Mersin’de 31. yıldönümünde Çernobil hatırlandı, Akkuyu konuşuldu – Barış Can Sever

28 Nisan Cuma günü Mersin Tabip Odası’nda çök önemli ve değerli bir panel vardı. Ben de bu panelin konuşmacılarından Andrey Ozharovskiy’nin söylediklerini salona çeviriyordum. Böyle önemli bir çalışmanın merkezinde olmak, haberini yapmayı düşündüğüm bu etkinliği kaleme almak için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu benim için. Sadece Mersinlileri değil, geniş bir bölgeyi ve etrafımızda yer alan ülkeleri çok yakından ilgilendiren Akkuyu nükleer santral projesi, Dünya tarihinde yer alan trajik bir başka olayın anma gününde gerçekleşti.

Soldan sağa, Ful Uğurhan, Erkan Demir, Pınar Demircan ve Andrey Ozharovsky

Çernobil faciasının üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, Mersin bu panelde Çernobil’i unutmadı ve detaylarıyla Akkuyu’yu konuştu. Panelde, Mersin Nükleer Karşıtı Platform’dan Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, Jeoloji Mühendisleri Odasından  Erkan Demir, Yeşil Gazete yazar ve editörlerinden aynı zamanda  Nükleersiz.org’dan Pınar Demircan ve Nükleersiz.org’un daveti ile Rusya’dan Mersin’e gelen, nükleer konusunda uzman aktivist fizikçi Andrey Ozharovsky, Nükleer santrallerin problemleri ve zorlukları hakkında paylaşımlarda bulundu.

Konunun farklı yönleri panelistler tarafından dile getirilirken, işin teknik kısmı, bu teknik kısmı yönlendiren şirket Rosatom (şirket/devlet karışımı bir yapı da diyebiliriz) ve olası bir faciada yaşanacaklar panelin odak noktalarıydı. Sunumlarda yapılan ülkeler arası karşılaştırmalar, açıklanan bilimsel veriler ve yaşanan olaylara dair görseller, panelin ortaya koyduğu tezleri dinleyiciler için güvenle doğruluyordu. Dünya üzerinde nükleer santrallerin sayısı her geçen gün azalırken, güvenilir olmayan bir kuruma/şirkete bölgemizde bir nükleer santrali teslim etmenin tam anlamda bir intihar olduğu herkes tarafından onaylanmıştı. Rus aktivist Ozharovskiy, yozlaşmış yapılara karşı ısrarla uluslararası dayanışmanın altını çiziyordu.

Panel sonrasında, panel katılımcıları ve dinleyiciler hep birlikte Hibakuşa’lar Olmasın isimli sergiyi gezdi. Türkiye’de ve Dünyada radyasyon mağduru olarak sağlıklarını yitiren kişilere adanan sergi, salona gelenler tarafından dikkatlice incelendi. Panelin çarpıcılığı ve serginin gözler önüne serdiği yaşanmışlıklar, gelenleri etkilemeye devam ederken, onları konuya dair derin sohbetlere sevk ediyordu. Panel için tamamlayıcı nitelikte olan bu sergi, panelin teması olan yaşananlardan ders çıkarmak kavramını hepimize yeniden hatırlatmıştı.

Akkuyu’daki santralin inşaat süreci tüm hızıyla devam etse de, Dünya üzerinde tamamlandığı halde çalıştırılmayan nükleer santral örnekleri yüreklere az da olsa su serpti. 21. yüzyılın yarısına geldiğimizde sayıları iyice azalacak olan nükleer santrallerin yerini temiz ve güvenli enerji modellerinin alacak olması, Mersinliler adına umudu arttıran bir diğer özellikti. Bu öngörülerle beraber, halk sağlığı teminatının araştırmadan, bilgiden, dayanışmadan ve mücadeleden geçiyor olması, unutulmaması gereken bir gerçeklik olarak belirdi. Düşünce, söz ve aksiyonun buluşması tüm canlılar için en iyi seçenek olmalıydı.

 

Barış Can Sever

[email protected]

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page