15 yılda 2 milyon 500 bin dekar tarım arazisi betona gömüldü!

Türkiye’de son 15 yılda 2 milyon 500 bin dekar tarım arazisi imar politikalarının kurbanı yapılarak, betona gömüldü.

Türkiye’de resmi rakamlara göre 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazileri, arada geçen sürede 23 milyon 923 bine geriledi. Ancak bunun sadece 16 milyon 200 bin hektarı ekilebilen alan olarak kullanılıyor. Kullanılabilen verimli tarım arazileri ise, Türkiye’de tarım topraklarının katmerleşerek büyüyen imar politikalarının tehdidi altında.

Evrensel’den Berivan Altan’ın haberine göre, Türkiye’de son 15 yılda imara açılan verimli tarım toprakları, 2 milyon 500 bin dekarın üzerinde bir rakam ile açıklanıyor. Bu miktar Türkiye’nin en verimli tarım topraklarının bulunduğu Mersin’de son 15 yılda 90 bin, Adana’da 200 bin, Hatay’da 60 bin dekarlık rakamla açıklanırken, Antalya’da ise imarlaşmanın yanı sıra turizm adı altında otel ve tatil köylerine ayrılan bölgelerin de içine girmesiyle 170 bin dekarlık verimli tarım arazisinin yok edilmesi demek oluyor.

Yine verimli tarım topraklarının yüzde 26’sının her yıl nadasa bırakılıyor olması ile birlikte Türkiye’nin ithal ürünlere yöneldiği bu günlerde, Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, yakın zamanda yaşanacak gıda sıkıntısı ve verimli tarım arazilerinin korunması gerektiğine dikkat çekti.

“Gıda ihtiyacının karşılanması için tarım arazileri korunmalı”

Gökçel, “Önce insanların yaşamsal gereksinimi olan madde gıda ve su olmazsa insan hayatı olmaz. Dolayısıyla yaşanan kuraklık su miktarını etkiliyor. Ancak suyun olumlu şekillerde depolanmasının sağlanması, tedarikli kullanılması gibi yöntemlerle su ihtiyacı sağlanabilir” dedi. İnsan nüfusunun her geçen gün arttığına dikkat çeken Gökçel, “Ancak gıda ihtiyacı daha farklı. Ekilip, dikilebilen tarım arazileri aynı ölçekte kalıyor. Dolayısıyla bu tarım arazilerinin hem verimliliğini artırabilecek bir şekilde kullanabilecek, çiftçileri geliştirebilecek politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Hem de uzun sürede bu toprakları kaybetmeyecek önlemleri almak lazım” diye konuştu.

“İhraç edilen ürünleri ithal etmeye başladık”

“Yetkilileri uyarıyoruz” diye sözlerine devam eden Gökçel, Türkiye’de önemli düzeyde tüketimi yapılan ve düne kadar ihraç edilen bazı tarım ürünlerinin ithal edilir hale geldiğini şu sözlerle aktardı: “Ülkemizde bazı tarım ürünlerini üretemez hale geldik. Fasulye gibi, nohut gibi. Biz bugün bunları ithal eder hale geldik. Yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle oldu bu. Hem istenilen verimlilik alınamadı, hem de araziler yeteri kadar ekilemedi. Ama burada en önemlisi de şu. Geçmiş yıllarda da bu ürünlerin rekoltesinin azaldığı gözlemleniyordu. Ne yapılabilirdi. Sulanabilir arazilerde bu ürünlerin yetiştirilmesi sağlanabilirdi. Bu ürünlerin yetiştiği verimli topraklar korunup imara açılmaları engellenebilirdi. Eğer biz elimizdeki verimli toprakları koruyabilir ve verimli şekilde kullanabilirsek bu tür sorunlarla karşı karşıya kalmayacağız. Eğer bunu yapamazsak gelecekte bugün ithal ettiğimiz ürünleri bile bulmakta zorluk çekeriz.”

“Konut ihtiyacı tarım arazilerinin dışında sağlanmalı”

Tarım arazilerinin korunmasının hassas bir konu olduğunu belirten Gökçel, “Tabi ki ülkemizde konut ihtiyacı, sanayi anlamında kullanılacak arazi ihtiyacı var. Ancak yapılacak konutların, sanayiye ve imara açılacak alanların iyi belirlenmesi gerekiyor. Kentlerin genişletilmesi sırasında buna dikkat etmek gerekiyor. Bunlar tarımın yapılamadığı alanlar olarak belirlenmeli ve ona göre bir çalışma proje yapılmalı. Çiftçiler zaten ürünlerini satamadıkları için üretim yapmaktan vazgeçtiği bir süreç yaşıyor. Bu nedenle sürdürülebilir tarım yapılabilmesi için çiftçilerin desteklenmesi ve üretimde kalmasının sağlanması gerekiyor” diye konuştu.

(Evrensel)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page