Lise arkadaşlıkları: Masum yıllar sağlam dostlukların temeli mi? – Seran Vreskala

Ne ilginçtir ki çoğumuzun sosyal medyadaki arkadaş listesi hep lise arkadaşlarından oluşuyor. Lise buluşmalarımız bile diğerlerinden daha renkli ve çılgın geçiyor. Bunun sebebi birlikte geçirdiğimiz en masum yıllardan mı kaynaklanıyor?

Şimdi sosyal medyadaki arkadaşlarıma bakıyorum da çoğu lise yıllarımdan kalan insanlar. Hayatımdakilere baktığımda ise yakın arkadaşlarımın çoğunun da yine liseden olduğunu fark ettim. Üniversiteden hala görüştüğüm arkadaşlarımın sayısı bir elimin parmaklarını bile geçmiyor. Bu da merakımı cezbetti. Neden lise arkadaşlarımız bu kadar kalıcı?

  • Öncelikle ve en önemlisi bizi en tuhaf hallerimizle gördükleri ve o şekilde beraber geçirdiğimiz yıllardan sonra bile hâlâ bizimle arkadaşlar. Üniversite ve iş arkadaşlarımız bizim o cılız, tıfıl, köse, paspal ve devamlı trip atan hallerimizi bilmiyorlar tabii! Muhtemelen ismimizin ekli olduğu tüm o eski fotoğraflardan kendimizi sildiğimiz için de bilmeyeceklerdir. Saçlara ve kıyafetlere girmiyorum bile. Allahtan saçlarımızı aslan başı ya da begüm yaptığımız zamanları asla görmeyecekler.
  • Lise arkadaşlarımız bizim hakkımızdaki herşeyi bilirler ve bilmelerine rağmen yine de bizi severler. Muhtemelen o yıllarda da bizi bizden daha iyi tanıyorlardı. Neye nasıl tepki vereceğimizi biliyorlardı. Çünkü o yıllarda belki de hiç olmadığımız kadar gerçektik. Belki hakkımızda bu kadar fazla şey bildikleri için huzursuz olabiliriz ama merak etmeyin çünkü biz de onlar hakkında çok fazla şey biliyoruz.

Biz birbirimizin ciğerini biliriz.

  • Ayrıca muhtemelen birbirimizin en utanç verici anlarını da biliyoruz. Uğruna salya sümük ağladığımız ilk aşkımızdan tutun, deli gibi dans ettiğimiz çaylara (o zamanlar partilere çay denirdi nedense ve öğlen 12’de başlar, 5’te biterdi. Ne çılgınmışız!), ilk sarhoşluğumuzdan ilk öpücüğümüze kadar herşeyi biliyorlar. Hatta okulu kırıp disipline gittiğimiz gün bile -bizim olmasa da- onların kesin aklında. Orta birden itibaren lise sona kadar ne yaşadıysak, o anları üniversite yıllarında paylaşmamız çok zor; artık çocuk değiliz çünkü.
  • Lise arkadaşlarımızın ailesi ailemiz olmuştur. Anneleri teyzemiz, babaları amcamızdı. Okuldan sonra eve gitmeden arkadaşlarımıza gittiğimiz, onlarla yemeğe oturduğumuz çok olmuştur. Çılgın pijama partilerinden bahsetmiyorum bile. İş arkadaşımızın annesine ‘Türkan Teyze bana salçalı ekmek yapar mısın?’ diyemeyiz ama lise arkadaşlarımızın annelerinin gözünde bizler hala tanıdıkları o küçük çocuklarız. Onların karşına en hanım halimizle çıkmaya ihtiyaç duymuyoruz.
  • Lise buluşmaları kendimiz olabildiğimiz tek yer olduğu için gerçek bir şölene dönüşüyor. Tüm kirli çamaşırlarımızın ortaya döküldüğü, bağıra bağıra bir ağızdan anlatıldığı ve gülmekten yüz kaslarımızın ağrıdığı bir gün, o gün. Kendimize ait bir dilimiz var zaten ve bu dili eşimiz dahil kimse konuşamaz ve anlamaz. Üstelik birbirimizi en gerçek hallerimizi bildiğimiz için, ne saygın bir işadamı ne de ünlü bir doktor olmamızın hiç önemi yok! Biz onlar için ya ‘sümüklü tosbağa’ ya da ‘Safinaz’ız…

Kabul, birlikteyken hala biraz tuhafız!

