Günün Manşetiİklim ve Enerji

Paris İklim Anlaşması’nı onaylayan Cibuti, beni onaylamayan sen…

Herkese Yeni Türkiye’den merhaba sevgili Yeşil Gazete’nin İklim İçin köşesi okuyucuları.

Avrupa’da Brexit ve ABD’de Trump’tan sonra Avusturya’da Yeşil Başkan’ın seçilmesi ve Hollanda’da faşist lider Wilders’in kaybetmesiyle gelen bahar rüzgarı Türkiye’de de eser diye umuyordum ama olmadı. Avrupa’dan gelen değişim rüzgarları Bursa’ya kadar gelip Uludağ’a çarpıp geri dönüyor heralde.

16 Nisan akşamı ruh halim şu şekilde seyretti:

https://twitter.com/mdnightmoon/status/853681604631425024

En son Erdoğan konuşurken mahallemde acıklı bir tencere-tava başlatma çabam oldu beş kişi falan katıldı :( Ama birisinin başlatması gerekiyordu. Neyse, konumuza geri dönelim. Konumuz iklim değişikliği.

Yemin ediyorum iklim değişikliğini takip etmek Türkiye’nin gündemini takip etmekten daha iç açıcı. En azından eriyen permafrostlar, çatırdayan buzullar, kuruyan mercan resifleri falan görüyoruz. Arada sırada da umut verici gelişmeler falan oluyor, NASA başka gezegenlerde hayat belirtileri olabileceğini keşfediyor falan. Bilimsel verilere dayanan analizler yapılıyor. İklim değişikliğinin bile bir mantığı var, dev fosil yakıt şirketleri yüzünden fosil yakıt yakmaya devam ediyoruz ve dünyamız ısınıyor. Türkiye gündeminin ise akıla mantığa sığar hali yok. Türkiye’nin enerji/iklim politikasının bile akıla ve mantığa sığar hali yok. Olmayan kömürden üreteceğimiz enerjiyi ihraç etme hayalleri falan kuran bir stratejik planımız var ne de olsa.

Haberlere nereden başlasak bilmiyorum. Avustralya gidelim. Yeni çıkan havadan çekilmiş görüntüler Büyük Mercan Resifi’nin son iki senede 3’te 2’sinin tamamen ağardığını gösteriyor. Yaklaşık 1500 km’lik bir bölümde ağarmayı gözlemleyebiliyoruz. Geçtiğimiz sene ve bu sene kitlesel olarak büyük mercan kümeleri beyazladı. Geçen seneki ağarma resifin kuzey bölgesindeydi, bu sene ise daha güneyde gözlemliyoruz. Bu ağarmanın birincil nedeni iklim değişikliği nedeniyle okyanus sıcaklıklarının artması. Normal şartlar altında mercan kendini yenileyebiliyor ama bu durumda mercanın hiçbir zaman kendini yineleyecek vakti olmuyor. (Türkiye’nin muhalifleri gibi) Bilim insanları artık mercan resiflerini kurtarmak için bir umut kalmadığını ama iklim değişikliğine karşı acil eyleme geçmek gerektiğini söylüyorlar.

Büyük Mercan Resifi’nin eski hali:

Büyük Mercan Resifi’nin yeni hali:

Avustralya halkının Büyük Mercan Resifi için verdiği mücadele 60’lara ve 70’lere dayanıyor. Resif yakınlarında petrol çıkarma ve madencilik yüzünden her geçen gün resif zarar görmekteydi. Bir kişi ile başlayan mücadele, onlarca, yüzlerce ve binlerce kişinin katılımıyla kitleselleşti. Şimdi inanmak çok zor gelse de Avustralya halkının gücü ve kararlılığı sayesinde insanlık tarihinin en büyük deniz parkı kuruldu ve Büyük Mercan Resifi tam anlamıyla halkın oldu.

Geride bıraktığımız Mart ayı, en sıcak 2. Mart ayı oldu. En sıcak Mart ayı ise tabii ki 2016 Mart ayıydı.

NASA’nın yayınladığı bilgilere göre Mart ayı ortalama sıcaklıkları 1951-1980 ortalamasından 1.12°C daha sıcak gerçekleşti. 2016 Mart ayı ise aynı ortalamadan 1.27°C daha sıcak olmuştu.

Türkiye’de ise Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre uzun yıllar Mart ayı ortalama sıcaklığı 7.1°C iken 2017 Mart ayı 8.8°C olarak gerçekleşti. Türkiye’de de 2017 Mart ayı, 2016 Mart ayına göre daha serin geçerken uzun yıllar ortalama sıcaklıklarının 1.7°C üzerinde seyretti.

Bize küresel sıcaklık verilerini ulaştıran NASA’nın geleceği Başkan Trump’ın iki dudağının ucunda. Trump haftalık halka seslenişinde NASA’nın başka gezegenlerdeki araştırma ve keşif misyonlarını överken, NASA’nın evimiz, gezegenimiz dünya için yaptığı işlerin bütçesini kesmeye karar verdi. Eğer bütçe önerisi kabul edilirse NASA’nın dört adet iklim uydusunun fonları kesilecek – ki bu uydulardan biri yörüngede.

Yine Amerika Birleşik Devletleri’nden devam edelim, iddialara göre isminde iklim geçen, Enerji Departmanına bağlı tek müdürlük olan Uluslararası İklim ve Temiz Enerji müdürlüğü çalışanlarına “iklim değişikliği”, “sera gazı emisyon azaltımı” ya da “Paris Anlaşması” kelimelerini yazılı iletişimde kullanmamaları konusunda uyarı yapıldı.

Paris Anlaşması demişken, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a referendum sonrası tebriklerini ileten beş büyük devletten biri olan Cibuti (Djibouti) Paris İklim Anlaşması’nı 11 Aralık 2016’da onaylamış. Biz hala onaylamadık :’(

 

Participant Signature Ratification
Acceptance (A)
Approval (AA)
Entry into Force
DJIBOUTI 22 Apr 2016 11 Nov 2016 11 Dec 2016

 

Aslında daha haberlerim vardı, Kuzey Hindistan’a şimdiden gelen erken sıcak hava dalgasından bahsedecektim. Hindistan’da böyle sıcak hava dalgalarından önce toplu mezar kazıldığını biliyor muydunuz? Çünkü hava çok sıcak olunca pek çok insan sıcaklar yüzünden ölüyor, ama hava o kadar sıcak oluyor ki insanların mezar kazmaya mecali olmuyor bu nedenle cesetler evlerde çürüyor ve hastalık yayılıyor. Hindistan da buna önlem olarak sıcak hava dalgalarından önce toplu mezarlar kazıyor.

Bir de şuraya Hindistan’da iklim değişikliğine karşı hiçbir şey yapmadıkları gerekçesiyle hükumete dava açan dokuz yaşındaki kız çocuğunun haberini iliştireyim, hepimize umut olsun. Her şeyi değiştirmek için sadece bir “deli” yeterli oluyor bazen.