EkolojiManşet

Gaziemir’de şimdi de radyoaktif atık bertarafı üzerinden rant çabası!

Sizlere detaylı olarak 12.04.2016 tarihli yazımızla bugüne kadarki süreci aktardığımız Gaziemir’de, son olarak radyoaktif  temizliğin gelişigüzel değil, Çevre Etki Değerlendirme(ÇED) onayı alınarak, bilimsel kurallara  uygun şekilde gerçekleştirilmesi için  1.dereceden  sorumlu T.C İzmir Valiliği ile ilgili makamlar olan T.C  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TAEK’e hitaben   Change.org  kampanyası başlatıldığını aktarmıştık. Gaziemir’ de var olduğu tespit edilen radyoaktif atıkların bertarafı için  EGECEP  ile Yeşil  Siyaset Platformu  adına 2014 yılında dava açarak sürecin avukatlığını  üstlenen Av.Arif Ali Cangı’nın başlattığı kampanya, mahkeme kararının  uygulamaya  konmasını sağlamıştı. Böylece  Turanlar A.Ş’nin kirliliğe konu olan Aslan Avcı Kurşun fabrikası arazisinde yapacağı radyoaktif atık bertarafı ve temizliği prosesleri için ÇED alınması talebi hukuki yollardan mümkün olmayınca yurttaş insiyatifiyle de dile getirilerek hayata da geçirilmişti.

Aslan Avcı fabrika sahasında radyoaktif atıkların gelişigüzel kırılmış olduğu görülüyor

Gaziemir’deki radyoaktif atıkların tespitini izleyen süreçte halk sağlığını riske etmeden atık bertarafı ve temizliği işlemlerinin yapılması adına yasal takip ve yurttaş baskısı oluşturularak başarılı  mücadele örneği gösteren Av.Cangı’nın  bu çabalarının da duyulmasıyla 2016 yılının Nükleersiz Gelecek Ödülü’ne layık görülmesi sayesinde meseleye  yurt içinde ve dışında da dikkat çekilmişti.

Mahalle ortasında aluminyum, çinko, kurşun ayrıştırma yapılamaz!

Bugün bir kez daha mesele,  Gaziemir Mahalle sakinlerinin, İzmir, hatta Türkiye genelindeki nükleer karşıtlarının daha doğrusu yaşam savunucularının ilgi ve takibini  bekliyor. Zira bu kez, Aslan Avcı Ticaret A. Ş ve devlet yetkililerinin Aslan Avcı fabrika sahasındaki atıkların beratarafı sürecinde dışarıdan atık getirerek burada bir atık geri dönüşüm tesisi kurma arzusunda olduğunu görüyoruz. Oysa Av. Cangı’nın açıklamalarına göre  bu atıkların içinde nereden ve nasıl ticaretinin yapılarak Gaziemir fabrika sahasına getirildiği anlaşılmayan Europium 152 gibi son derece tehlikeli bir madde bulunuyor ve  bu bölgedeki kurşun , aluminyum, çinko atıklarının ayrıştırılması mahalledekilerin sağlığı açısından büyük risk oluşturuyor.

Soldan sağa: Esat Bayramoğlu,Av.Arif Ali Cangı, Mehmet Kurt

Neticede anlaşılıyor ki, Gaziemir’de Projenin çevre sağlığı ve toplum sağlığını olumsuz etkilememesi için kamuoyu baskısıyla ÇED alınarak temizlik yapılması uygulamaya konulduktan sonra sivil toplum bir kenara çekilmemesi ve konuyu takip etmesi bugün büyük bir yanlışın daha önelenmesini sağladı. Önce 28.06.2016 tarihinde ÇED sürecinin ve projenin uygulanma sürecinin “bilimsel ve kamuoyu gözetiminde yapılması” konusunda oluşturulan ortak görüş neticesinde ‘sivil izleme komitesi’ oluşturuldu, bu komitenin İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantıları ve diğer aşamalara katılımcı olarak katılmaları kararlaştırıldı.

Bu sayede bugün Gaziemir’de bir de tehlikeli atık geri dönüşüm tesisi kurulmak istendiği incelenen raporlar üzerinden anlaşıldı. 14.12.2016 tarihinde İDK toplantısının yapılacağı son dakikaya kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığından halkın katılımına  dair bir ses çıkmadı.  Meselenin takipçileri olarak Av. Cangı , Yeşil Siyaset Platformu’ndan Esat Bayramoğlu ve Gaziemir mahallesi sakini Mehmet Kurt toplantıya katılabileceklerini dün öğrenerek bugün saat 14:00’da başlayan İDK toplantısında  yerlerini aldılar. Toplantıda fabrika arazisinde geri dönüşüm tesisi kurmak isteyen firma yetkilileri ve bakanlık temsilcileri de katıldılar.