  • Belki üniversite yıllarında bile yeterince tuhaf olup, acayip davranışlar sergilemişizdir ama hiçbiri lisedeki tuhaflığımızla mukayese bile edilemez. Lise yıllarında istisnasız tüm sınıf, hatta okuldaki herkes, gerçekten bir tuhaftık. Diğer yıllarda ne kadar uğraşsak da o tuhaflığa yetişmemiz mümkün değil! Ah ergenlik!
  • Her zaman güvenebileceğimiz bir topluluk lise gurubumuz. Eğer saçma, aptalca ya da mantık dışı davranıyorsak, emin olun bunu bize korkmadan söyleyeceklerdir. Her ne kadar bundan dolayı didişmeler, kavgalar yaşansa da hatta küssek bile, biliyoruz ki bu küskünlük fazla uzun sürmeyecek.
  • Lise arkadaşlarımızı her gördüğümüzde, bizde geçmişten kalan inanılmaz rahat bir his oluşuyor. Birbirimizden ne kadar uzakta yaşasak ya da yıllardır sesimizi bile duymamış olsak da, karşılaştığımızda sanki daha dün görüşmüşüz gibi iletişim kurarız. Bu kadar uzun zamandır tanıdığımız ve bu kadar samimi olabildiğimiz başka bir grup olmadığı için istesek, birbirimiz için suç ortaklığı bile yaparız. O derece yani!

Hayatımızdan pek çok kişiyi silmiş bile olsak, bunu kolay kolay lise arkadaşlarımıza yapamıyoruz. Sonuçta bizi daha kişiliklerimiz oturmadan tanıyan ve seven insanları hayatımızdan çıkarmayı istemiyoruz. Bakalım, bunca yıl sonra bile birbirleriyle hala dost olan aynı lise mezunları neler söylüyorlar? 

Ankara Fen Lisesi, 75 mezunları

Prof. Dr. Patolog Sergülen Dervişoğlu

Prof. Dr. Patolog Sergülen Dervişoğlu

Birlikte büyümek sanırım en önemlisi. Tam şekillenme dönemi olduğu için hepimizde acı, tatlı izleri var. Büyümelerimiz, sancılarımız bir arada yaşandı. Yatılı okul olduğu için her tür boş veriliğimize şahit büyüdük. Hala da büyüyoruz belki. En hızlı değişip dönüştüğümüz zamanlardı. Bazılarımızı ciğerine kadar tanıdık, bazılarımızı es geçip sonradan tanıdık ve yeni canlar kazandık.

Dipl. Ing. Nezih Yücedinç

Nezih Yücedinç

Lise çağı çocukluktan çıkış, dünyayı tanımaya başlama dönemidir. O yoldaki yoldaşların yeri ayrıdır. Bizimkinin yatılı olması durumun vahametini artırıyor tabii.

Prof. Dr. Gastroenterolog Ethem Tankurt

Prof. Dr. Gastroenterolog Ethem Tankurt

Lise arkadaşlıklarına hissettiğimiz özel duygular, aslında o yıllara duyduğumuz özlemdir. Lisedeyken gittiğin mekanları, gördüğün filmleri, gezdiğin yerleri hep çok güzel hatırlarsın ama hatırladığın ve özlediğin aslında o yıllardaki ‘sen’dir.

Orhan Erdem, Sanayici

Orhan Erdem

Neden? Çünkü kişisel gelişimimizin en önemli dönemlerinde, yatılı okumamız nedeniyle de çok yoğun olarak birlikte zaman geçirmemiz, anne babamızdan çok birbirimizi görüp etkilenmemiz… Uzun aralar verilse de sanki kan bağımız varmış gibi bizi çekiyor bu durum. Lise dostundan başka kimse gece yarısı, sadece sınıf arkadaşının eşi diye, hastası bile olmadığı halde evine gelmez.

İbrahim Türkmenoğlu, Kadın Doğum Uzmanı

İbrahim Türkmenoğlu

Bir büyük 70’lik, arkada Led Zepplin ve ‘Child in Time’, yanımda da lise arkadaşlarım. Daha ne isterim? Sadece dinleyen bir  kulak ve okuyan bir  göz yetmez.

Çavuşoğlu Koleji, 91 mezunları

Dr. Arkeolog Defne Tekay Bali

Dr. Arkeolog Defne Tekay Bali

Birbirimizin en yara almamış ve en saf halimizi biliriz biz. Lise arkadaşları siz daha hayata atılmadan, daha yolun başındayken size eşlik edenlerdir. Kaygılarınız da amaçlarınız da ortaktır. Kalıcılığı da buradan kaynaklanıyor bence. Biraraya geldiğimizde liseye tekrar geri dönmüş oluyoruz. Sanki yine o yaşlara dönmüşüz gibi…

Tomurcuk Çınar, Turizmci

Tomurcuk Çınar

Unutulmaz bir sürü acı tatlı anıyı kimsenin anlayamadığı ama sadece lise yıllarındaki arkadaşların çözebildiği bir bulmacaydı bizimkisi… Bunu sadece bizler anlarız.

Banu Ortaç, ev hanımı

Banu Ortaç

Arkadaşlıkların dostlukların en çıkarsız en masum olduğu zamanlar lise yaşları. Hele ki bizim zamanımızda ortaokuldan sonra da aynı lisede devam ettiğimiz için, 11 yaşlarından beri arkadaşlıkların başlamasına tekamül ediyor. Nasıl unutabilirsiniz ki bu kadar uzun bir ilişkiyi?

 

Seran Vreskala

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page