[Yeşil Gazete Bonn’dan bildiriyor] Homo Sapienslerin iklim temsilcileri neden buluştu?

Çeşitli ülkelerden insanlar, yani taksonomik adıyla homo sapiensler Bonn’da neden buluştu? Buluşmanın nedenleri, iklim değişikliğinin tahmini sonuçlarını engellemek için geçerli bir sebep olacak mı veya insanlar; belli kişi, grup, siyasi oluşum ve şirketlerin çıkarlarını korumaya devam edip doğal felaketlerin önüne geçilmesine engel mi olacak?

Tüm bu sorular zihnimi kurcalarken, vize problemi nedeniyle hafta ortasında ancak gelebildiğim Bonn’da inanılmaz yeşil bir şehir karşıladı beni. “Aynı yeşil atmosferi İklim Değişikliği Görüşmelerinde (Climate Change Talks) görebilecek miyim” merakıyla konferansın gerçekleştiği alana hareket ettim.

Tam adı United Nations Framefork Convention on Climate Change (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) olan bünyenin etrafında toplanan politikacılar, gazeteciler, sivil toplum örgütleri, endüstri lobileri vb. pek çok aktör, 2017 Bonn Görüşmeleri için bir haftaya yakın bir süredir Bonn’daki Dünya Kongre Merkezi’nde toplanıyordu. Hafta ortasında gelmiş olmakla tam bir girdabın içerisine girdiğimi hissederken, birlikte çalıştığım ekibim Climate Tracker aracılığıyla ortama hızlı adapte oldum. Birleşmiş Milletler binasının nehir manzaralı bir kafeteryasında yediğimiz yemek sonrası bu yazıyı kaleme alarak artık girdabı yaratan atmosferin bir parçasıydım.

Bu ilk günde ortama hızlı ısınmamı sağlayan bir diğer olay, ülkeleri karbon salınımları konusunda ve fosil yakıt endüstrisini çevreye verdiği zararlar bağlamında daha fazla sorumluluk almaya çağıran bir eylem oldu. Alacakları sorumluluklarla küresel ısınmanın 1.5C’nin altında tutulması ve iklim değişikliğinin önlenebilme ihtimali hatırlatıldı. Konferans salonun ortasındaki merdivenlerde sıralanan grubun çalışması oldukça yaratıcı ve etrafta bulunan paydaşların dikkatini çeken bir olaydı. İlk dakikada karşılaştığım bu eylem sonrasında devam eden dakikaların ve günlerin de epey enteresan geçeceğini düşündüm.

 

Burada toplanan aktörlerin farklı beklentileri ve amaçları olsa da, pek çok kişinin aklındaki soru fosil yakıt endüstrisi, fosili toprağın altında bırakıp yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak mı? İlaveten, “gelişmiş ülkeler” ile “gelişmekte olan ülkeler” arasındaki farklılıklar nedeniyle sorumluluklar adilane bir şekilde paylaşılacak mı? Tüm bu soruları güncel anlamda kızıştıran bir başka konu da, Amerika’da Trump’ın başa gelmesi ve iklim konusuna bilimsel verilerin tersi yönde bir yorum getirmesi, COP23 (Kasım ayında yine Bonn’da düzenlenecek olan Taraflar Konferansı) öncesi Paris Anlaşması’nın devamlılığını sağlayacak gelişmeleri yavaşlatır mı sorusunu akıllara getiriyor. Tüm bu sorular yine kafalarımızı kurcalarken, bir yandan da işin teknik ve sosyal boyutlarıyla ilgili meseleler farklı oturumlarda ele alınmaya devam ediyor.

Haber: Barış Can Sever

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page