İDK toplantısında Av.Arif Ali Cangı, radyoaktif temizliğin nasıl yapılması gerektiğini, atık geri dönüşüm tesisinin kurulmasına kesinlikle karşı olduklarını ve bilim insanları ve kamuoyunun ortak taleplerini aşağıdaki başlıklar altında  45 dakikalık bir sunum yaparak  açıkladı ve şu önerilerde bulundu:

“Atıkların geri kazanımından vazgeçilmelidir!”

Tesiste ayrıştırma sonucu alüminyum, kurşun bakir çinko atıkların geri kazanılmasından vazgeçilmelidir. Bu öneri Halkın Katılımı toplantısında dışardan atık getirilerek bir işlemenin söz konusu olmayacağı hususu hakkında her ne kadar Proje sahibi Turanlar A.Ş. yetkilileri tarafından  önceden söz verilmişse de Av. Cangı toplantıda bu talebin tekrar altını çizdi .

“Radyoaktif bulaşıklı kayaçların kırma işlemine tabi tutulmadan ÇNAEM’e gönderilsin”

Radyoaktif bulaşıklı atıkların % 90 oranında alandan uzaklaştırılması ve Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim (ÇNAEM) kontrolünde saklanması gerektiği nedenleriyle tek tek açıklandı.

“Kırma ve ayrıştırma işlemi mahalle arasında değil şehir dışında bir tesiste yapılsın”

Kırma işlemleri esnasında açığa çıkan  toz ve gaz emisyon kaynaklı kirlilik ve bunun bertaraf yöntemleri göz önüne alınarak önlemler için hazırlık yapılması gerektiği bildirildi.

İDK toplantısında kırma işleminin şehir içinde yapılması halinde sözkonusu işletmeyi kimin denetleyeceğini de gündeme getiren Av.Cangı  kimyasal tozların, zehirli gazların ve etrafında yaratacağı sağlık sorunları ve pisikolojik rahatsızlıklar olacağının altını çizdi ve  bir bağımsız izleme komisyonu oluşturulmadan sorunun çözümlenemeyeceğini dolayısıyla,  yerleşim alanında böyle işletmeye izin verilemeyeceğini belirterek atıkların bu bölgeden kontrollü bir şekilde, meskun olmayan bir mahalle taşınmasını, ayrıştırma ve bertaraf işleminin çevresel etkileri en aza indirecek tesiste bağımsız bilim komisyonlarının denetiminde yapılmasını önerdi. Av.Cangı’nın itirazı ve gösterilen tepkiler üzerine dışarıdan atık getirilmesi  projeden çıkarıldı fakat   atıklardan kurşun elde etme prosesi proje kapsamında kaldı.

Eleştiri, itiraz, görüş ve önerilerinin  İnceleme Değerlendirme Komisyonu üyeleri tarafından dikkate alınmasını, çalışmaların bilimsel gerçekliğe ve hukuka uygun yapılabilmesi için daha önce Bakanlığa bildirilen isimlerin Komisyona dahil edilmesini beklediklerini ifade etti.

Av. Cangı’nın sunumu sonrasında mahalle sakini Mehmet Kurt da söz aldıktan sonra toplantı başkanı Cihan Tatar toplantının sonuna kadar takip edilmesini önlemeye çalıştı. Bu durumun bir usul hatasını olduğu kendisine Av.Cangı tarafından söylenmesine rağmen salondan ayrılınmasında ısrarcı oldu. Av .Cangı, Anayasanın 56 maddesi olan Sağlıklı Yaşama Hakkı’nı savunduğu için orda bulunmasından hareketle bu usul hukuka aykırı olduğu için tutanak tutturmuş olarak tutanağı sonradan edinmek üzere Esat Bayramoğlu ve Mehmet Kurt ile birlikte toplantıdan ayrıldı.

Sonuç itibariyle Gaziemir’de radyoaktif atıkların bertarafındansa bölgede tespit edilen kurşunun geri kazanımına odaklanıldığı hatta bunun için fabrika sahasında geri kazanım tesisinin kurulmasının düşünüldüğü anlaşılıyor. Lakin söz konusu ayrıştırmanın şehir dışında başka bir tesiste yapılması bununla birlikte  geri kazanımdan ziyade önce Gaziemir’de  bilimsel metodlarla  radyoaktif temizlik yapılarak bölgenin atıklardan kurtarılması gerekiyor.

 

Pınar Demircan

(Yeşil Gazete )

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategori: Ekoloji