Doğa MücadelesiGünün ManşetiManşet

Yerel direnişin simgelerinden Bergama’da anayasa değişikliği ve çevre paneli

Ege Çevre ve Kültür Platformu ve Bergama Çevre Platformu tarafından organize edilen “Anayasa Değişikliği ve Çevre” paneli/forumu, 27 Mart Pazartesi günü, Bergama’da gerçekleştirildi.

Bergama Belediyesi Haluk Elbe Toplantı Salonu’nda düzenlenen panele, konuşmacı olarak, Avukat Arif Ali Cangı, Gazeteci Özer Akdemir, Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç ve Avukat Kerem Dikmen katılırken, çevre il ve ilçelerden pek çok yerel örgütlenme, çevre platformu, Bergama halkı ve muhtarları da katılım gösterdi.

Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel’in moderasyonunda yürütülen, üç saatlik, kalabalık ve katılımcı geçen panelde, 16 Nisan’da oylanacak anayasa değişikliği teklifinin, çevre açısından olası sonuçları konuşuldu.

Panelde ilk sözü, kapatılan Hayat Televizyonu’nda, “Çepeçevre Yaşam” isimli programı yapmış olan Özer Akdemir aldı.

Özer Akdemir: Bergama’daki mücadele, çevre hareketine bakış açısını değiştirdi

Pek çok yerel direnişlerden ve çevre hareketinden bahseden, video ve fotoğraflar paylaşan Akdemir, “Ekoloji hareketi daha önceleri bir grup aydının hareketi, çiçek böcek çevreciliği diye küçümsenen bir hareketken, Bergama köylü hareketi ile birlikte, bir bakıyoruz binlerce köylü, ellerinde meşalelerle, farklı eylem türleriyle, farklı yöntemlerle yaşam alanlarının nasıl savunulacağını tüm ülkeye gösterdi.” …  “Bergama köylülerinin hareketine gelmeden önce, bir ülkede iktidar, emekçilerden, demokrasiden, insan haklarından yana bir iktidar değilse, ülkelerin yer altı zenginlikleri, o ülkelere beladan başka bir şey getirmiyor. Çevremizde, Afrika Ülkeleri’nde, Irak, Suriye’de ki durumlar, iç savaşlar, yüz binlerce insanın canından olmasına yol açan kargaşalar hep elmasla, altın madeni ile ilgili olan şeyler.” dedi.

Ülkenin dört bir tarafında, insanları, çaresizliğe mahkum ederek, yoksullaştırarak topraklarını ellerinden aldıklarını, madenlerde çalışmaya mahkum ettiklerini anlatan Akdemir, Kaz Dağları, Soma, Bergama, Efemçukuru, Himmetdede, İliç, Yenice, Artvin, Gerze gibi yerel direnişlerden bahsetti.

Ekoloji mücadelesnin, sınıf mücadelesninin en önemli parçalarından olduğunu, ekoloji, emek, demokrasi mücadelelerinin ortak verilmek zorunda olduğunu söyleyen Akdemir, 16 Nisan’ın bu konuda en büyük sınav olduğunu söyledi. Kapatılan televizyonlardan ve tutuklanan meslektaşlarından bahsederken, direnen basın mensuplarının, gerçekleri anlatmaya devam edeceğini belirtti.

Kerem Dikmen: Hepimiz biliyoruz ki, 18 yaşında milletvekili seçilecek olanlar, bu salondakilerin çocukları ya da ben olmayacağız

İzmir barosundan bir grup avukatla birlikte, referandum için bilgilendirme amaçlı köyleri gezen Dikmen, referandumun hukuki sonuçlarına ve köylerde karşılaştığı çekincelere değindi.

“Sistem değişikliklerinde geriye dönüş yok.” diyen Dikmen, ilk bakıldığında göze iyi gelen, seçilme yaşı, mahkemelerin bağımsızlığı yanına, tarafsızlık vasfının da eklenmesi gibi bir takım değişikliklerin ayrıntılarını değerlendirdi.

