Şirince’de çağdaş bir medrese: Tiyatro Medresesi

Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı doğası ve mimari dokusuyla Ege’nin eşsiz köylerinden. Efes antik kentine ve denize yakınlığıyla da turizmin yeni gözdelerinden. Nesin Matematik Köyü ve Felsefe Köyü ile farklı bir çehreye bürünen köy şimdi bir başka sanat mekanıyla bir anlamda alternatif üniversite köyü olma yolunda ilerliyor.

Şirince’de Nesin Matematik ve Felsefe köylerine komşu 6 dönümlük bir arazi üzerine inşa edilen Tiyatro Medresesi, modernleşme serüvenimizin en önemli sembollerinden tiyatro ile köklü bir geleneğe ait olan medrese formunun bir bileşimi.

Medrese’nin kurucuları tiyatro ve gösteri sanatlarına dair böyle bir “öğrenme merkezi” kurarken; tercihlerini modern zamanların zorunlu ve standart bir zaman, yöntem ve içerikle sınırlı “okulundan” ziyade, her öğrenci için farklı bir süre, usul ve muhteva taşıyan “medreseden” yana kullanmışlar ve Tiyatro Medresesi’nde, ustaların da çıraklarla birlikte öğrenmeye devam ettiği ve böylece bir ekolün nesilden nesile yenilenerek aktarıldığı bir gelenek inşa etmek istemişler. Medrese fikrine ve mimarisine yüzyıllar boyu Budist rahipler için bir sığınak işlevi gören ve Sanskrit dilinde “vihara” olarak bilinen manastırlar ilham vermiş.

Her üç oluşumda da 3 yıldan beri cezaevinde yatan Sevan Nişanyan’ın izini görüyoruz. Sevan Nişanyan’ın Şirince’de restore ettiği evler, yoktan var ettiği cennet köşesi İlyastepe’deki bağ evleri, her metrekaresinin ince ince düşünülmüş olduğu sezilen Matematik Köyü ve özellikle Kayserdağı’nda yaptırmakta olduğu kaya mezarı kuruculara Tiyatro Medresesi’ni Şirince’de inşa etmeye ikna olmaları için fazlasıyla yeterli olmuş.

Günümüz dünyasında gösteri sanatları üzerine çalışan birçok araştırma merkezi var. Türkiye’de ise birçok prodüksiyon gerçekleştirilmesine rağmen olanaklarını araştırmaya vakfeden çok fazla kurum yok ne yazık ki. Tiyatro Medresesi bu boşluğu doldurmak; düzenleyeceği atölye çalışmaları, tiyatro kampları, paneller ve konferanslarla, ev sahipliği yapacağı araştırma takımıyla hem amatör ve hem de profesyonel tiyatrocular için sınırlarını fark edebilecekleri, zorlayabilecekleri, aşabilecekleri bir merkez olma iddiasıyla 2012 yılında yola çıkan Türkiye’nin tek performans araştırmaları merkezi.

Tiyatro Medresesi herhangi bir kurumdan destek almadan Seyyar Sahne’de tiyatro yapan tiyatrocuların yıllardır dişlerinden tırnaklarından artırdıklarıyla bu projeyi yaşama geçirmişler. Sonrasında proje şekillenmeye başladıkça heyecanlarını paylaşan yakın çevreleri ve Medrese’de kendisi için sanatçı, araştırmacı veya seyirci olarak gelecek gören herkesin desteğini büyük bir mutlulukla kabul eder hale gelmişler. Örneğin 2014 kışı öncesinde Medrese’nin çatısı için açılan bir imeceye çok sayıda insan katkıda bulunmuş. Yaz eğitimleri sırasında da yemek yapımından, tuvalet temizliğine her işe koşturan Medrese gönüllüleri olmuş.

Medrese’nin bugün de desteğe ihtiyacı var. Medreseye parasal gücünüz ölçüsünde bir tuğla, amfitiyatroya bir koltuk, bir kemer, bir oda, bir prova salonu, bir gösteri salonu bağışlayarak destekçi olunabiliyor.

