Bakan Çelik’in GDO’lu ekmek açıklaması neden yetersiz?

Gıda Tarım Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik bugün (Çarşamba 23 Mart 2017) Şanlıurfa’da yaptığı ve bakanlığın İnternet sitesinde de yayımlanan açıklamada: “Adana’da ekmekte herhangi bir GDO tespit edilmemiştir” ifadesini kullandı. 19 Mart 2017 Pazartesi günü, Hürriyet Gazetesi’nden Burak Coşan’ın Ekmek Katkı Maddesi GDO’lu çıktı” haberi üzerine birçok fırından ve katkı maddesi üreten beş şirketten örnekler alındığını ve analiz edildiğini ifade eden Bakan Çelik, fırınlardan alınan örneklerde GDO tespit edilmediğini ancak katkı maddesi üreten beş şirketten birinde GDO tespit edildiğini ve gerekli adil işlemlerin yapıldığını açıkladı.

Bir önceki yazımda sorduğum sorulara tekrar değinmeden önce Bakan Çelik’in açıklamasında birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. İlk olarak, fırınlardan alınıp analiz edilen örneklerde GDO tespit edilmemiş olması o fırınların hiçbir zaman (istemeden) GDO’lu gıda ürünü satmadığı anlamına gelmiyor. Sadece Bakanlığın belirli bir şehirde (Adana), belirli bir tarihte, belirli fırınlardan aldığı belirli örneklerde GDO tespit edilmedi demek. Dolayısıyla, Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı’nın (GTHB) medyaya geçtiği basın açıklamasının “Ekmekte GDO Tespit Edilmemiştir” başlığının durumu olduğu gibi ve yeterli derece yansıtmadığını farkına varalım. İkincisi, ürettiği ekmek katkı maddesinde GDO tespit edilen şirketin adı bir kez daha verilmemekte. Bu da Türkiye çapında ekmek katkı maddesi satın alan hiçbir fırının GDO tespit edilen markayı kullanıp kullanmadıklarını bilmediklerini ve öğrenemedikleri anlamına geliyor. Bu ismi gizli tutulan şirketin yalnızca Adana’da örnek alınan fırınlara katkı maddesi satmış olma ihtimali bana çok düşük geliyor. Neticede, bu şirket GDO’lu ürünü birilerine sattı (satış ağı tüm Türkiye’yi kapsayabilir), satın alan fırıncılar da bu ürünü üretimlerinde kullandı/kullanıyor, o fırınlardan gıda alan tüketici, yani bizler de GDO’lu katkı maddeli ekmek yedik/yiyoruz. Burada niyetim telaşa yol açmak değil ama, GTHB’nin açıklaması yetersiz olduğu için beraberinde birçok yeni soru getiriyor ve durum ciddi, GDO sofralarımıza girmiş. Bunu engellemek için bakanlığın şeffaf bir şekilde kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz.

GTHB İnternet sitesinde bulabileceğiniz açıklamada, Bakan Çelik denetimlerde (taklit ve tağşiş demek istiyor) uygunsuz ürünlerin ifşa edildiğini ve bundan sonra GDO’lu ürün kullanan firmaların ifşasının da söz konusu olacağını belirtti. Açıklamanın bu bölümü ise iki gün önce yazdığım yazıda sorduğum noktalardan bazılarına değiniyor. Bakan Çelik neden “bundan sonra” diye belirtiyor ve neden 2016-2017’de iç piyasa (yani soframıza girmek üzere ya da girmiş ürünlerin) denetimlerinde GDO’lu soya tespit edilen soya kıymalarının ve bunlarla gıda üretmiş markaları ifşa etmekle başlamıyor? Neden ve ne bekliyoruz? 