Hukuki açıdan, anayasa değişikliğinin çeşitli sonuçlarını maddelerle değerlendiren Dikmen, “Bir kişinin kandırılması beş yüz elli kişiden daha kolaydır.” dedi.

Dikmen, “Meclis bizim için çok önemli, çünkü tecavüzcüsü tarafından öldürülen çocuğun, tecavüzcüsünün hapisten çıkmasını engelleyen iradeyi meclis gösterdi. Yine Irak Savaşı’na girme yönünde hükümet bir karar almıştı ancak meclis askerin gönderilmemesi yönünde bir karar aldı ve bu şekilde engellenmiş oldu.” dedi.

Dikmen ayrıca, değişiklik onaylanırsa, acele kamulaştırma gibi hak ihlallerine, hukuki olarak direnmenin neredeyse imkansızlaşacağını hatırlattı.

Arif Ali Cangı: Binlerce yıllık insanlık tarihinin bize öğrettiği şeyler var, güç tek elde toplanırsa, o yönetim zorbalığa dönüşür

Anayasa değişikliğinin, özellikle cumhurbaşkanı’nın tek yetkili olmasının, çevre hareketi ve çevre hakkı açısından nasıl sonuçlar doğuracağını, Avukat Arif Ali Cangı değerlendirdi.

Çevre hakkının tanımını yapan ve çevre kavramının oluşumundan bahseden Cangı, çevreyi korumanın, hem hakkımız hem sorumluluğumuz olduğunu belirtti.

Mevcut anayasanın, 17. ve 56. maddelerine değinen Cangı, 17. maddede belirtilen yaşama hakkının, çevreyi de kapsadığını, sağlıklı bir çevrenin yaşama hakkının koşulu olduğunu söyledi. “Böyle giderse bu maddeler de değişebilir, en azından elde ettiğimiz kazanımları korumakta yarar var.” dedi ve Bergama Hareketi ile alınan, dünya çapında pek çok kazanımın öncüsü olan, danıştay kararının da 56. maddeye dayandığını hatırlattı.

“Bergama hareketi, kazanılmış bir mücadeledir. Sonuç ne olursa olsun hareketin kendisi, geleceğe bırakılan önemli bir mirastır.”

“Bergama hareketi, pek çok kazanım bıraktığı gibi çeşitli hukuksuzlukların da örneklerini bıraktı, Erol’un da söz ettiği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının arkasından dolanma geleneği ortaya çıktı.” diyen Cangı, Ecevit – Bahçeli – Yılmaz hükümeti döneminde, bakanlar kurulu kararı ile mahkeme kararının yok sayıldığını, bunun, şu an yapılmaya çalışılan anayasa değişikliği için bir örnek olduğunu, tek bir insanın kararı ile daha kötüleri olabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin, nasıl değiştirilmek istendiğini ve yapılmak istenen diğer değişiklikleri özetleyen Cangı, 12 Eylül darbe lideri Kenan Evren’in, devlet başkanı statüsünün devamını sağlamak için, 1982 Anayasası’nın, Cumhurbaşkanı’na zaten gereğinden fazla yetki verdiğini, şimdi ise bunlara yeni yetkiler eklenmek istediğini, 12 eylül anayasası’nı daha da geriye götüren bir değişiklikle karşı karşıya olduğmuzu söyledi.

Türkiye’nin savaşa sürüklenebileceğini belirten Cangı, ölenler bizim çocuklarımız olacak, buna karşı çıkmak zorundayız dedi.

Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’in de, yerel yönetimlerin çevre hareketleri konusundaki önemine, örneklerle değindiği panel, diğer katılımcıların da soru ve fikirlerini aktarması sonrası bitirildi.

 

Haber: Elif Cansu İlhan

(Yeşil Gazete)