Köşe Yazıları

Yeşil Enerji Dağıtım Şirketi

Elektrik  piyasasında liberalizasyon,

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) serbest tüketici limitini düşürmesi ile birlikte aylık elektrik faturası 82 TL’yi geçen tüketicilerin enerjilerini istedikleri tedarik şirketinden almasının yolu açılınca başlayan ‘ucuz elektrik’ ilan ve haberleriyle ilgili Elektrik Mühendisleri Odası’ndan (EMO) uyarı geldi. 19.1.2017 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan bu haberi biraz açalım.

Elektrik satıcıları (dağıtım şirketleri) kendi bölgelerinde tekel konumunda. Ancak EPDK yıllardır bu şirketlerin tekel konumunu tedricen ortadan kaldırıyor. Bunun için belli bir limitin üzerinde tüketenlere tedarik şirketini değiştirme hakkı veriyor. Bu limiti ise yıldan yıla düşürüyor.

2016 yılı için bu limit 3 bin 600 kilovatsaat (kWh) idi. 2017 yılından itibaren 2 bin 400 kWh’e düşürüldü. Bu düşüşle birlikte 2017 itibariyle aylık tüketimi 200 kWh’i, yani aylık faturası 82 lirayı geçen tüketiciler, dağıtım şirketleri dışında EPDK’dan lisanslı tedarik şirketlerinden de enerji alabilecek.

Piyasadaki çok sayıdaki tedarik şirketi için piyasa büyüdü ama görüyorsunuz müşteri başına ciro düşüyor. EMO İzmir Şube Başkanı Mahir Ulutaş fiyatlarda gözboyama yollarına başvuranlar olabilir diye tedarik şirketini değiştirmeyi düşünen tüketicileri uyarıyor.

Birkaç önemli rakamı da not edelim: istatistiklere göre Türkiye genelinde yıllık tüketimi 2 bin 400 kWh’nın üzerinde olan yaklaşık 8.4 milyon abone bulunuyor. EMO’nun hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir aile asgari yaşam koşulları için aylık 230 kWh enerji tüketiyor. (19.1.2017 Cumhuriyet)

Peki gerçek rakipler kimler?

Ama tüm bu dağıtım ve tedarik şirketleri satışa sundukları ürünün özellikleri açısından bakınca pek de rakip değiller: Hepsi aynı elektriği satıyorlar. Halbuki kimi tüketiciler ürünlerin kökenini, üretim proseslerini bilmek istiyorlar. Kömür gibi, dizel gibi fosil kaynakların yakılmasından mı gelir sizin ceryanınız? Yoksa güneşten mi, rüzgardan mı? Barajlardan mı? Türkiye’de yeşil enerji tedarik eden bir firma yok. Mesela Almanya’da kullanmak için %100 yeşil enerji (ekoceryan mı desek?) tedarik eden bir şirkete abone oluyorsunuz. Konvensiyonel firmalar ürün portföylerini geniş tutmak için  ekoceryan da tedarik ediyorlar ama pek inandırıcı değiller. Beri yanda elini kirli ceryana bulaşturmayan tedarikçiler de var. Greenpeace gibi, Naturstrom gibi.

Bu şekilde abonelik değiştirenler yeşil enerjiye bir talep oluşturuyor, bu da yenilenebilir enerji üreten firmaların bu alanda daha fazla üretim yapmasına yatırım yapmasına yol açıyor. Kömürden, nükleerden elektrik üretimi ise azalıyor. Bu rekabet aynı zamanda bir politik faaliyete denk düşüyor. İklim değişikliğine yol açması nedeniyle kömürden elde edilen elektriği kullanmayın, aboneliğinizi iptal edin diyoruz insanlara.

Almanya’da gerçek ekoceryan abonelik oranı meskenler için %20 civarında.

Yeşil Enerji tedarikçisi firma yok ama çarelerimiz var  

İki çare var, 1) Enerji verimliliği. En tipik örnek LED ampul kullanmak. Ama önceki kuşaklardan bildiğimiz tasarruf tedbirleri de bu sınıfa giriyor. Standby lambayı iptal etmekten, odadan çıkarken odanın ışığını kapatmak 2) Elektriğini kendin üret.
Aşağıdaki habere bakalım.

EMO Ankara Şube Başkanı Kaymakçıoğlu’na göre yurttaşlar elektrik kooperatifleri kurarsa 41.5 kuruş olan elektrik maliyetlerini 13 kuruşa indirebilir

Kendin üret, kendin tüket = 13 kuruşa iner elektrikte maliyet

Bir bina sakinlerinin 7 kişi bir araya gelerek kooperatif kurabileceğini açıklayan Kaymakçıoğlu, yurttaşların artık elektrik dağıtım şirketlerinden elektrik almak yerine kendi elektriğini üretebileceğini açıkladı… Elektrik dağıtım şirketlerinin yolladığı faturalarda 41.5 kuruş olan maliyeti kaleminin, yurttaşların kendi elektriğini üretmesiyle 13 kuruşa ineceğini söyledi.

Dağıtım şirketlerine bağımlı olmaktan kurtulmak

Kaymakçıoğlu, yurttaşların kooperatifçilikle elektrik dağıtım şirketlerine bağımlı olmaktan kurtulacağını vurgulayarak, “Enerji sektörünün var olan bu yapısı yeni bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Bu dönüşümde en önemli ayağı enerji kooperatifleri olabilir. Tüketicilerin kendi elektrik ihtiyacını karşılamak üzere üretim yapması, bu üretimi de ortak bir çatı altında gerçekleştirmesi sektörde katılımcılığı artırabilecek ve demokratik bir yapının oluşmasını sağlayabilecektir” dedi.

