Gezi Parkı bilirkişi raporu: Cumhuriyetin kültürel değerlerinin korunması gerekiyor

Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nın yeniden yapılmasını öngören projenin iptalini öngören mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulmasından sonra talep edilen bilirkişi raporunda, Gezi Parki ‘cumhuriyetin değer mirası’ olarak tanımlanarak projenin gerçekleşmesi halinde park işlevinin kaybolacağı savunuldu. Danıştay bozma kararında yeniden bilirkişi keşfi yapılarak rapor hazırlanmasını talep etmişti.

Çeşitli üniversitelerden beş uzmanın hazırladığı 336 sayfalık bilirkişi raporu İstanbul 1’inci İdare Mahkemesi’ne sunuldu.

Uzmanlar, Topçu Kışlası’nın yeniden inşasıyla (ihya) ilgili dikkat çekici bir değerlendirmede bulunarak “Hiçbir replika (taklit) aslının değerinde olamaz; olsa olsa özenmedir, öykünmedir” dedi.

Diken’den Rıfat Doğan’ın haberine göre, raporda Topçu Kışlası’nın ihyasına dönük plan değişikliği kültürel, çevre düzeni, afet toplanma alanları, şehircilik ilkeleri gibi çeşitli başlıklar altında incelendi.
Uzmanlar ‘kültürel değerler’ başlığı altında yaptıkları tespitte ‘cumhuriyet ilanıyla başlayan yeni sürecin kültürel değerlerinin de korunması ve tarihe aktarılmasının gerekli olduğunu’ vurguladı.

‘Olsa olsa özenmedir’

Raporun aynı bölümünde uzmanlar “Replika(taklit) aslının değerinde olmaz, olsa olsa özenmedir” diyerek şu uyarıda bulundu: “İmar planı değişikliklerinin bütün planlama ve tasarım kademelerini, mevzuatın öngördüğü plan üretme ve onama aşamalarını atlayarak acele eylem üretmeye çalışmakta, dava konusu alanın tüm mekansal, fiziksel, estetik, görsel vb. sorunlarına ilişkin alternatif çözüm arayışlarını görmezden gelmektedir. Oysa koruma eylemi aceleye gelecek bir eylem değildir, iyi düşünülmemiş bir müdahale yüzlerce onlarca yılda oluşmuş bir birikimin kolaylıkla yok olmasına neden olabilir. Hiçbir replika(taklit) aslının değerinde olamaz, olsa olsa özenmedir, öykünmedir. Mekanın üretildiği zamana, emeğe saygı için özenle ve dikkatle karar almak ve eylemde bulunmak gerekmektedir.”

Gezi Parkı’nı ‘cumhuriyetin değer mirası’ olarak tanımlayan uzmanlar, ‘cumhuriyet döneminin korunmaya değer mirasının da geleceğe taşınacak bir katman olarak görülmesinin ve tanımlanmasının gerekli olduğuna’ dikkat çekti.

Raporun ‘plan açısından’ başlığı altında şu tespitler yapıldı:

– Ulaşım yükünün artırılması yönündeki alt kademe plan kararlarından kaçınılması gerek,

– Etüt araştırma altyapısı yeterli değil,

– Taksim Gezi Parkı’nın kaldırılması ya da küçültülmesine dair dava konusu idari işlem bilimsel bir ‘zorunluluk’la gerekçelendirilemedi.

İstanbul’da kişi başına düşen aktif yeşil alan azaldı

İstanbul’daki yeşil alan oranında düşüş olduğunu dile getiren uzmanlar, raporlarında şu rakamlara yer verdi:

“İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan oranının Batılı çağdaş metropol kentlerin çok gerisinde olduğu, kent bütününde 2010 yılında 6.05 metrekare olan kişi başına düşen aktif yeşil alan oranının, günümüzde 3.66 metrekareye gerilediği; gerek İstanbul bütününün ve gerekse Beyoğlu ilçesinin imar mevzuatı ile öngörülen 10 metrekare/kişi aktif yeşil alan oranını yakalamanın çok gerisinde kaldığı; kişi başına düşen yeşil alan miktarı 1.3 metrekare olan Beyoğlu ilçesi, yeşil alan standartları açısından İstanbul ortalamasının da altında kaldı.”

Uzmanlar, Topçu Kışlası’nın yeniden yapılması durumunda Gezi Parkı’nın büyük oranda park işlevini kaybedeceğine işaret ederek “Beyoğlu’nda Sütlüce 2 parkından sonra büyüklüğü bakımından en büyük yeşil alan olan Taksim Gezi Parkı’nda ‘yeniden ihya’ adı altında Taksim Topçu Kışlası’nın rekonstrüksiyonunun gerçekleştirilmesi durumunda, parkın yaklaşık olarak yüzde 67’sinin park işlevi sona erecek” dedi.

