İklim ve EnerjiManşet

Kuzey Kutbu’nun sonu hayır olsun

Merhaba sevgili Yeşil Gazete okuyucuları,

Çılgın bir Oscar gecesini daha geride bıraktık. Gün geçmiyor ki hayatımızda bir sansasyon, bir heyecan, bir drama olmasın. La La Land’in 10 dakikalığına kazandığını sandığı ve sonra aslında Moonlight’ın kazandığı anlaşılan en iyi film Oscar’ının veriliş videosunu az önce 51. Kere izledim. Gerçekten şahane. Sabahın o saatinde uyanık olup bu efsane ana tanık olabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum, çünkü başka işim gücüm yok.

Canlı tanık olamadığım bir şey ise geçen hafta Antartika’dan kopan Manhattan adası büyüklüğündeki buz kütlesinin kırılma anı.

Temmuz 2015’de Batı Antartika’da bulunan Pine Islan Buzullarından, Manhattan adasının 10 katı büyüklüğünde (ya da İstanbul’un yarısı) büyüklüğünde bir buz kütlesi kopmuştu. Geçtiğimiz ay ise sadece Manhattan adası kadar (ya da Kadıköy ve Üsküdar kadar) bir kitle daha aynı buzuldan koptu.

Fransa’nın Ulusal Bilimsel Araştırma Birimi’nden Simon Gascoin bu bağımsız olayları iklim değişikliğine bağlamanın zor olduğunu söylese de pek çok çalışmanın gösterdiği kadarıyla Pine Island buzullarının inceldiğini ve çektiğini söyledi. Buzuldaki son yarılma ve sonrasında kopuşun ise kesinlikle okyanus ısınması kaynaklı olarak süregelen ve hızlı buzul bozunmasının bir kanıtı olabileceğini dile getirdi.

Pine Island Buzullarının altındaki okyanus suları 1990’lardan beri 0,55C ısındı.

Çıkan son bir araştırmaya göre ise insanlar kuzey kutup bölgesi deniz buzullarını düşündüğümüzden daha uzun bir süredir bozuyor olabilirler. Kuzey Kutbu deniz buzulunun 1970’lere kadar insan faaliyetlerinden azade olduğu sanılıyordu, yapılan son araştırmalar aksini gösterdi. Bilim insanlarının yaptıkları iklim modelleri 1950’lerde bile bölgenin deniz buzullarını kaybettiğini gösteriyor. Yapılan yeni araştırmaya göre hava kirliliği, kuzey kutup buzullarının genişlediğini gözlemlememizin nedeni. Fosil yakıtları yakmaktan kaynanklanan hava kirliliği parçacaklıkları 20. Yüzyılın 3. Çeyreğinde küresel ısınmanın etkilerini gizlemiş olabilir. Aerosol denen bu parçacıklar güneş ışığını uzaya geri yansıtıyorlar ve de yüzeyi soğutuyorlar. Bu soğuma etkisi küresel ısımanın kuzey kutbu deniz buzullarındaki etkisini saklamış ve de deniz buzul büyümesine neden olmuş olabilir. Ancak aerosollar atmosferde sadece günler veya haftalarca kalıyorlar yani etkileri kısa ömürlü. Bu kısa dönem aerosol soğuma etkisi 1980’lerden sonra azaldı. Bu soğuma etkisi olmayınca uzun zamanlı karbondioksit gibi seragazlarının ısınma etkisi daha da açığa çıkarak kuzey kutbundaki deniz buzulları kaybına neden oldu. Öte yandan orman yangılarından ve fosil yakıtların yanmasından ortaya çıkan kirletici siyah karbon ise buzulların rengini koyultarak güneşin tepede olduğu zamanlarda buzulların daha çok erimesine neden oluyor olabilir.

2017’ye yine rekorla girdik:

NASA’nın yayınladığı verilere göre geçtiğimiz Ocak ayı küresel olarak en sıcak geçen 3. Ocak ayı oldu. 1951-1980 ortalamalarına göre gezegenimiz 0.94C daha sıcaktı. Kuzey Amerika’nın doğusu, Rusya ve Çin normalin üzerinde sıcakken Avrupa ve batı ABD normalin altında soğuktu. En anormal olan ise Kuzey Kutbu’ydu. Nasa verilerine göre Kuzey Kutbu normalden 5C daha sıcak bir Ocak ayı geçirdi. Bu sıcaklık ise rekor seviyede düşük deniz buzulları gözlemlememize neden oldu. Kuzey Kutbu’nun yok olmasını gözlemlemek küresel iklim değişikliğini gözlemlemenin en iyi yollarından biri.