Tiyatro Medresesi kâr amaçlı bir oluşum değil. Kurucular gelecekte birtakım projelerden para kazanılsa dahi bu geliri yine Medrese’de yapılacak projelere harcayıp, Medrese’de çalışacak sanatçılara ve sanatçı adaylarına burs olarak aktarmayı amaçlıyorlar.

Medrese öncelikle, 2010 yılında kurulan ve tiyatro ve gösteri sanatları alanında çalışan Performans Araştırmaları Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor.  Medrese’nin yürütücü ekibi farklı sanat disiplinlerinden müzisyen, ressam, sinemacı, felsefeci ve edebiyatçı ile Medrese’ye ilişkin projeler de geliştirmeye başlamışlar. Bu nedenle yürütücü ekip Tiyatro Medresesi yerine artık çoğu zaman Medrese adını zikrediyorlar. Gelecekte Medrese bünyesinde bir felsefe ya da müzik araştırmaları merkezinin kurulması da gündemlerinde yer alıyor.

Medrese’ye herkes sanatsal projelerini önerebiliyor, projenin kabul edilmesi halinde o projenin koordinatörlerinden biri olarak yürütücü ekiple birlikte çalışılıyor.

Medrese’nin kadrosu, proje koordinatörlerinden, Medrese’nin sanatsal ve yönetsel stratejisini belirleyecek ve proje koordinatörleriyle birlikte çalışacak bir yürütücü ekipten ve Türkiye tiyatrosunun alanlarında uzmanlaşmış, değerli isimlerinden müteşekkil bir danışma kurulundan oluşuyor.

Medrese’nin yürütücü ekibi ağırlıklı olarak daha önce Seyyar Sahne’de tiyatro yapmış sanatçılardan ve akademisyenlerden kurulu. Bu ekip, Seyyar Sahne bünyesinde yurtiçi ve yurtdışında birçok oyun sergilemiş olmanın yanı sıra, Medrese öncesinde altı yıldır yapılan tiyatro kamplarının ve çeşitli kentlerde yapılan atölye çalışmalarının da yürütücülüğünü yapmaktaydı.

Medrese Yürütmesi’nde Dr. Celal Mordeniz (Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü Misafir Öğretim Üyesi), Erdem Şenocak (Oyuncu, Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü Misafir Öğretim Üyesi), Suzan Karaosmanoğlu (Aktivist), Dr. Nesrin Uçarlar (Oyuncu, Bilgi Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü Misafir Öğretim Üyesi), Rezzan İlke Yiğit (Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi), Dr. Senem Donatan (Eğitmen) görev alıyorlar.

Medrese yurt içinden ve yurt dışından PARC(Performans Araştırmaları Merkezi) , Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü, İ.Ü. Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü, Ordu Üniversitesi Konservatuarı, Tiyatro Araştırmaları Laboratuvarı, Jerzy Grotowski ve Thomas Richards Çalışma Merkezi (İtalya), Odin Teatret (Danimarka), Grotowski Enstitüsü(Polonya) ve Dramatic Arts Centre(İran) ile ilişki içerisinde etkinliklerini gerçekleştiriyor ve Türkiyeli sanatçıların dünyanın dört bir yanından gelen meslektaşlarıyla buluşacakları bir mekân olarak Türkiye’deki çok büyük bir sanatsal boşluğu dolduruyor.

Günümüzde hem büyük bütçeli hem de onlara alternatif olan düşük bütçeli festivallerin sanatçılar ve araştırmacılar için bir buluşma mekânı olma iddiasından giderek uzaklaştığı bir gerçek. Festivaller oyunların sırayla sergilendiği etkinliklere dönüştükçe gerek seyircilerle oyuncular gerekse festivale katılan topluluklar arasında gerçek bir karşılaşma yaşanması olasılığı azalıyor. Medrese’nin, seyirciler ve sanatçıların beraberce konaklayacağı, avluda bir araya gelerek tanışma ve tartışma imkânı bulacağı gerçek bir karşılaşma mekânı olması amaçlanıyor.

