ManşetTürkiye

Mahkeme: Erdoğan akademisyenlere “alçak, zalim, vatan haini” diyebilir, doğal!

0

Barış için Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bilidirsini imzaladıkları için Cumhurbaşkanı’nın ‘alçak, zalim, vatan haini, ahlaksız’ gibi sözlerine hedef olan akademisyenlerden emekli Prof. Baskın Oran’ın açtığı hakaret davasında, mahkeme gerekçeli kararını açıkladı. Gerekçeli karara göre, Erdoğan’ın sözleri, hayatın akışına uygun.

Mahkeme, Erdoğan’ın “konuşmalarının eleştiri ve karşı görüş bildirme hakkını kullanma mahiyetinde olduğunun kabulü gerekir” derken, Erdoğan’ın ifadelerinin “doğal olup, hayatın akışı gereği olduğunu” söyledi.

Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’ın haberine göre, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Prof. Dr. Baskın Oran’ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a akademisyenlerin barış bildirisini açıklamasından sonra kullandığı ifadeler nedeniyle açtığı tazminat davasının reddedilme gerekçelerini açıkladı. Mahkeme, Erdoğan’ın akademisyenlere yönelik sözlerinin, Cumhurbaşkanı’nın “devlete yönelik suçlamalara karşı eleştiri ve karşı görüş belirtme hakkı” kapsamında olduğuna hükmetti.

Kararda, Erdoğan’ın “alçak, zalim, kapkaranlık, cahil, tiksinti verici, vatan haini, lümpen, terör örgütünün maşası, ahlaksız, mandacı artığı, ruhu kirlenmiş” gibi ifadeleri Baskın Oran’ın şahsına değil, bildiriyi imzalayan akademisyenlere söylediği belirtilerek “Davacının bu sözlerden kendisinin de kastedildiğini ve kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek yansıma yoluyla manevi tazminat talebinde bulunması mümkün değildir” denildi.

“Eleştiri hakkı”

Akademisyenler bildirisinde devletin suçlandığını vurgulayan mahkemenin kararında şöyle denildi:

“Yapılan bu ağır ve haksız suçlamalar karşısında, bu bildirideki ifadelerin, devletin başı olan ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden, anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlamakla görevli Cumhurbaşkanı sıfatını haiz davalı (Erdoğan) tarafından yorumlanması ve eleştirilmesi doğal olup hayatın akışı gereğidir. Bu kapsamda, davalının konuşmalarının bildiriye karşı eleştiri ve karşı görüş bildirme hakkını kullanma mahiyetinde olduğunun kabülü gerekir.”

AİHM içtihatları hatırlatıldı

Erdoğan, mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde Anayasa Mahkemesi ve AİHM’nin “düşünce ve ifade özgürlüğü” içtihatlarını örnek gösterdi. Dilekçede, ifade özgürlüğünün “devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgiler ve düşünceler için de geçerli olduğu ve bunlar olmaksızın demokratik toplum olmayacağı” belirtilmişti. Mahkemenin davalı Erdoğan’ın bu savunmalarına rağmen AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına hiç değinmemesi ve doğrudan Cumhurbaşkanı’nın devletin başı olarak devlete yönelik eleştirilere karşı kullandığı ifadelerin tazminat gerektirmeyeceğini belirtmesi dikkat çekti.

 

(Cumhuriyet)

More in Manşet

You may also like

Comments

Comments are closed.