Cumhuriyet iddianamesini hazırlayan savcılar, Başbakan Yıldırım’ı yalanlıyor!

Cumhuriyet gazetesinin yazar ve yöneticileriyle ‘jeansbiri’ adlı Twitter kullancısının da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede yer alan bazı detaylar, Başbakan Binali Yıldırım’ın “Bizim için ölçü 17-25 Aralık’tan sonradır” sözlerini yalanlıyor.

156 gündür tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Turhan Günay, Musa Kart, Önder Çelik, Bülent Utku, M. Kemal Güngör, 95 gündür cezaevinde olan Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya, Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, ve ‘jeansbiri’ adlı Twitter kullanıcısı gibi isimler hakkında hazırlanan iddianamede, FETÖ üyesi oldukları belirtilen isimlerle yapılan telefon görüşmelerinin tespit edildiği belirtiliyor.

2007’deki görüşme delil oldu

İddianamede, soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve 5 günlük gözaltı süresinin ardından serbest bırakılan Cumhuriyet yazarı Aydın Engin’in 2008 yılında, ‘FETÖ’nün İsrail imamı’ olduğu öne sürülen Harun Tokak’la telefon üzerinden irtibat kurduğu ifade ediliyor.

Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba tarafından hazırlanan iddianamede, ayrıca, Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın, 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında ‘FETÖ’ şüphelisi Önder Aytaç’la telefon bağlantısının bulunduğunun tespit edildiği iddianamede yer alıyor.

İddianamede, Engin ve Dündar hakkında 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları arasında ‘FETÖ’cülerle yaptıkları görüşmelerin delil olarak gösterilmesi, Başbakan Binali Yıldırım’ın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra söylediği sözleri yalanlıyor. Kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren cuntacıların 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra 13 Ağustos 2016’da medya kuruluşlarının temsilcilerini kabul ettiği toplantıdaki sözlerine göre, ‘FETÖ’ ile mücadelede 17 – 25 Aralık sonrası ölçü alınacaktı.

‘Suç’ tarihinde Cumhuriyet’te çalışmıyorlardı

Ayrıca, Engin ve Dündar, ‘FETÖ’cülerle irtibat kurmalarının delil olarak olarak sunulan telefon kaydı tespitlerinin yapıldığı 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde çalışmıyordu.

İddianamede, “Şüphelilerin Haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Dolayısıyla Soruşturma Bulunan Şahıslarla İrtibatlarını Gösterir Analiz Raporu” başlıklı bölümde yer alan ifadeler şöyle:

Şüpheli Aydın ENGİN’in adına kayıtlı ……. 96 56 nolu hattın, FETÖ/PDY SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İSRAİL İMAMI HARUN TOKAK’ın kullanımında bulunan ……4417 nolu hattı ile (29/06/2008 tarihinde) irtibatının bulunduğu,

Şüpheli Can DÜNDAR’ın kullanımında bulunan Ko Medya Prodüksiyon Haber Ajansı San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı …..8674 nolu hattın; FİRARİ ÖNDER AYTAÇ’ın kullanımında bulunan ……..8698 ve …….8878 nolu hatları ile (2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında) irtibatının olduğu tespit edilmiştir.

Aydın Engin

“İddianamenin özü: Cumhuriyet yayın çizgisini değiştirdi ve bu bir suçtur”

İddianameyle ilgili Yeşil Gazete’ye konuşan Cumhuriyet yazarı Aydın Engin, “Benim mesleğim bu. Bir sürü kişiyle konuşuyorum. Sadece Cemaat’e yakın olduğunu bildiğim Harun Tokak’la değil, yine Cemaat’e yakın olduğunu bildiğim bir sürü insanla konuştum. MHP’li muhaliflerle de konuştum, CHP’lilerle de konuştum. Deli saçması bir iddianame. Bu iddianamenin özü şudur: Cumhuriyet gazetesi yayın çizgisini değiştirmiş ve bu bir suçtur. Demek ki, bundan sonra gazeteler yayın çizgilerinde küçük ya da büyük bir değişiklik yaparsa, önce savcıya telefon açıp değişikliğini bildirirse o zaman yırtar” ifadelerini kullandı.

(Yeşil Gazete – Can Bursalı)