Medrese mimarisinin hem bir inziva hem de bir buluşma halini içeren ikili yapısı da katılımcılar için cezbedici. Tiyatro Medresesi’nde sanatçıların ayrı çalışmalar yürütebileceği özel alanlar ve birbirleriyle karşılaşabilecekleri bir avlu var. İnziva halinde üretilenler, klasik medrese mimarisinin en önemli unsuru olan avluda, bu kendine özgü kamusal alanda, başkalarıyla paylaşılıyor. Bu yolla Medrese’de bir yoğunlaşma ve bu yoğunlaşmaya derinlik katan bir ortak yaşam atmosferi oluşuyor. Sene boyunca farklı disiplinlerden sanatçılara ve araştırmacılara kapıları açık olan Medrese’nin avlusunda yeni iş birlikleri de doğabiliyor.

2017 Yaz Programı 11 Haziran’da başladı ve 12 Eylül’e kadar sürecek. Programda Bedensel Farkındalık, Beşerî Bilimler, Dans, Edebiyat, Gençler için Tiyatro Yaz Okulu, Hikâye Anlatıcılığı, Müzik, Sinema, Tiyatro, Uluslararası, Yeni Başlayanlar için Oyunculuk Okulu vs. gibi çok sayıda atölyeler gerçekleştirilecek.

Çağdaş Dans Olgusu ile Tanışma ve Beden Farklılığı Atölyesi/ 23 – 27 Temmuz

Erkan Oğur ile Atölye: Perdesiz Gitar, Kopuz, Ses ve Sessizlik Paylaşımı/ 23 – 28 Haziran 2017

Derya Türkan’la Atölye: İstanbul Müziği/ 26 Haziran – 1 Temmuz 2017

Murat Gülsoy’la Yaratıcı Yazarlık Atölyesi/ 6-11 Temmuz 2017

Judith ile Masal Yolunda İlk Adımlar/ 12-16 Temmuz 2017

Kısa Film Yapım Atölyesi/ 16-21 Ağustos 2017

Medrese aynı anda 60 kişiye ev sahipliği yapabiliyor. Yılda birkaç kez düzenlenen çok özel festivallerde seyircilerin de Medrese’de kalmak istemeleri durumunda prova ve gösteri salonlarına döşekler atılarak bu sayı 100’e kadar çıkartılabiliyor.

Medrese’ye destek olmak, atölyelere katılımcı olmak ve dışarıya açık sanatsal etkinlikleri izlemek için ne yapabilirim diyorsanız; Medrese’de kendinize bir gelecek hayal ederek işe başlayabilirsiniz. Kendinizi Medrese’de çalışırken, dinlenirken hayal edebilirsiniz veya Medrese’de çalışılmış bir gösteriyi izlerken hayal edebilirsiniz.

Sonra 2017 Yaz Programına Medrese’nin WEB sayfasından ulaşabilir, e-posta gönderebilirsiniz. Her çalışmanın kendine has bir başvuru şekli var ve başvurunuz kabul edildiği takdirde geriye Medrese’ye gitmek kalıyor.

Umarım adeta çölün ortasında bir vaha olan Nesin Matematik Köyü, Nesin Felsefe Köyü ve Medrese gibi oluşumların sayısı daha da artar ve bizler de bu alternatif eğitim-yaşam projelerinin yaşaması için gereken toplumsal dayanışmayı çoğaltarak sürdürebiliriz.

Haftaya Yeşil Gazete’de üç telli sazın ustası Fethiyeli Ramazan Güngör’ün izinden yürüyerek 2015 yılından bugüne Fethiye Müzik Köyü’nü hayata geçirmeye çalışan arkadaşlarımızı yazmaya çalışacağım.

Hepimize iyi bir hafta diliyorum.

www.tiyatromedresesi.org

[email protected]

 

Ercüment Gürçay

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page