Neyse ki NASA çalışmaya devam ediyor, Trump’ın tüm evhamlarının aksine. Trump’ın resmi başkanlağından beri Çevre Koruma Ajansı (EPA) sosyal medyada hiçbir tweet atmadı. Öte yandan Trump yönetimi işin başına geçtiklerinden beri Çevre Koruma Ajansı EPA’ya sansür uyguluyor.

Birleşmiş Milletler’in yeni iklim sekreteri Başkan Donald Trump’tan endişeli olduğunu, ama iklim eylemliliğinin engellenemez olduğunu söyledi. Patricia Espinosa Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme iddialarına karşın, henüz eylememe geçmemiş olmasının belli ki endişelere neden olduğunu söyledi. Espinosa bu hafta ABD Dışişleri Bakanı (ve petrol şirketi ExxonMobil’in eski CEO’su) Rex Tillerson ile görüşmek için ABD’ye gidiyor. ABD her sene temiz enerji programı için 4milyon dolar ödüyor, hatta bazen gönüllü olarak fazladan 2milyon dolar da bağışlıyor. Espinosa gerekirse ABD olmadan da dünyanın iklim değişikliğiyle mücadele edebileceğini söyledi. Çin’in seragazları salımını azaltmada dünya lideri olma hevesinin ABD’li diplomatları Çin’in küresel etik liderlik rolünde görmek isteyip istemediklerini tartmalarına neden olduğunu söyledi.

Paris İklim Anlaşması’nı bugüne kadar 132 taraf onayladı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne 197 taraf olduğunu düşünürsek bu onaylama rakamıyla Paris İklim Anlaşması neredeyse küresel bir anlaşma oldu. Anlaşmayı onaylayanlar arasında Afganistan, Azerbeycan, Guatamala, Kazakistan, Lesoto, Kamboçya, Çad gibi ülkeler de bulunuyor. Türkiye hala Paris İklim Anlaşması’nı onaylamadı.

Türkiye cephesi’nde ise İstanbul’a yapılacak yeni kömürlü termik santral için acele kamulaştırma kararı alındı. Resmi Gazete’nin 22 Şubat 2017 sayısında yer alan karara göre, İstanbul’un Silivri ilçesinde ve Tekirdağ Çerkezköy’de yapılması planlanan kömürlü termik santrallerin inşa edileceği bölgeler de kamulaştırılan alanlar arasında yer alıyor.

Ayrıca, ülkenin en eski ve kirli termik santrallerinden, sonradan özelleştirilip IC Ictaş’ın aldığı Muğla’nın Milas ilçesindeki Yeniköy (420 MW), Kemerköy (630MW) termik santralleri rehabilite edilip kapasite arttırımı yapılacak. IC İÇTAŞ Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, Çeçen, Yeniköy – Kemerköy Termik Santrallerinin rehabilitasyonu için 240 milyon Euro’luk bir yatırıma yakında başlayacaklarını, ayrıca santrallere ilave kapasite yatırımı olarak da 500 milyon dolar yatırım yapacaklarını açıkladı.

Yeni kömür sahalarının yatırıma açılmaya başlanmasının ve hükümetin yerli kömüre verdiği desteğin son derece olumlu bir gelişme olduğunu kaydeden Çeçen, “Son dönemde yerli kaynakların desteklenmesiyle hiç ummadığımız anda bir ampül yandı. Şu anda cari açığı azaltma yol haritasında ciddi anlamda faydalı bir şekilde ilerliyoruz. Yeniköy – Kemerköy Termik Santrallerinde 5.5 milyar kwh üretim gerçekleştirilirken özelleştirmeden sonra yüzde 22 artış sağlanarak 7 milyar kwh’e çıktı. Bu da ciddi bir fayda.” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Enerji Uzmanları Derneği tarafından düzenlenen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) 15. Kuruluş Yıldönümü programında konuştu. Albayrak, Türkiye’nin enerji konusunda ithalatının düştüğünü, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verdiklerini belirterek, “Bir bakmışsınız 10 sene sonra enerji ihraç etmeye başlamış bir ülke olmuşuz” şeklinde konuştu.

Benden bu kadar. Sonumuz hayırlı olsun. Herkese iyi haftalar.