Kooperatiflerin organizasyon ve hedeflerinde adi kâr amacı gütmeyen ortaklıklar olduğunu söyleyen Kaymakçıoğlu, “Kooperatifler, insan ve/veya kuruluşlar topluluğu olarak ve karşılıklı güvene dayalı, demokratik organizasyonlar olarak, sosyal sermayenin temel yapı taşlarını oluşturmanın önemli bir unsurudur. Rüzgâr, hidrolik, jeotermal ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara bağlı elektrik üretim tesisleri kaynağında kurulması daha ekonomik olmaktadır” dedi.

Güneş enerjisi üzerinde tasarruf

Kaymakçıoğlu, yurttaşların kooperatif kurmalarını sağlayacak yöntemin binalardaki güneş enerjisi olabileceği örneğini vererek, güneş enerjisi üzerinde tasarruf hesabı yaptı: “1 kW lık güneş paneli çatıda 7 metrekare alanı kaplar. Ortalama günlük ışınım süresi 7,2 saattir. Hava kapalı olduğunda da üretim yapmaya devam eder. Günlük 7.2 kWh enerji üretir ve aylık 216 kWh enerji üretmiş olur. Bu miktar bir dairenin tüketimine denk gelen elektrik enerjisi ihtiyacıdır. Bunun için aileler sadece elektirik bedeline 42 kuruş ödüyor. Faturalara yapılan ek kalemlerle 90 liraya geliyor.” (Ankara/EVRENSEL  https://www.evrensel.net/haber/304524/elektrikte-tasarruf-icin-kooperatifcilik-onerisi)

Tek yol kooperatif değil . Bütün yollar güneşe çıkıyor

ve Y.E.S. Yurttaşın Enerji Santrali

Bence, güneş enerjisinden elektrik üretilmesinin başarısını bizzat yurttaşlar belirleyecektir. Bunun için  yurttaşların aktivistler tarafından bilgilenmesi, örnekleri ve bu örneklerin  işlediğini          görmesi , kendisini sıkıntıya sokmayacak bir yatırım tutarını kafasında tasarlaması böylece projenın kapsamını önceden belirlemesi  gerekiyor . Bu üretilen elektriği kendisinin tüketeceğini  kavraması gerekiyor..Böylece insanlar kendi 1-2 KW (haydi haydi 3 yahut 4 KW) gücündeki GES lerini çatılarına (yaratıcı çözümler göreceğiz) kurmalıdır. Hatta bir-iki panel ile 250 W, 500 W gücünde mini mini balkon santralleri de düşünülebilir.

Üretilen elektriğin ihtiyaç karşılandıktan sonra  artan kısmını satmaya dayanan (On Grid) uygulama ile anılan lisanssız üreticilik başarılı oldu  mu? Hayır, meskenlerin çatılarını fotovoltaik panellerle dolduramadık. Yani 10 ila 30 KW ye kadar kurulu gücü olan YESler  pek az. Ülkemizde daire başına düşen  metrekare çatı zaten az,  ciddi miktarlarda üretip satacak büyüklükte çatı yok. Ayrıca 10 KW kurayım diyen insanların çoğu herhalde maliyeti duyunca vazgeçiyor. İkinci sebep şu: o kadar çok bürokratik engel var ki… Duyan vazgeçsin diye bir prosedür var. Günısı varilleri bizim fotovoltaik panellerden kat be kat daha ağır. Ama çatı için statik rapor kimden isteniyor? GES ‘ten isteniyor. Lisansız üretici olma niyetiyle trafo sahibi dağıtıcı firmaya sunmanız gereken evraklar arasında statik rapor da var.

Özetle,  güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşmasında esas hedef   mümkün olduğunca çok sayıda yurttaşın Y.E.S. kurması olmalıdır. 1 KW kurulu güç evet azdır ama kaç kişinin  bu güçte bir kurulumu yaptığı daha önemli. Yani  kurulacak sistem ne kadar az güçlü (= düşük fiyatlı) ise o kadar çok insan cesaret edecek… Çok insanı tercih etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü güneşten elektrik elde etmek politik bir eylemdir, çatılarda görünen  Y.E.S.lerin çok büyük propaganda yahut reklam etkisi vardır! Türkiye’nin bence bir yıl içinde 100.000 üreticiye gereksinimi var. GünIsı’da  ülkemiz dünyada 2. sırada deniyor. Bir yıl içinde 100 bin kişi GES kuralım , GünIsı’daki başarıyı tekrarlarız.
Özetle: Yurttaşları sadece kendi ihtiyaçlarının bir kısmını / en iyi ihtimalle tamamını  karşılamak üzere, öztüketim için Y.E.S. kurmaya çağırıyorum.
Ayrıca şebekeye vermek üzere üretmek istiyorsak enerji kooperatifleri bu işlevi görecektir. Yazının başında  sözünü ettiğim yeşil enerji dağıtım şirketleri arasında Almanya’da Greenpeace enerji kooperatifi, Schönau Elektrik İşletmesi gibi kooperatifler en güçlü olanları.
Öztüketim amaçlı, mütevazi gücü nedeniyle pek de ürün fazlası (artıürün) yaratmayan Y.E.S. lere örnekler  Solarbaba sayfalarından. Bunlar şebekeye elektrik vermiyorlar. Yani on grid değiller. Aküleri var ve kurulu güçleri 3 – 4 KW. Ama ürettiğiniz elektrik yetmedikçe şebekeden gerektiği kadar alıyorlar.

Şebeke Destekli Akülü (kısmi) Öztüketim Modeli.

örnekler

http://www.solarbaba.com/haber/apartmanda-off-grid-cati-ustu-ges

http://www.solarbaba.com/haber/gunes-enerjisi-duayenlerinden-engin-ture-elektrigini-gunesten-uretiyor

 

Alper Öktem

Güneş Gönüllüsü