Hollanda’ya ‘orantısız polis müdahalesi’ ve ‘diplomatik nezaketsizlik’ notaları

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Hollanda’daki programına katılmak için yaptığı seyahatte, uçağına iniş izni verilmemesi ve Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın karayoluyla gittiği ülkede gözaltına alınıp sınırdışı edilmesiyle başlayan diplomatik gerginlik sürüyor.

Türk bakanlara yönelik tutumun ardından ülkede yaşayan Türkler’in protesto gösterilerinde Hollanda polisinin müdahale etmesi ve polis köpeğinin bir Türk’ü ısırması gibi görüntüler nedeniyle iyice tırmanan gerilimin bugünkü perdesinde Türkiye Hollanda’nın Maslahatgüzarı’nın Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak 2 ayrı nota verdi.

Notalardan ilkinde, Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya yönelik muamelenin diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymadığı ileri sürülerek resmi yazılı özür beklentisi dile getirildi.

İkinci notada ise, Hollanda polisinin protestocu Türklere yönelik müdahalesinin orantısız olduğu ifade edildi. Notada ayrıca, tazminat hakkının saklı tutulduğu belirtilerek, Türk bakanlar ve vatandaşlarına yönelik söz konusu ihlallerin araştırılması, ihlalleri gerçekleştirenler hakkında adli, idari ve cezai yaptırımlar uygulanması ve sonucunun Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmesi talep edildi.

Hollanda’ya verilen notaların tam metni şöyle:

İlk nota

Türk vatandaşlarıyla bir araya gelmek üzere 11 Mart 2017 tarihinde Hollanda’yı ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ile Hollanda’daki diplomatik ve konsüler misyonlarımıza ve mensuplarına yönelik muamelenin 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin açık ihlalini teşkil ettiği vurgulanmıştır. Tarih boyunca devlet ricaline gösterilen diplomatik nezaket ve diplomatik/konsüler misyonlar ile mensuplarının dokunulmazlıkları, diplomasinin en temel ilkelerinden biri olagelmiştir. Başta Sayın Bakan olmak üzere söz konusu kişilere gereken saygının gösterilmesi, şahsi özgürlük ve onurlarına yönelik herhangi bir saldırının önlenmesi, kabul eden devletin yükümlülüğüdür. Bu bağlamda diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymayan söz konusu muameleler güçlü bir şekilde kınanmış ve bu uygulamalar konusunda Hollanda makamlarından resmi bir yazılı özür beklendiğinin altı çizilmiştir.

Notada ayrıca tazminat hakkı saklı tutulmak kaydıyla söz konusu ihlallerin araştırılması, ihlalleri gerçekleştirenler hakkında adli, idari ve cezai yaptırımlar uygulanması ve sonucundan Bakanlığımıza bilgi verilmesi talep edilmiştir. Bu hususların yanı sıra Hollanda’yı ziyaret eden tüm üst düzey zevat ve resmi görevlilerimiz ile Hollanda’da görev yapan tüm diplomatik ve konsüler misyonlarımızın, misyon çalışanlarının, tüm misyon emlakı, taşınır ve taşınmaz malları ile araçlarının ilgili uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan hakları, dokunulmazlık, ayrıcalık ve bağışıklıklarına bundan böyle saygı gösterileceğinin yazılı olarak teyit edilmesi istenmiştir.”

İkinci nota

Hollanda güvenlik makamlarının geçtiğimiz hafta sonu yaşanan olaylarda barışçıl toplantı hakkını kullanan kişilere orantısız müdahalede bulunduğu, insanlık dışı ve aşağılayıcı yöntemler kullanarak Türk toplumu ile vatandaşlarımızı kötü muameleye maruz tuttuğu belirtilmiştir. Bu uygulamaların temel insan haklarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlüklerin ve ilgili sözleşmelerde tanımlanan uluslararası sorumlulukların ağır ihlalini oluşturduğu vurgulanmıştır. Söz konusu müdahale neticesinde zarar gören vatandaşlarımızın durumu hakkında bilgi verilmesi talep edilmiştir. Diğer yandan, yaşanan olaylar sırasında vatandaşlarımızın Rotterdam Başkonsolosluğumuza erişiminin engellenmiş olmasının, ilgili uluslararası anlaşmalara ve diplomatik teamüllere aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, bahse konu olayları takip etmekte olan basın mensuplarımızın haber alma ve haber yayma hürriyetlerinin yine orantısız güç kullanılarak engellendiğinin altı çizilmiştir. Nihai tahlilde Hollanda makamlarından vatandaşlarımıza kötü muamelede bulunan, barışçıl toplantı hakkı ile basın özgürlüğünü gözardı eden güvenlik yetkililerinin tespit edilerek, cezai yaptırımlara tabi tutulmaları konusunda gerekli hukuki önlemleri alması talep edilmiştir.

AKP’liler portakal sıkarak protesto etti

Hollanda’nın Türk bakanlara yönelik tavrı ve tavrı protesto etmek isteyen ülkede yaşayan Türklere yönelik müdahalesi yurt içinde de tepkiye neden oldu. İzmit’te AKP Gençlik Kolları üyesi bir grup ‘portakal sıkarak’ Hollanda’yı protesto etti.

Konsolosluğa Türk bayrağı

İstanbul’daki Hollanda Başkonsolosluğu binasına giren bir şahıs da, tekbir çekerek Hollanda bayrağını indirdi ve yerine Türk bayrağı astı.

“Burası Türkiye mi?”

Hollanda’da polisin müdahale ettiği grubun içinde yer alan bir kişinin kendisini “Bizi içeri atacaklar” diyerek uyaran kişiye verdiği “Ne atacaklar lan. Burası Türkiye mi?” yanıtı da Türkiye-Hollanda kriziyle ilgili hafızalara kazınan olaylardan biri oldu.

Hollanda’dan Türkiye’deki vatandaşlarına uyarı

Notaların yanı sıra, Hollanda diplomatik tansiyon yükseldiği için Türkiye’de yaşayan vatandaşlarına ‘dikkatli olma’ çağrısı yaptı. Hollanda Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “11 Mart’tan bu yana Türkiye ile Hollanda arasında diplomatik kriz yaşanmakta” ifadesi kullanıldı. Çağrıda, kalabalık yerlerden ve toplantılardan uzak durulması ve dikkatli olunması gerektiği belirtildi.

 

(Yeşil Gazete, Ajanslar)