Dış Köşe

Enerji bağımlılığına karşı kooperatif çözümü – Pelin Cengiz

Bu yazı artigercek.com sitesinden alındı

Bugün Türkiye’de ana enerji tedarikinin yüzde 90’ı hala fosil yakıtlardan geliyor. Enerji için gereken yakıtın yüzde 88’i ithal edildiğinden, artan yenilenebilir enerji yatırımlarına rağmen Türkiye enerji konusunda halen fazlasıyla dışa bağımlı. Ekonomik boyutun yanı sıra iklim değişikliğine karşı da gelecek 10 yılda hızla karbon emisyonlarını düşürmesi, fosil yakıta ve nükleer enerjiye olan bağımlılığını azaltması gereken Türkiye için yenilenebilir enerji hem sürdürülebilirlik hem de ekonomik kaygıları giderecek gerçekçi çözümler sunuyor.

Dünyada bu konuyu yıllar önce fark etmiş, öncelikleri arasına almış pek çok ülke fosil yakıtlara ve nükleere dayalı enerji bağımlılığından kurtuluyor. Bu ülkelere yenilenebilir enerjilere geçişin ve enerji dönüşümünün stratejilerini uygulayarak, önemli avantajlar elde etmiş durumda. Almanya, Danimarka, Hollanda, Fransa bu alanda lider ülkeler arasında sayılabilir.

Peki, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjilere geçişi sağlarken hangi yöntemler kullanılacak? Bu geçişin başlı başına önemli olması bir yana, enerji krizleri ya da yüksek enerji bağımlılığı, toplulukları enerji kooperatifleri kurmaya yöneltiyor. Yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde enerjinin yerelde, yerelin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretilmesi en kritik konu. Bu noktada da, yenilenebilir enerji kooperatifleri stratejik önemde. Dünyada bu işi hakkıyla yapan ülkelerde, yerelde yenilenebilir enerji kaynaklarından kooperatifleşerek elektrik üretilmesi epey yaygın şekilde uygulanıyor.

Yenilenebilir enerji kooperatifleri temel olarak, enerjinin tüketileceği yerde üretilmesi ile yerel kaynakların yerel halk tarafından kullanılmasını, enerji sistemindeki kayıp oranlarının azaltılmasını sağlıyor. İstihdam üzerinde olumlu etki yaratıyor, toplumun ekonomiye katılımına ve enerji konusunda söz sahibi olabilmesine imkan veriyor. Aynı zamanda enerjide tekelleşmeyi önleyerek enerji fiyatlarının düşürülmesi, sermayenin tabana yayılması, yerel kalkınma sağlaması konularında etkileri var. Özellikle de ülke enerji bağımlılık oranlarının düşürülmesi hususlarında önemli katkısı mevcut.

Bu yıl ikincisi Çanakkale’de gerçekleştirilen Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri Konferansı’nda hem dünyada hem de Türkiye’de son durumla ilgili bilgi aldık. Türkiye’de hali hazırda yenilenebilir enerji kooperatifleri, tüketim birleştirme yoluyla, aynı dağıtım bölgesi içinde, ortak bağlantı noktası şartı aranmaksızın, en az yedi aynı tür abone tarafından kurularak ve ortak sayısı ile paralel olarak, azami 5000 kWs’a (5 MW) kadar elektrik üretimi yapabiliyor.

Şu anda Türkiye’de kurulmuş bulunan 17 tane enerji kooperatifi var. Burada en önemli konu, Türkiye’deki tarım kooperatiflerinin yenilenebilir enerji üretebilmesi. Özellikle, Türkiye’de de sayıları oldukça yüksek olan tarım kooperatiflerinin üretim aşamalarında harcadıkları enerjiyi, hem temiz enerjiden elde etmesi hem de yerelde bağımsız şekilde üretebilmesi bundan sonra atılması gereken en önemli adım olacak.

Şu anda Türkiye’de 7201 tarımsal kalkınma kooperatifinin 775 bin 876 üyesi mevcut. 2545 sulama, 553 su ürünleri ve 1625 tarım kredi kooperatifi var. Bunun yanında kooperatif statüsünde olmasa da benzer özelliklere sahip 880 üretici birliği, 271 ıslah birliği, ziraat odaları birlikleri var. Hepsinin üye sayısı toplandığında milyonlarca üreticiden bahsediyoruz. Tarım kooperatiflerinin de yenilenebilir enerji üretebilmesi yönünde Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile görüşmeler sürüyor.

Tarım söz konusu olduğunda dünyadan çarpıcı rakamlar mevcut. Hollanda’da yüzde 83, Finlandiya’da yüzde 79, Fransa’da yüzde 50 oranında tarım kooperatifi ülke piyasasında söz sahibi. Danimarka’da elektrik üretiminin yüzde 46,7’sini enerji kooperatifleri gerçekleştiriyor. 150 binden fazla aile rüzgar kooperatifi ortağı. Almanya’da enerji kooperatiflerinin sayısı binden fazla.

Komşumuz Gürcistan’da yüzde 49 kırsal alanda yaşıyor, işgücünün yüzde 52’si tarımda çalışıyor. 1500 tarım kooperatifinin 13 bin üyesi var.

Kore’de su ürünlerinin yüzde 70’ini, Brezilya’da tarımsal ürünlerin yüzde 40’ını kooperatifler karşılıyor. Bangladeş’te kırsal elektrik kooperatifleri 28 milyon insan hizmet sağlıyor. ABD’de 900 kırsal elektrik kooperatifi 37 milyon insana hizmet sunarken, ülkede elektrik dağıtım hatlarının neredeyse yarısına sahip.

En önemli meselelerden biri de kadınların yenilenebilir enerji kooperatiflerinin içinde yer alması. Türkiye’de kırsalda kadın girişimi kooperatiflerinin sayısı şu anda 148. Hem sayı olarak hem nitelik olarak bunların sayılarının arttırılması, örnek uygulamaların geliştirilmesi gerekiyor.

Türkiye, bu şekilde enerji tüketmeye devam ederse 2023’te tüketimi 106 milyar dolara ulaşacak. Yenilenebilir enerjilere geçiş süreci ne kadar hızlı olursa Türkiye o kadar kazanır. Şimdiden yenilenebilir enerji kooperatiflerinin uygulamada hangi zorlukları yaşayabileceğinin tespit edilmesi gerekli. Yeni iyileştirmelerle yenilenebilir enerji kooperatiflerinin önünün açılması gerekli. Bunun arkasından da sık sık arkasına sığınılan cari açığı enerji maliyetlerinin yükselttiği bahanesinin sonlanması, temiz enerjilere geçişin sağlanması, fosil yakıtlardan kurtulunması, yerelin bölgesel katma değer yaratması gibi pek çok fayda gelecek. Yani, yenilenebilire hızla geçmek için çok fazla sebebimiz var…

Kategori: Dış Köşe