Petrol endüstrisi ömrünün sonbaharında: Düşük fiyatlar, düşük talep, zayıf mali görünüm

Paul Brown tarafından Ecologist‘de yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete yazarı Ali Serdar Gültekin‘in çevirisiyle paylaşıyoruz.

***

Petrol fiyatları düşük seyretmeye devam ettikçe, dünya petrol endüstrisi gelecek umutsuz yıllarla karşı karşıya diye yazıyor Paul Brown. Ekonomiyi karbonsuzlaştırmak için küresel baskı, artan yenilenebilir enerji arzı ve daha verimli elektrikli arabalara olan eğilim birleşerek yatırımcının güvenini oyuyor ve bir zamanlar çok karlı olan bu sektörden uzak durulmasını işaret ediyor.

Büyük petrol şirketleri küçülüyorlar. Yeni sahalar keşfedildiğinde iş verilen birçok petrol servisi şirketi çalışanlarını işten çıkartıyorlar ve birçok petrol şirketi varlıklarının nominal değerlerini azaltıyorlar.

Problem sürüp gitmekte olan düşük petrol fiyatları. Gelişmekte olan petrol ihracatçı ülkeleri temsil eden OPEC’in tüm üretimi sınırlandırıp arzı daraltma çabalarına rağmen petrol fiyatları sadece bir miktar yükseldi.

Bu durum, Kanada’daki katran kumu ve Kutup bölgelerinde kıyıdan ulaşımı çok güç olan alanlar gibi potansiyel birçok petrol sahasını sondaj için çok maliyetli hale getirdi..

Fiyatlardaki küçük dalgalanmaları büyük farklar yarattığı bir alan, pazarı arz fazlası petrole boğan Kuzey Amerika’daki hidrolik kırma endüstrisidir.

Petrol devleri 300,000 kişiyi başından savıyor

Bir zamanların en büyük petrol ithalatçısı Amerika Birleşik Devletleri kendi petrolünün %75’ten fazlasını şu an kendi sağlıyor. Bu durum OPEC ülkelerini yeni müşteriler bulmak durumunda bırakıyor.

Exxon, BP ve Shell gibi petrol devlerine bağımlı olan petrol saha hizmet sağlayıcı şirketler bu durumun bir sonucu olarak ister istemez küçülüyorlar.

Petrol ve doğal gaz hizmeti sağlayan Rystad Enerji’nin araştırmasına göre 2014-1016 yılları arasında yaklaşık 300,000 kişi sektörde işinden olmuş durumda. Bu rakam dünyanın önde gelen petrol saha hizmet sağlayıcısı 50 şirketin toplam iş gücünün %35’ini oluşturuyor.

Kara sondaj faaliyeti yürüten en büyük iki şirket olan Nabors Industries ve Helmerich Payne’de dahil olmak üzere Kuzey Amerika kaya petrolü endüstrisi tek başına en büyük kısıntıya gideni. Açıklanana göre bir dizi çalışan azaltma sonuç olarak iş gücünün %50’sinin işsiz kalmasına neden olmuş durumda.

Uzun soluklu projeler yürüten çok uluslu şirkeler %20 – %30 gibi daha makul kesintiler gerçekleştirmiş olsalar da sayılar azımsanmayacak ölçülerde.

Bu şirketlerin hepsinin geleceği şu an petrol fiyatlarının ne olacağına bağlı. Son OPEC üretim kısıntısından önce varil başına 40$’a düşen petrol fiyatları 60$’a yükselmiş ancak tekrar 50$ civarına gelmiştir.

Petrol endüstrisi düşük fiyatların “bir anlık” olduğunda ısrarcı

Petrol endüstrisi bu fiyatların kısa dönemli olduğu konusunda iyimser. Fiyatların yeni sahaların ekonomik hale geleceği seviyelere kadar tekrar yükseleceğine inanıyorlar.

Oil and Gas Journal’ın röortaj yaptğı, Rystad petrol saha hizmet araştırma başkan yardımcısı Audun Martinsen’in söylediğine göre Kuzey Amerika şirketleri tekrardan çalışan istihdam etmeye başladılar.

Rystad kaya petrolü odaklı işletmecilerin harcamalarının 2017 yılında %30 artmasını, bununla beraber açık deniz harcamalarının, daha çok nihai yatırım kararı alındıkça, 2018 başından itibaren yükselmesini bekliyor.

“2017 yılında daha çok açık deniz projesine kaldıkları yerden başlandı, açık deniz yatırımlarının dengelenmesi ve 2017 sonlarına doğru artmaya başlamasını bekliyoruz” diyor Martinsen. “Bu eğişimi Norveç’te çoktan gördük, başka bir yerde başlaması ise an meselesi”

“Endüstride en iyi kollar ve beyinler için yarış çoktan başladı ve sorumlu bir tavırla insanları işten çıkaran şirketler rekabette de büyük ihtimalle önde olacaklar”

Hâlbuki petrol endüstrisi dışındaki rakipler aynı fikirde değiller. Petrol devlerinin bir yüzyıl süren sabit büyümeleri tersine dönmüş gibi görünüyor. Endüstri bir yanda biyoyakıtlar bir yanda da elektrikli arabalarla rekabette kaybediyor.

Daha verimli araçlar petrol talebini bir ‘ölüm spiraline’ sürüklüyor

Araç üreticileri, taşıtları daha verimli yapmak konusuna yasalarla zorlanıyorlar ve hızla büyüyen Çin ve Hindistan gibi pazarlar kirliliği azaltmak için hızla ilerliyorlar. Örneğin Çin elektrik ve hibrit araçlarda başı çekiyor ve birçok rakip sektörün gelecek on yıl içerisinde hızla büyüyeceğine inanıyor.

Bu eğilimler Enerji Ekonomisi ve Finansal Analizler Enstitüsü’nün (IEEFA) yatırımcıları ExxonMabi hisselerinden çıkmaları konusunda uyarılarına sebep oluyor.

Enstitünün söylediğine göre petrol fiyatlarının tarihi zirve olan 147$’dan 50$’a düşmesi şirketleri işletmenin ve yatırımların anormal maliyetleri karşılayamaz hale getirdi. İmparatorluk, hisse değerlerini de aşağıya çekerek çökmeye mahkûm.

International Business Times’a göre şirket bir ‘ölüm spiralinde’ olabilir. IEEFA raporundan bir alıntı diyor ki, Texas merkezli Exxon Mobil dünyanın en büyük petrol şirketi sayılıyor olabilir, fakat geleceği hakkında tehlike sinyalleri bulunmakta.

Şirket 1990 yılında iki ayrı şirket olan Exxon ve Mobil’in birleşimi ile kuruldu. Nisan’da Standard & Poor’s küresel derecelendirme hizmeti ExxonMobil AAA kredi puanını Büyük Buhran’dan beri AA+’ya ilk kez indirdi.

Yakın zamanda şirket, petrol endüstrisi sıkıntıları nezdinde rezervlerinin ederinin ve iklim değişikliği konusunda eleştirilerin şeffaflık eksikliği olarak tanımladıkları ateş hattında kaldı.

New York baş savıcısı Eric Schneiderman ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu, ExxonMobil muhasebe uygulamalarına ve iklim değişikliğinin şirketin mali hesaplarına nasıl yansıtıldığına dair bir araştırma başlattılar.

***

Haberin İngilizce orijinali

Haber: Paul Brown

Yeşil Gazete için çeviren: Ali Serdar Gültekin

(Yeşil Gazete, Ecologist)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page