[Özel Haber] Çay üreticileri: Katar’ı gösterip Varlık Fonu’na razı ediyorlar. Çözüm, örgütlenmek.

Doğu Karadeniz’deki binlerce alım noktasında yaş çay alımları başladı. ÇAYKUR’un Katarlılar’a satılacağına dair son dönemde gündeme gelen iddiaları bölgede yaşayan çay üreticilerine ve sivil toplum çalışanlarına sorduk. Üreticiler belirsizliklerin giderilmesini beklerken sivil toplum örgütleri çözüm için çay üreticilerinin örgütlenmesi gerektiği görüşünde.

***

“Kontenjan”, “alım yeri”, “taban fiyat” gibi kavramlar Türkiye’nin çoğu bölgesinde pek bir anlam ifade etmese de Doğu Karadeniz halkları için hayati bir öneme sahip. Mesela, “kontenjan” üreticinin çay alım yerlerinde ÇAYKUR’a günde kaç kilo yeşil çay satabileceğini ifade eder. Üretici o gün istediği kadar çalışsın, örneğin 300 kilo da toplasa, kontenjan 50 kg olarak belirlenmişse, topladığı çayın sadece 50 kilosunu satabilir. Biraz şanslı ise geri kalanını da yaş çay taban fiyatından oldukça düşük bir fiyata özel sektöre satabilir. Satamazsa o akşam kuru bir yerde sabaha kadar taze bir şekilde bekletmelidir ki ertesi gün yine alım yerine götürüp satabilsin. Satılmazsa topladığı çayları dereye dökmek de var…

Yılda 250 bin ton çay

ÇAYKUR’un verilerine göre, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 830 bin dekar alanda 1 milyon üretici aile tarafından yapılan çay tarımında yılda 1 milyon ile 1 milyon 200 bin ton arasında değişen miktarlarda yaş çay ürünü elde ediliyor. Üretilen çay, 151’i özel sektör, 46’sı ÇAYKUR’a ait fabrikalarda işlenerek yılda ortalama 220 ila 250 bin ton arasında kuru çay üretiliyor.

Hopa’da bir çay bahçesi

Elbette, Doğu Karadenizli çay üreticileri bugünlerde, “kontenjan”, “alım yeri” “taban fiyatı” gibi kavramların çok daha ötesinde bir tartışmanın içinde. Daha doğrusu, çay üreticileri varlıklarının devamlılığı üzerine kafa yormakta. Çünkü, üreticinin gözünde kendilerinin garantisi olan ÇAYKUR’un Katarlılar’a önce satıldığı sonra ipotek edildiği yönündeki iddialar kafalarını bir hayli karıştırmış ve varoluşlarına dair belirsizlik yaratmış durumda.

Taban fiyatı belli değil

Öte yandan Katarlılar’a satıldığı veya ipotek edildiği yönündeki iddialar yanlış da olsa, ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredildiği bir gerçek. Bu da zaten her an satılabileceği veya ipotek edilebileceği anlamına geliyor.

Hopa’da bir çay bahçesi

Bu yıl 1 milyon üretici tüm bu tartışmalar etrafında çay bahçesine indi. Çay 3 kez hasat edilen bir ürün. Üretici, önce mayıs, sonra temmuz ve son olarak eylülde bahçelere inerek çay hasadını gerçekleştirecek. Bu tarihler sıcaklığa göre ve bahçelerin konumuna göre değişiyor. Ve yaş çay taban fiyatı da henüz açıklanmadı. Bu büyük bir handikap.

Çay üreticileri: Katar’ı gösterip varlık fonuna razı ediyorlar

Hopalı çay üreticilerinden Harun Aksu’ya göre, çay üreticileri için zor dönemler yeni başlamadı, çay üreticileri uzun zamandır derin bir çaresizlik içinde, ancak sorunlar ÇAYKUR’un Katar’a satıldığı iddiası ile açığa çıktı. “Benim endişem ÇAYKUR’un Katar’a satılması değil. Zaten böyle bir şey yok. Katar’ı gösterip bizi varlık fonuna razı ediyorlar” diyen Aksu, ÇAYKUR’un elden çıkartılacak KİT’lerden biri olduğu görüşünde.

Hopalı çay üreticilerinden Harun Aksu, “Katar’ı gösterip bizi Varlık Fonu’na razı etmek istiyorlar” diyor

ÇAYKUR’un iktidarın halka ulaşmasında en önemli araç olduğunu söyleyen Aksu, “ÇAYKUR eli ile halka ulaşan devlet ÇAYKUR satıldığında halkın ne tepki vereceği noktasında endişeli. Bu nedenle sürekli erteliyorlar. Birşeylerin gizlendiği açık” diyor.

