[Çocuklar İçin Yeşil Kitaplar] Alev saçlı çocuk

Amerikalı doğabilimci John Burroughs, “Sevgi olmadan bilgi kalıcı olmaz. Fakat sevgi önce gelirse bilgi kesinlikle arkasından gelecektir,” diyor. Çocuklarımızı üzerinde yaşadığımız gezegene saygı duyan bireyler olarak yetiştirebilmek için biz ebeveynlerin öncelikli görevi, erken dönemde doğa sevgisi verebilmek. Onların minik omuzlarına taşıyabileceklerinden fazla yük ve korku bindirmeden, doğayla oyun arkadaşı olmalarını sağlamak, bu yolda atacağımız ilk adım. İkinci adım ise doğayla ve yaşadığımız çevreyle uyumlu, sürdürülebilir yaşam tarzı benimsemeleri için doğru rol modelleri sunan çocuk kitapları seçmek.

Yeşil Gazete, “Çocuklar için Yeşil Kitaplar” yazı dizisi illüstrasyonu için Gonca Mine Çelik’e teşekkür ederiz

Bu amaçla biz [Çocuklar İçin Yeşil Kitaplar] adını verdiğimiz bir diziye başladık. Çocuklara çevre bilinci aşılayan, farklılıklarımızla bir arada yaşamanın mümkün olduğunu gösteren kitapları derlemeye karar verdik. Bildiğimiz kitapları anımsamaya, bilmediklerimizle tanışmaya, tanıtmaya niyet ettik.

***

Bir zamanlar küçük bir Frida vardı. Saçları tuhaftı. Birkaç tutamı domates kırmızısı, perçemleri havuç rengi, kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı. Sy 7

Alev saçlı kız Frida, saçlarından mustarip. Okuldaki arkadaşları onla alay ederdi. Frida’yı gördüklerinde “Yangın var! Frida’nın kafası yanıyor!” diye bağırırlardı.

Bu durumdan o kadar rahatsız ki saçlarından nefret ediyor, öyle ki onları kesiyor sık sık.  Fakat işe yaramıyor, birkaç saate eski uzunluğuna geri dönüyordu.

Frida, teyzesi Anna ve tembel kedisi Kedi ile yaşıyordu (Kedisinin adı gerçekten Kedi’ydi) Anna teyze de tıpkı Frida gibi kızıl saçlıydı hatta onun da çocukken Frida gibi çilleri vardı.

Bir de Postacı Bruno vardı. Bir tek o dalga geçmezdi Frida’yla çünkü Bruno renk körüydü. Renk körü olmasa da alay etmezdi aslında. Hatta anlam veremezdi bu duruma. Ona göre çocuklar kırmızıyı severdi. Kırmızı elbise, kırmızı şapka, kırmızı şeker ve balon istediklerini pek çok kez duymuş olmasına rağmen neden kırmızı saç istemez bu çocuklar?

Hatta bir keresinde bir gazetede kırmızı saçları ile ünlü bir oyuncu olduğunu bile okumuştu. Anlam verememişti Frida’nın dışlanmasına.

Frida okula bile gitmek istemez. “Çocuklardan korkuyorum.” der teyzesine. Aptal kalsam olmaz mı, diye yakınır.

Okulun daha ilk gününde duymaya başlar o acımasız sözleri “Yangın var!” Öğretmen ne kadar ceza verse de çocuklar bu sözleri söylemekten çekinmezler. Çocuklar, bu kitapta akran zorbalığının tüm aşamalarını sergilerler. Alay etme, gruplaşma, ötekileştirme ve hatta fiziksel şiddet…

Aslında Frida’nın bilmedi gizli bir gücü vardır. Bunu Kedi sayesinde öğrenir. Aslında teyzesi de çocukken bu durumdan mustariptir ve kendisi keşfetmiştir. Söyledikleri bir şarkı gerçekten aleve dönüştürür saçlarını.

KIZILA-KIZILA-ÇIT-ÇITÇIT-ALEV-ALEV-YAKARIK dediğinde saçları yanmaya başlıyor.

ALEV-ALEV-YAKTIM-SEN-BİR-KIZILA-SAÇSIN dediğinde ise sönüyorlardı.

Okulda üç çocuk, Frida’yı bir çantaya tıkıp “İtfaiyeciyiz biz!” diye gezdirdiklerinde tek kurtuluşu bu şarkıyı söylemek olur ve alev alev yanar Frida. Geçici olarak arkadaşlarının zorbalıklarından kurtulsa da işe yaramaz ve daha çok hedef haline gelir.

Bu durumda Brumo devreye girer ve Frida’yı okula o bırakıp alır fakat zorba çocuklardan birini patakladığı için müdürü tarafından azarlanır. Bruno da işinden istifa eder.

Sonrasında kırmızı kitabın gizemiyle tanışır ve macerasının seyri değişir.

Kitabın devamını anlatmayacağım, macera okurla devam etsin. Bu kitabı özel kılan, bizde çok örneği olmayan ötekileştirme sorununa ve akran zorbalığına karşı yazılmış olması. Yazar bunu yaparken edebiyatın imkânlarından yararlanıp muhayyilenin sınırlarını zorlayarak yapmış. Bu haliyle Alev Saçlı Çocuk oldukça başarılı bir çocuk kitabı.

Günışığı Kitaplığı
88 sayfa
Yazan: Christine Nöstlinger
Çizen: Huban Korman
Çeviren: Suzan Geridönmez
7+ yaş

 

Tunç Kurt

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page