Uzmanlar diğer başlıklar altında şu tespitlerde bulundu:

Afet toplanma alanları: Topçu Kışlası ihyasıyla Taksim Gezi Parkı’nın yakın ve uzak çevresi için afet toplanma olarak hizmet verme potansiyeli zedelenecek; kamu yararına aykırı,

Yoğunluk dağılımı: Taksim Topçu Kışlası’nın ihyası nüfus yoğunluğu artışına sebep olmayacak ancak ‘kullanıcı yoğunluğu’ kaçınılmaz olarak artacak,

Şehircilik ilkeleri açısından: Korunması gereken bu özel, kentsel alanı, tarihsel özelliklerine saygıyla, nitelikli ve yaşanabilir bir alan haline getirme, tasarım değerini yükseltme yönünde kararlar geliştirilemedi.

Koruma kararlarına göre: Maksem ve Atatürk Kültür Merkezi’nin plan değişikliği onama sınırı dışında bırakıldı, koruma alanının mekansal bütünlüğü bozuldu,

– Taksim Meydanı-Taksim Gezi Parkı ve çevresinin mekansal temsil bileşenleri değiştirildi,

– Osmanlı dönemine ait mekansal temsil gücünün artırılmasına karşılık, Cumhuriyet dönemi mekanlar referansları zayıflatıldı; bu yaklaşım bilimsel koruma yaklaşımları, uluslar arası koruma müktesebatı, koruma mevzuatına aykırı,

– Uygulandığı dönemin bayındırlık hareketlerinin bir örneği olarak gerçekleştirilen Taksim Meydanı ve Taksim Gezi Parkı’nın, mekansal bilgi kaynağı ve ulusal-evrensel referans olma potansiyeli değerlendirilmedi,

– İstanbul’un ve Türkiye’nin korunması gereken önemli bir mekanı olan dava konusu alan, toplumsal hafızada yer alan mekansal kodların, işaretlerin ve referansların kaybolmasına neden oldu,

– Koruma Kurulu kararlarına uyumakta keyfi ve seçici davranıldı.

Taşınan ağaçların büyük bölümü kurudu

İhya açısından: 2863 sayılı yasada yer alan kültür varlığı ve tescille ilgili tanımların kapsamı dışına çıkılarak, yok olmuş tarihi yapıların tescil yoluyla yeniden yapımının önerildi, yasaya dayanarak yok olmuş yapıların tescil edilemeyecek,

– İhya (rekonstrüksiyon) uygulaması, koruma alanlarında yeni yapı inşa etmenin yasal aracı haline dönüştürülmemeli, aksi halde kaybedilmiş tüm hakların geriye doğru işletilmesi gündeme gelebilecek,

Ağaç açısından: Gezi Parkı’nda 563 adet ağaç var. 425 adet (yüzde 75) sağlıklı. Gerisi zayıf veya kurumuş.

– ‘Ağaçların taşınmasının sakıncalı olacağının belirtilmesine’ rağmen 66 ağacın nasıl taşınabileceğine ilişkin görüş bildirildi, 66 ağacın Sadabad Parkı’na taşındı ancak yarısında kuruma ve çürüme oldu, taşıma işlemi ağaçlara zarar verdi,

– Çok sayıda korumaya ağaç bulunuyor; ileri yaşlara ulaşmış çam, sedir, çınar, karaağaç, dişbudak, erguvan, sakız gibi ağaçlar ‘korumaya değer’ ağaçlar olarak değerlendiriliyor, taşınması sakıncalı,

– Topçu Kışlası’nın yapılması durumunda yapı tabanının oturacağı bölüm yaşlı ağaçların oluştuğu bölüm; avlu kısmında ise halen genç ağaçlar ve havuz var; bu nedenle en fazla zarar görecek kısım, yaşlı ağaçların bulunduğu simgesel kısım olacak,

– 1913-1914 haritalarına göre Taksim Kışlası’nın gerçek boyutlarının kapladığı alan avlusuyla birlikte 27 bin 172 metrekare; bina çevresinin de hesaba katılmasıyla birlikte 31 bin metrekare zarar görecek,

– Topçu Kışlası’nın ihyası durumunda bölgenin tek yeşil alanı Taksim Gezi Parkı yüzde 67 oranında küçülecek ve yaklaşık 430 ağaç (yüzde 62) zarar görecek.

Uzmanlar tespitlerinden sonra ‘Taksim Yayalaştırma Projesi’ne ilişkin 1/5 bin ve 1/bin ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin planlama esasları, koruma ilkeleri ve kamu yararına uygun olmadığını belirtti.

(Diken)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page