Aksu ailesi Hopa’da çay üretimi ile geçimini idame ettiriyor

Çay üreticileri olarak tüm bu tartışmalar yokmuşçasına bahçelere indiklerini söyleyen Aksu, çay ve genel olarak tarım arazilerinin bitirilmek istendiğini belirtiyor.

Şişmanlar: Binlerce aile çay parası ile geçimini sağlıyor

Rize’nin Ardeşen ilçesine bağlı Oce Köyü’nden çay üreticisi Aysel Şişmanlar da, fındık ve çay bahçeleri olduğunu belirterek, çaydan elde ettikleri gelir ile geçinen binlerce aile olduğunu hatırlattı. Çay tarımında yaşanan tartışmaların halka yeterli bilgi verilmemesinden kaynaklandığını söyleyen Şişmanlar, üretici olarak kaygılı olduklarını söyledi. “ÇAYKUR herşeye rağmen üreticinin teminatıdır” diyen Şişmanlar, “Eğer ÇAYKUR satılırsa hesap sorabileceğimiz bir kurum kalmaz. Kiminle muhatap olacağız belli değil” diyor.

Çay Üreticileri Sendikası: Çözüm üreticinin örgütlenmesi

Çay Üreticileri Sendikası Başkanı Recep Memişoğlu’na göre ÇAYKUR’un Varlık Fonu’na devredilmesi başlı başına skandal. Varlık Fonu’nun zaten ipotek anlamına geldiğini söyleyen Memişoğlu, “Katar’a satılması veya ipotek edilmesi ne kadar gerçek ne kadar yalan bunu bilemeyiz, ancak  fon denetimden uzak, tek kişiye bağımlı bir kurum ve dönen dolapları bilmemiz mümkün değil” dedi. Üreticinin her zaman özelleştirme gerçeğini bildiğini söyleyen Memişoğlu, “Vatandaş bunu biliyor ÇAYKUR bugün olmasa da yarın satılacak. Vatandaş bunun çok iyi bir şey olmayacağını biliyor” diye konuştu. Üreticinin duygu halinin “çaresizlik” olduğunu söyleyen Memişoğlu çözümü de üreticinin örgütlenmesi olarak gösterdi.

Rize Ziraat Odası Başkanı Paliç: Vatandaşı özel sektöre mahkum ediyorlar

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç ise, yeşil çay taban fiyatının henüz açıklanmamasına tepki göstererek, beklentilerinin kg başına 2 lira 40 kuruş olduğunu belirtti. Kontenjan uygulamasını da eleştiren Paliç, ikinci sürgünde kontenjan miktarının düşmesinden kaynaklı olarak üreticilerin çaylarını özel sektöre sattıklarını söyledi. “Vatandaşı özel sektöre mahkum ediyorlar” diyen Paliç, “ÇAYKUR insanları korumalı,  ÇAYKUR olmazsa bu üretici tamamen biter. ÇAYKUR vatandaşı düşünerek hareket ederse o zaman özel sektör de vatandaşa iyi davranmak hakkını vermek zorunda kalır. Bizim talebimiz budur” dedi.

Çay Üreticileri Derneği Başkanı Mavi: ÇAYKUR yönetimi halka kan ağlatıyor

Çay Üreticileri Derneği Başkanı Mustafa Mavi ise ÇAYKUR’un Katarlılar’a satılması yönündeki iddiaların tamamen spekülasyon olduğunu çok sağlam kaynaklardan öğrendiklerini açıkladı. Üreticinin ÇAYKUR’un yönetimine güvenmediğini belirten Mavi, “Bugün bu yönetim halka kan ağlatıyor. Üreticinin lehine az projeler üretti, özel sektörü ve pazarlamayı koruyan politikalar uyguladı. ÇAYKUR çayı satılmıyor. Dışardan gelen çaylara rağbet var” dedi. ÇAYKUR’un kendi yandaşlarına fayda sağladığını anlatan Paliç, “Üretici ile oynuyorlar. Açıklanacak taban fiyatın gerçekten fiyat olmalı. Taban fiyatı açıklanır ama tavan fiyatı olur. Özel sektör çay alırken fiyatı düşürüyor. Üretici çok mağdur oluyor. Buna da ÇAYKUR olanak sağlıyor” diye konuştu. Çözüm olarak üreticilerin sendikalarda ve derneklerde örgütlenmesi gerektiğini söyleyen Mavi tüm üreticileri derneklerine üye olmaya davet etti.

Haber: Evrim Kepenek – Yeşil Gazete (Rize)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page