Sorularımı hatırlatmadan önce değinmem gereken bir, iki nokta daha var. Bakan Çelik’in GTHB İnternet sitesindeki açıklamasından alıntı yaptığım “Yem sanayisinde kullanılan mısır ve soya hariç Türkiye’de GDO’lu hiçbir ürünün üretilmesinin söz konusu olmayacağını hatırlatarak […]” açıklamasında bir hatayı düzeltmek istiyorum. Türkiye’de her ne amaçla olursa olsun GDO üretimi yasaktır. Biyogüvenlik Kurulu tarafından hayvan yemi onaylı toplam 32 GDO (25 GDO mısır, 7 GDO soya) ithal edilme onayı almıştır, üretim onayı değil. Gerçi açıklamanın daha sonraki kısmında bu hata düzeltilmiş ve “Türkiye’ye gelince, GDO’lu bitki ve hayvan üretmek kanunen yasaktır” denmiş ancak bu sefer de bu cümleden önce adeta GDO üretimini ve tüketimini özendirici ve talihsiz ifadelere yer verilmiş: “Özellikle gıda ve yem sanayisinde bu gelişmiş ülkelerde GDO’lu ürünlerin kullanıldığını belirtmek istiyorum.”

Son olarak, bir önceki yazımda değindiğim ve GTHB Basın Müşavirliği’ne telefon ve ardından mail ile sorduğum soruları aşağıda tekrarlıyor ve cevap beklediğimi hatırlatmak isterim.

  1. Yurtiçinde soframıza girmek üzereyken, ve hatta bir kısmı girmiş olan, marketlerden veya satıldıkları yerlerden alınıp, analiz edilen ve GDO içerdiği tespit edilen ürünlerin ve üreticilerin bir listesi var mı? Bu liste taklit ve tağşiş listeleri gibi bakanlık sitesinin kamuoyuna duyuru bölümünden kamuoyu ile paylaşılıyor mu?
  1. Yurtiçinde GDO içerdiği tespit edilen bu gıda ürünleri (Bakanın açıklamasına göre 2016-2017 yılında 7 adet GDO’lu soya kıyması), Bakanlığın yılda iki kez yayımladığı ve İnternet sitesinde yalnızca bir ay tuttuğu taklit ve tağşiş listesinde, GDO’lu soya olduğu belirtilmeden, yalnızca “soya tespiti” ibaresi kullanılarak mı açıklanıyor?
  1. Bir önceki sorunun yanıtı evet ise, insan gıdası olarak tüketimi izne tabi olan ve Türkiye’de bu izne sahip olmayan dolayısıyla yasa dışı sayılan bir maddenin, taklit tağşiş listelerinde denetimi yapılmış olan ürünün içeriğinde bulunmaması gereken alelade bir ürün muamelesi yapıp, GDO içerdiğini belirtmemek doğru bir uygulama mıdır? Örneğin, bir sucukta kanatlı yani tavuk ya da Hindi eti bulunması ile Türkiye’de insan gıdası olarak tüketilme izni almamış dolayısıyla yasak olan olan GDO’lu soya kıymasının aynı listede yer alması doğru, şeffaf ve adil bir uygulama mıdır?
  1. Yurtiçi denetimde tespit edilen bu 7 GDO’lu soya kıymasının nereden geldiği araştırılıyor mu? Gıda katkı maddesi olarak mı ithal edilmiş (Türkiye’de GDO’lu soya üretimi yasak olduğu için Türkiye’de üretilmiş olamaz) yoksa hayvan yemi olarak Türkiye’ye izinli giren 7 GDO soya amacı dışında kullanılarak sofralarımıza girdi? (Türkiye’de Biyogüvenlik Kurulu tarafından hayvan yemi amaçlı ithalatı ve kullanımı onaylanan 7 GDO’lu soya, 25 GDO’lu mısır olmak üzere toplam 32 GDO var).

 

Bu yazı aysebereket.wordpress.com/ dan alınmıştır

 

Ayşe Bereket

aysebereket.wordpress.com/

Twitter: @aysebereket

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page