak dernek kurmak istedi. Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği’ni böylelikle hayata geçirdi. Yalnız başladığı bu köklü ve cesaretli direnişi kendisine destek veren insanlarla yollarını kesiştirdi. Çocuğu çaresiz bırakan ve bu çaresizliklerinden yararlanan pedofilileri gözlerinden tanımalıyız, diyor Saadet Öğretmen. Hem çocuklarımıza kendilerini korumayı öğreteceğiz hem de toplumun, devletin tüm kademelerine ulaşarak çalışmalar yapacağız. Hiçbir çocuk birbirinden din, dil, ırk ya da Doğu-Batı, Kuzey-Güney olarak ayrılmayacak.

Mersin, mücadelenin ortak zemini

UCİM, Mersin merkezli olarak kuruldu çünkü Mersin mücadelenin yükseldiği ortak bir zemin. Mersin’de yaşayan ve Saadet öğretmene istismarı ortaya çıkarmaya çabalarken yardım eden, yanında olan iş adamı Yücel Ceylan ile beraber dönüşümlerin filizlenmeye başladığı ortak bir mekan Mersin. UCİM, Türkiye’yi kapsayarak temsilciler atayacaktır. Çocuklarımızı korumak için atılan her adım üzülmekten öteye geçerek çözüm odaklı çalışmalara dönüşecek. Bu satırları yazarken aynı zamanda bir çocuğun istismara uğradığı gerçeği ile yüz yüze gelmeli ve harekete geçmeliyiz. ‘’Çocuk susar sen susma’’ diyoruz UCİM olarak bu yüzden. Ve, ‘’Hiçbir çocuğun rızası yoktur, bu konu burada kapanmıştır!’’

‘’Bir kerelikten bir şey olmaz’’ zihniyetleri sorunu yaratanlara cesaret vermekten öteye gitmiyor.

Neden  artık UCİM var?

Çocuk istismarını görmezden geldiğimiz sürece bunu destekliyoruz. Arno Gruen, Empatinin Yitimi kitabında: ‘’Gerçek acı karşısında kayıtsızlık ve korku, acıyı giderek daha az algılamamıza yol açıyor. Algılarımız kapanmazsa, duyarsızlaşmazsa acının varlığını görebilir, duyabiliriz ve bir şeyler yapmamız gerekir.’’ İstismar çok yakınımızda, etrafımızda olabilir. Hatta öyle ki eğitim kurumlarındaki istismar oranı %73’tür. Bu oran dahi yürekleri ürpertmeye yetmiyor mu?

Evet, artık UCİM var çünkü;

Bilimsel yaklaşımlar kullanarak, çocuk istismarını ve ihmalini önleme çalışmaları yapacak. Ulusal ve Uluslararası çalışmalar ile konuya ve amaca yönelik sosyal projeler hazırlayacak, uygulayacak. En önemli noktalardan birkaçı da, istismara maruz kalmış çocuklara hukuki destek ve rehabilitasyon olanağı sağlayacak olması. Çocukların kendilerine yapılanı defalarca anlatmak zorunda kalmayacakları daha sağlıklı çözüm yolları olacak. Hiçbir anne eminim ki şu cümleyi söylemek istemez: ‘’Benim çocuğumu dinlemeye doyamadılar.’’

Kalıcı ruh sağlığı bozulmalarına yol açan istismar olaylarının çocuklara defalarca anlattırılması dayanılacak şey mi?

‘‘İhtisas mahkemeleri kurulmalı.’’ diyor Saadet öğretmen. Özel mahkemeler kurularak, uzmanlar ile beraber çocuğun yarasını büyütmeden konunun üzerine gitmeliyiz.

Leylek hikayemiz

Hepimiz aşinayızdır çocuklara anlatılan leylek hikâyesine. Neden anlatıyoruz peki? Çocuklar cinselliği kavrayacak yaşta değiller çünkü. Bunun farkındayız. Bu noktada çocuğa porno yayınlar izletmek, ona izinsiz dokunmak sapıklıktır. Kaldı ki, pedofililer çocukları ikna etmek için onları kandıracak yollar izlerler.

‘’Çocukları sevgilerinden vuruyor istismarcılar.’’ Diyor Saadet öğretmen

Yani,

Çocuğu korkutup, susturuyorlar.

Unutmamalıyız, Pedofili eğitim dinlemez.

Dört yıllık bir mücadele ile bir sapık cezasını aldı. Eğer görmeden gelinseydi o çocukları kurtaramazdık.

İhbar etmemek suçtur.

Konuşacağız, çocuklarımızı susturanlara karşı susmayacağız.

 

Gökçe Atik

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page