Trump iklim anlaşmasından çıkınca biz de çıkmış sayıldık

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili Yeşil Gazete İklim İçin köşesi okuyucuları,

Görüşmeyeli umarım iyisinizdir. İki haftadır sesim çıkmıyordu, hiç kimse de sormadı necedir iklimin hali diye. Neyse bilginiz olsun diye söylüyorum dört gün gibi rekor bir sürede hem Ankara hem İstanbul’da proje kapanış toplantısı hazırladım. Üzerimden 15 aylık proje geçti, projenin parası da bitti, ihtiyaç kredisiyle yeşil ekonomi politikaları üretmek için çalışıyoruz. Avrupalı taxpayerların Euro’larını Türkiye’nin politika yapıcılarına ilham olsun da iklim değişikliğini durduracak bir şeyler yapsınlar diye rapor yazmak için harcadık.

Alın işte geri döndüm. Ben döndüm, Trump gitti.

Çekildi mi, çekilecek mi derken sonunda Trump Paris İklim Anlaşması’ndan çekildiklerini açıkladı.

 

Peki tam 1 Haziran’da, Yeşil İklim Yeşil Ekonomi projesi kapanırken ve biz “İklim İçin Yeşil Ekonomi Politikaları” raporumuzu sunmuşken ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi? Zamanlama manidar… Gezegen bana bir şey mi söylemek istiyor? Özgecan proce işlerin de bitti, gel kampanya yapalım mı diyor bana? Bana kaderimin bir oyunu mu bu?

Galiba annem haklıymış bu sene iklim değişikliğinin ve benim senem olacak…

Öyle ki iklim değişikliği ve karbon emisyonu Serkan İnci seviyesine kadar düştü. “Halka inmek” gerekiyordu, al sana halka inmek:

Anlaşılan o ki Donald Trump Paris İklim Anlaşması’ndan çıkınca, biz de çıkmış sayılıyoruz. Cumhuriyet’ten T24’e tüm gazeteler “Trump sonrası Türkiye Paris İklim Anlaşması’nı askıya aldı” diye haber çıktı.

Sn. Başmüzakerecimiz Mehmet Emin Birpınar’ın deyişiyle “Onaylamadığımız anlaşmayı nasıl askıya alalım?”

Ama şimdi çok da şey yapmamak lazım, Birleşmiş Milletler terminolojisi zor. Türkiye sadece imza attı, sonra Meclis’ten geçirip onaylamak gerekiyor TC yasalarına göre. Onu yapmadı işte. 197 ülkenin 147’si onayladı, Türkiye hala onaylamadı. Çünkü yine Sn. Başmüzakerecimiz Mehmet Emin Birpınar’ın deyişiyle “Bizim bir yeşil iklim fonu meselemizi vardı…”

Ay neyse, Türkiye ve iklim anlaşması konusu sinirlerimi bozuyor. Sayın sanayi bakanımızın deyişiyle “Kutuplarda toprağım mı var? Ne yapacağım kutupları? Ben şarkımı söyleyeyim”

Trump’a geri dönersek, Paris anlaşmasını iptal ederken tam olarak şöyle dedi:

“Ben Paris’in vatandaşlarını değil, Pittsburgh’un vatandaşlarını temsil ettiğim için Paris İklim Anlaşması’ndan çekiliyorum.”

Bu cümleyi duyduğumda güneşe çıkmış vampir gibi hissettim kendimi.

Paris’in değil, Pittsburgh’un vatandaşlarını temsil etmek için seçildildim

… Ve bu yüzden her gün Paris’in vatandaşları “Lanet olsun adamım, Tanrıya şükür” diyorlar.

Trump’ın konuşmasından hemen sonra Pittsburgh biz bu işe karıştırma temalı bir tweet attı:

(Pittsburgh valisi olarak halkımız, ekonomimiz ve geleceğimiz için Paris Anlaşması kurallarını uygulayacağımızı temin edebilirim)

Sadece Pittsburgh değil tabii, tüm dünya liderleri, STKları, gazeteleri bir yarış halinde Trump’ın kararını lanetlemeye başladı.

 

Amerika Birleşik Devleti federal hükümetinin Paris Anlaşması’ndan çekilme kararı bizde derin bir hayal kırıklığı yarattı

 

Hepimiz aynı sorumluluğu paylaşıyoruz: gezegenimizi tekrar muhteşem yapalım

Anlaşılan o ki Trump’ın Paris Anlaşması’ndan çekilmesine 190 tepki gelmiş (ya da Carbon Brief 190 tepkiyi toparlamış) Bunlardan sadece 15’i bu kararı alkışlayan tepki olmuş. Şöyle bir baktım nerelerden gelmiş diye, sadece ABD hükümetinden olumlu tepki gelmiş. Tabii Carbon Brief Türkiye’den Sn. Başmüzakerecimiz M. Emin Birpınar’ın (ve neyse ki Serkan İnci’nin) verdiği tepkiyi maalesef listeye koymamış, zira kendisi Paris İklim Anlaşması’nın yeniden müzakere edilmesini isteyen artık yalnız biz değiliz diye seviniyordu o akşam.

Yeniden müzakere talep ediyorduk… Artık müttefikimiz var… Yan tek taraf değiliz…

Yine o akşam, dakika sektirmeden Birleşmiş Milletler’den “Bir taraf istedi diye anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi söz konusu olamaz” diye açıklama geldi. Hani, YILLARDIR toplantı yapılıyor şu anlaşma çıksın diye, yeniden müzakereler başlarsa çocuğumu keserim.

Nitekim, kapatırken kendimi Christina Figures (Birleşmiş Miletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı Sekreteri) tontikliğinde bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Trump sayesinde iklim değişikliği muhabbeti ayağımıza geldi.

 

Teşekkürler Trump. Paris için eşi benzeri görülmemişi bir destek ve kararlı iklim eylem azim dalgasını tetikledin. Çok minnettarım.

Trump’ın Paris’ten çekilmesinin çok şeyi değiştireceğini düşünmüyorum. Tüm dünya ABD’nin bıraktığı iklim liderliğini kapmak için birbiriyle yarışta. Çin’in ve Hindistan’ın Paris Anlaşması için verdikleri hedefi öngördükleri zamandan daha önce yakalayacakları ortada. ABD’yi ABD yapan California, New York, Washington eyaletleri birer birer karbonsuz ekonomiye geçiş stratejlerini açıklıyor. Kendimi Obama yönetimindeki iklim müzakerecisi kadar umutlu hissediyorum bile diyebilirim. Zira bu yeşil ekonomik dönüşüm artık zaruri. Dünyada yeni bir devir başlıyor ve bu devri takip edemeyen ülkeler maalesef çok geride kalacaklar.

Peki bu Türkiye’nin değerli yalnızlığını ne yapacağız? Kapatırken sizlere geçen haftaki iklim için müzik seçkimle veda etmek isterim. Esen kalın.

***

İklim İçin radyo programı her Salı saat 10.00’da Açık Radyo’da yayınlanıyor. 6 Haziran 2017, Salı günü Ömer Madra ile gezegenin geleceği hakkında konuştuk. Yukarıda yazanları ve daha fazlasını buradan dinleyebilirsiniz.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page