İklim değişikliği Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaşanmaz koşullar yaratıyor

Lina Yassin tarafından theecologist.org için yazılan yazıyı Yeşil Gazete ekibinden Gizem Hasırcıoğlu‘nun çevirisiyle sunuyoruz.

                                      ***

Climate Tracker’dan Sudanlı mühendislik öğrencisi Lina Yassin’in The Ecologist için yazdığı makale, iklim değişikliğinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde yaptığı etkileri konu alıyor. Lina Yassin iklim değişikliğinin hali hazırda bölgeyi şiddetli şekilde etkilediğini belirtiyor.

 İklim değişikliği daha soğuk kışlar, şiddetli yağmurlar ve türlü ekolojik felaketler anlamına geliyor.

Fakat Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) için iklim değişikliği yaşanmaz hava koşulları, mecburi göç ve geleneksel gelirin kaybı ile bölgeyi yaşanmaz hale getirebilecek ciddi bir tehdit demek.

MENA bölgesi dünyanın en kurak bölgesi olarak nitelendiriliyor. Dünya nufüsünun yüzde altısına ev sahipliği yapan bölgede, Tunus, Bahreyn, Kuveyt ve Cezayir’in de dahil olduğu 12 ülke şiddetli su kıtlığı çekiyor.

Dünya Bankası’na göre MENA bölgesi dünya su kaynaklarının yüzde ikisinden daha azına sahip.

İklim değişikliği bölgeyi hali hazırda şiddetli şekilde etkiliyor fakat aşırı sıcakların bölgeyi daha geniş ve daha uzun sürelerle etkileyeceği öngörülüyor. Bu durum, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi bazı ülkelerin nemli ısı koşullarının insan varlığını tehdit edecek boyutlara ulaşacak olması sebebiyle yaşanmaz hale getirecek.

Ayrıca bölgede önemli sektörlerden biri olan tarımı da, tarım yapılabilecek arazilerin küçülecek olması sebebiyle olumsuz etkileyecek.  Artan sıcaklıklar su kaynakları ve ekinler üzerindeki baskıyı arttıracak ve sonunda artan bir göç seviyesi ve çatışma riskine sebep olacak.

MENA bölgesi iklim değişikliği kaynaklı çok sayıda ekolojik felaket yaşadı.

2006 ve 2010 yılları arasında Suriye’nin yaşadığı aşırı kuraklıklar topraklarının yüzde altmışının çöle dönmesine ve çok büyük bölgelerin ekonomik açıdan fakirleşmesine neden oldu.

2013 yılında Sudan’daki sürekli ve şiddetli yağmurların sebep olduğu baskınlar 25.000 evin zarar görmesine ve yüzbinlerce insanın işsiz, evsiz ve hatta ailesiz kalmasına sebep oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri de iklim değişikliğinden epey etkilendi. 2008 yılında yoğun sis yüzünden gerçekleşen 60 araçlık zincirleme trafik kazasında 3 kişi öldü ve 350 kişi ağır şekilde yaralandı.

2016 yılında Tunus’ta yüzde otuz oranında azalan yağış miktarı 2 milyar dinardan fazla kayıba sebep oldu.

Bölgenin yeşil çözümlere gitmek zorunda olduğu aşikar. İklim değişikliğinin etkileri ile mücadelede gereken değişime ayak uydurabilirliğin güçlendirilmesi için adaptasyonun yanı sıra etkileri azaltmak üzerine alınacak önlemler de esastır.

Hükümetlerin acilen sera gazı emisyonlarını azaltacak ve sıcaklık artışını durduracak yenilenebilir enerji politikalarına yatırım yapmaları gerekiyor.

Fas bu anlamda iyi bir örnek olarak iklim değişikliği uyum politikalarını milli öncelik haline getirdi ve ülkeyi yeşil büyüme rotasına soktu. Yeşil Fas Planı ile tarımsal uyum ve sürdürülebilir su ve toprak yönetimi konularına odaklandı.

Bir diğer iyi örnek ise çevre korumayı yeni anayasasına sokan Tunus oldu.

Bahreyn ise bu yıl ilk güneş paneli üreten fabrikasını açarak, hükümetin yenilenebilir enerii konusuna ilgisini kanıtlamış oldu.

MENA bölgesi, geniş açık alanları ve bol güneşi ile rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji teknolojileri için çok uygun bir bölge.

Bölgedeki bazı ülkeler örnek uygulamalar ile daha iyi bir çevre yaratmak için çalışırken, Suudi Arabistan’nın başı çektiği diğer ülkeler için fosil yakıtlar hala temel enerji kaynağı ve diğer ülkelerin meseleyle doğru şekilde mücadele etmesi önündeki en büyük engel.

İklim değişikliği ile mücadele etmek yönünde hiç katkıda bulunmayan ya da en az katkıda bulunan insanlar, iklim değişikliği etkilerinden en çok etkilenenler.

Bu yüzden, iklim değişikliği ile mücadele her ülkenin birinci önceliği olmalı. Ancak bu şekilde, daha istikrarlı bir gelecek ve daha az yoksulluk için temel oluşturabilir ve gelecek nesillere daha iyi bir yaşam bırakabiliriz.

 

Haberin İngilizce orijinali

Haber: Lina Yassin

Yeşil Gazete için çeviren: Gizem Hasırcıoğlu

(Yeşil GazeteEcologist)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page