Kurşunlu köyü halkı, üç yıl sonra geri dönen madencileri tenekelerle yolladı

Çanakkale‘nin Bayramiç ilçesine bağlı Kurşunlu köyünde, Zafer Madencilik tarafından planlanan feldspat ocağı ve kırma – eleme tesisi kapasite artışı projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) halkın katılımı toplantısı, köy halkının protestolarına takıldı.

Köyün girişine, üzerinde “Gelme boşuna ÇED’e, doğayı vermeyecek bu köylü size”, köy meydanına “Köyümüzde maden istemiyoruz”, “Kaz Dağlarının üstü, feldspattan değerlidir” yazılı pankartlar asan köylüler, toplantıdan saatler önce köy meydanında toplanmaya başladı. Köyün kadınları en önde yer alarak direnişin sesini ve gücünü çoğalttı.

Çanakkale Belediyesi, 19 Haziran Pazartesi günü yapılacağı duyurulan ÇED toplantısı için şehir merkezinden araç kaldırdı. Kurşunlu köyünün yanında yer almak, onlara destek olmak için yola çıkıp toplantı saatinden önce köye varan İda Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale Çevre Platformu, Çan Çevre Derneği ve Tüm Emeklisen Çanakkale Şubesi üyeleriyle civar köylerden gelen doğa severleri kadınlar karşıladı.

Madencilere ‘çok sesli’ karşılama

Yaklaşık 200 kişinin doldurduğu köy meydanı, kadınların çaldığı tenekelerle, çıngırak sesleriyle çınladı. Baraj yapıldıktan sonra tarım alanları yok olduğundan ve meraya giremediğinden beri geçimini davulla sağlayan köyün kadın davulcusu 67 yaşındaki Gülsüm Akan, bir adım öne çıktı, davul çaldı. Davul ve teneke sesleri sustu, hep bir ağızdan türküler söylenmeye başladı.

Köylüler toplantıyı yaptırmadı

Bu esnada köye ulaşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, toplantının yapılacağı kahvehanenin önünü kapatan kadınların sloganlarıyla karşılandı. Köy halkı madenin verdiği zararları bildiğinden, ÇED toplantısında anlatılacakları dinlemek istemedi ve toplantının yapılmasını engelledi.

Teneke ve davul sesiyle köylülerin kararlı coşkusunun yükseldiği bu anlarda, toplantının yapılamayacağını, köy halkının madeni de toplantıyı da istemediğini anlatan Çanakkale Barosu avukatları ve deneyimli yaşam savunucuları, toplantının yapılmadığının belirtilerek tutanak tutulmasını talep ettiler.

Madenciler gidince köyde bir bayram havası

Yetkililerin tutanağa toplantının yapılamadığı ifadesini yazmamaları, tutanağın ikinci nüshasını vermek istememeleri üzerine köylüler aracın önüne geçerek yolu kapattı. Kurşunlu köyü muhtarı Emrah Güner, tutanağı, toplantının yapılmadığı notunu düşerek imzaladı. Çanakkale Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi avukatlar ve sivil toplum kuruluşları, ikinci bir tutanak düzenleyerek imzaladı. Yetkililer köyü terk edince, halaylar, oyun havaları başladı. Köylüler, direnişlerini, madene karşı yeni zaferlerini kutladı.

Üç yıl önce de köyden madeni göndermişlerdi

Kurşunlu köyü halkı, ÇED toplantısına da, köy meydanına çıkıp slogan atmaya da, maden ocağının zararlarına karşı köyünü, doğayı, yaşamı savunmaya da yabancı değil. Aynı firma 2013 yılında, cam, seramik ve boya sanayisinde kullanılan endüstriyel hammadde olan feldspatı aramak için köylerine gelmiş, yaklaşık 8 ay çalışmıştı. Köylüler çıkan tozdan ve gürültüden çok rahatsız olmuş, ağaçların kesilmesine büyük tepki göstermişlerdi. Firmaya karşı hukuk mücadelesi başlatılmış, köyden Bülent Özüren direniş çadırı kurarak 22 gün açlık grevi yapmıştı. Süreç, köylülerin zaferiyle sonuçlanmıştı.

