‘Gediz Deltası’nın yok olması İzmir’in yok olması demek’: Flamingoların beslenme alanına otoyol projesi!

Dünyanın en önemli sulak alanlarından Gediz Deltası ve deltada sivil toplum örgütleri ile akademisyenlerin ortak projesiyle flamingoların üremesi için 6.5 dönümlük yapay ada oluşturuldu. Yapay adaya üremek için gelen flamingoların beslenme alanının üzerinden ise, İzmir Körfez Geçiş Projesi geçecek.

Gediz Deltası’nda 2008 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin ortak yürüttüğü proje sonunda oluşturulan yapay ada, flamingoların üreme merkezi haline geldi.

Ancak Orman ve Su İşleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin ortak yürüttüğü projenin sözleşmesi yenilenmedi. Dünyaya örnek projelerin hayata geçirildiği alanı geçen yıl 20 binden fazla flamingo üremek için kullandı.

Birinci derece doğal SİT alanı olan ve Ramsar* Sözleşmesi’yle korunan alanda, flamingoların üremesi için yapay ada oluşturuldu. Yapay adada üreyen flamingoların beslenme alanından ise 4.2 km uzunluğunda körfez köprüsü, 1.9 km uzunluğunda batırma tüp tünel geçecek. Ve bu iki yapıyı birbirine bağlayan yaklaşık 880 metre uzunluğunda yapay ada yer alacak.

Öte yandan deltada bugüne kadar 300’e yakın kuş türü kaydedildi. Beslenme alanı yok olacak flamingoların dışında, tepeli pelikanlar, kara gagalı sumrular, akça cılıbıtlar, deniz börülceleri, memeliler, amfibiler gibi ve tüm ekosistem projeden etkilenecek.

“Gediz Deltası’nın yok olması, İzmir’in yok olması demek”

Gediz Deltası’ndan geçecek otoyol ve raylı sistem projesiyle ilgili Yeşil Gazete’ye bilgi veren Doğa Derneği’nden Göker Yarkın Yaraşlı, Gediz Deltası’nın balıkçılık ve liman nedeniyle İzmir’in en önemli gelir kaynağını oluşturduğuna değinerek, projenin ardından Gediz Deltası’nın yok olacağını ve İzmir Körfezi’nin çamura bulanacağını savundu. “Gediz Deltası’nın yok olması, İzmir’in yok olması demek” diyen Yaraşlı, projenin ardından otoyolun geçtiği alanların imara açılma tehlikesinin olduğunu da söyledi.

Yaraşlı’nın sözleri şöyle:

“Hem doğal SİT alanı olan, hem de Ramsar Sözleşmesi’yle korunan aynı zamanda sulak alan yönetmeliğine tabii olan bir alanın içine, Körfez Geçiş Köprüsü adı altında 4.2 kilometresi asma köprü, kalan 1.9 kilometresi batırma tüp tünel yoluyla çevreyolundan bağlantıyla İnciraltı arasında hem karayolu hem de raylı geçiş için bir proje var.

Projeyle ilgili esas sıkıntı köprünün inşaat sahasının kuşların ve diğer deniz canlılarının beslenme alanı olması.

Kuş cenneti olarak adlandırılan bölgenin dışında besleniyor bu hayvanlar. O alanda yapılacak faaliyetler, kuşların beslenme alanlarını tamamen bitirecek. Körfezdeki balıkçılığı bitirecek.

İzmir’de, İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi de var. TCDD ve İZSU’nun ortaklığında gerçekleştirilen bir proje. İki proje birbiriyle çok bağlantılı. Denizin dibinin kirli olması ve Gediz Nehri’den gelen zehirli atıkların körfezin dibinde oluşturduğu çamurun temizlenmesini öngören 100 milyon dolarlık bir proje.

Bu proje sonunda deniz dibinin temizlenmesiyle elde edilecek bütün fayda, Körfez Geçiş Projesi’yle kaybedilecek. O çıkacak çamurun nereye serileceği konusunda da tereddütleri vardı. Gediz Deltası’na sermek istediler. Biz Doğa Derneği olarak itirazda bulunduk ve vazgeçildi. Onun yerine, kuş cennetinin açıklarına yapay adalar yapılması planlandı. Parklara, bahçelere, Gediz Deltası’na zehirli atıkların serilmesi yerine yapay adaların oluşturulmasının faydalı olacağını düşündük ama düşündüğümüz gibi olmadı.

Körfez Geçiş Projesi’yle ilgili sunulan ÇED raporu’nda gördük ki, bizim iyi niyetle düşündüğümüz ada projesini kullandılar. ÇED raprounda 2 tane daha yapay ada oluşturulması planlanıyor. Böylece, İzmir Körfezi’nde 3 tane yapay ada yapılması öngörülüyor. Köprüyle batırma tüp tünelin geçiş alanına da bir tane ada yapmak zorundalar. O adanın uzunluğu da 880 metre. İnşaası için körfeze oldukça fazla miktarda çamur ve dolgu malzemesi dökülecek. Körfezdeki ada sayısı 4’e çıkacak. İzmir Körfezi’nin çamura bulanma olasılığı çok yüksek.

Projenin geçiş alanlarının imara açılması gibi bir tehlike görüyoruz. Körfezin dibindeki çamurun taranmasıyla sağlanacak ilerleme, Körfez Geçiş Köprüsü’yle yok edilecek.

Yasal olarak, birinci derece doğal SİT alanında olması, Ramsar Sözleşmesi’yle korunmasına rağmen ‘Bir şekilde yapacağız’ diyorlar. İzmir Kuş Cennetini Geliştirme Vakfı (İZKUŞ)’nı da devre dışı bırakarak, doğal SİT sınırlarını değiştirmek için Orman Bakanlığı’na yetkisini devrettiler.

Biz Doğa Derneği olarak EGEÇEP ile birlikte dava açtık. Süreç devam ediyor. Bizim dışımızda TMMOB da bir dava açtı. Bizim esas derdimiz, Gediz Deltası’nın sınırlarının korunması. İzmir’in hem balıkçılıkla alakalı hem ticaretle alakalı tüm gelir kaynağını sağlayan Gediz Deltası’dır. O deltanın yok olması demek, İzmir’in yok olması demek.”

Ramsar Sözleşmesi nedir?

*Ramsar Sözleşmesi: Ramsar Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme) sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlamayı amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir.

(Yeşil Gazete)