Karanlık madde öksüz: Astrofizikçi Vera Rubin öldü

Karanlık maddeyi keşfederek fizik alanında çığır açan astrofizikçi Vera Rubin 88 yaşında hayatını kaybetti.

Vera Rubin (1928-2016)

Galaksilerin dönüş eğrileri üzerine çalışan Rubin, galaksilerin açısal hareketinin tahmin edilen biçimiyle gözlemlenen biçimi arasındaki tutarsızlığı ortaya çıkardı. Bu olgu daha sonra galaktik dönüş problemi olarak anılmaya başlandı. Rubin 1970’lerde karanlık maddenin varlığına dair o güne kadarki en güçlü kanıtı buldu.

Vera Rubin kimdir?

Vera Rubin 1928’de Philedlphia’da doğru. Babası, Philip Cooper (Pesach Kobchefski) Litvanyanın Vilnius şehrinde doğmuş bir elektrik elektronik mühendisiydi. Annesi, Ukrayna doğumlu Rose Applebaum, Bell Telefon Şirketinde hatlarda kullanılması gereken kablo uzunluğunu hesaplamakla görevliydi. Lisans eğitimini Vassar Üniversitesinde tamamlayan Rubin, lisansüstü eğitimi için Princeton Üniversitesine başvurdu. Ancak üniversitenin kataloglarına bile ulaşamadı çünkü Princeton Üniversitesinin lisansüstü astronomi programına kadınların girmesi o tarihte yasaktı.

Bu nedenle Rubin lisansüstü eğitimi için Cornell Üniversitesi fizik bölümüne başvurdu. Burada Philip Morrison, Richard Feynman ve Hans Bethe gibi önemli fizikçilerle çalışma fırsatı buldu. 1951 yılında eğitimini tamamladı, master tezinde galaksilerin hareketine dair Hubble Teleskobu gözlemlerinden yararlanarak sapmaların ilk gözlemlerini yaptı. Galaksilerin, o zamanlar büyük patlama kuramının iddia ettiği gibi bir merkezden dışarıya doğru değil de, henüz bilinmeyen merkezler çevresinde dairesel hareket ettiğini iddia etti. Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.

Rubin doktorasını Georgetown Üniversitesinde, Profesör Doktor George Gamow’un yanında yaptı. Doktora tezini 1954’te bitirdi. Bu tezde, galaksilerin rastgele uzaya dağılmadığını bunun yerine gruplar halinde olduklarını göstermeye çalışıyordu. Bu galaksi topluluklarının var olduğu teorisi yayınlandıktan 20 yıl sonrasına kadar kabul görmeyecekti.

Rubin mezun olduktan sonra, Georgetown Üniversitesinde de araştırma asistanı olarak çalışmaya başladı. 1962 yılında da yine Georgetown Üniversitesinde doçent oldu. 1965 yılında Palomar Gözlemevinin gözlem araçlarını kullanmasına izin verilen ilk kadın oldu.

Rubin, deney düzenekleri tasarlamasıyla ünlü Kent Ford ile birlikte daha önceki tartışmalı, kabul görmeyen galaksi kümeleri tezine benzer konularda çalışmaya başladı. Bu çalışmaların sonunda Rubin-Ford etkisi teorisi ortaya atıldı. Bu teori ortaya atıldığı günden beri yoğun tartışmaların merkezinde kaldı. Bu teori basitçe spiral galaksilerin dairesel eğrilerinin teorik eğrilerle neden uyuşmadığını açıklama amacındadır.

Galaksilerin tahmini hareketleriyle gerçekteki hareketleri arasındaki uyuşmazlığı kesin olarak gösterden Rubin, galaksilerde gözlemlediğimizin 10 katı kadar da gözlemleyemediğimiz, yani karanlık madde olması gerektiğini gösterdi. Galaksi dönüş problemini açıklama çabaları karanlık madde teorisine götürdü.

Rubin-Ford etkisine ismini vermiş olan Rubin’in adına tanımlanmış 5726 sayılı Rubin adlı bir asteroid de bulunmaktadır.

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page