Çanakkale İdare Mahkemesi, Çanakkale Valiliğinin proje ile ilgili ‘ÇED gerekli değildir’ kararı için yürütmeyi durdurma ve maden ruhsatının iptal edilmesi kararı vermişti. Maden sahasındaki çalışmalar böylelikle dururken, Çanakkale Valiliği karara itiraz edince dava Danıştay’a gitti. Danıştay, Çanakkale İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararını onadı. Şimdi köylülerin gözü kulağı, Danıştayın madenin ruhsatı ile ilgili vereceği kararda. Bülent Özüren, Danıştay’ın ocağın ruhsat iptali kararını da onaması halinde Kurşunlu’nun ebediyen madenden kurtulacağını söylüyor.

‘Yine direndik, yine kazandık’

Çanakkale Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Ali Furkan Oğuz, geçen dört yıldan bugüne uzanan süreci Yeşil Gazete‘ye değerlendirdi: “Şirket köye 2013’te geldiğinde biz de buradaydık. Köy halkı güzel bir direniş göstermişti. Şirket üç yıl sonra geri döndü. Köy halkı organize olarak, kadınlar en önde tenekelere vurarak, sloganlar atarak, şarkılar söyleyerek köylerinde bu madeni istemediklerini beyan ettiler, ÇED toplantısını yaptırmadılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, tutanağa bu ibareyi ısrarla yazmadılar. Biz de ayrı bir tutanak tuttuk. Kurşunlu direndi, köyüne sahip çıktı. Geçen sefer olduğu gibi birçok STK yine desteğe geldi. Kurşunlu, Çanakkale çevre mücadelesinde sembol oldu. Bundan sonra da sürecin takipçisi olacağız.”

‘Şirkete tavsiyemiz, buralardan gitsin’

İda Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hicri Nalbant, köy halkının tutanak imzalanana kadar aracın önünde durarak yol vermediği anları anlattı: “Köy, tek yumruk halindeydi. Herkes birlik içindeydi ve güzel bir eylem oldu. Şirket teslim bayrağını çekerek gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri de öyle. Köye giremeden tutanak tuttular. Köy, kendiliğinden örgütlendi. Her şeyin tersine gittiği bu dönemde moral oldu hepimize. Duyduk ki, şirket başka bir şirkete satmış ruhsat alanını. Yeni şirketin yerinde olsam, gelip buralarda uğraşmam. Köylü çok kararlı. Siz dışarıdan gelecek, ağaç keseceksiniz, dağı yıkacaksınız, öyle mi? Böyle bir şey yok. İzin vermeyecekler. Şirkete tavsiyemiz, gitsin başka yerde arasın ne arıyorsa.”

Kurşunlu köyü kadınları hepimize umut verdi’

Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, sloganlar atılır, tenekeler çalınırken, Kurşunlu köyü kadınlarının arasındaydı: “Kadınlar çok coşkuluydu, çok kararlıydı. Yere oturduk, türkü söyledik, şiirler okundu, teneke çaldık. Toplantı yapılamayıp yetkililer köyü terk edince halay çektik, oyun havalarıyla köyün zaferini kutladık. Bize pilav ikram ettiler. Kadınlar, maden istemediklerini, barajın topraklarını almasından dolayı tarım yapamadıklarını, hayvancılık yaptıkları alanların madenle yok olmasına göz yumamayacaklarını, köylerinden başka gidecek hiçbir yerleri olmadığını anlattı. Maden daha önce çalıştığında sesten ürkmüşler, tozdan rahatsız olmuşlar. Madenin ne olduğunu biliyorlar ve bir daha aynı şeyleri yaşamak, aynı sözleri duymak istemiyorlar. Öfkenin hakim olmadığı, şenlik havasında geçen direniş hepimize umut verdi.”

Yıllardır huzur içinde yaşadıkları, geçmişleriyle ve gelecekten umutla bağlı oldukları, Kaz Dağı’nın eşsiz doğasında nefes aldıkları köylerinde madene geçit vermeyeceklerini bir kez daha el birliğiyle anlatan, Çanakkale çevre mücadelesine güç katan Kurşunlu köyünün simge isimlerinden Bülent Özüren, bundan sonrası için de kararlılık ve birliktelik mesajı verdi :

Ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Adalete güveniyoruz. Bu ülkede doğayı seven, yeşili koruyan hakimlerin, savcıların olduğuna inanıyoruz. Biz madenin ne olduğunu biliyoruz. Madenden sadece biz değil arılar, ağaçlar, hayvanlarımız da etkileniyor. Toz bulutu, gürültü içinde kalıyoruz. Ankara’da masa başında madene karar verenler bizim burada ne yaşadığımızı bilmiyorlar. Biz buradayız, yaşıyoruz. Maden projesi iptal olana kadar direnmeye devam edeceğiz.”

 

Haber: Güneş Dermenci

(Yeşil  Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page