Trump’ın medyayı kontrol etmek için uyguladığı 7 teknik

Robert Reich tarafından Commondreams‘de yayımlanan yazıyı Yeşil Gazete için Elif Cansu İlhan çevirdi

***

Demokrasi, bağımsız ve özgür bir basına bağlıdır, bu yüzdendir ki bütün zorbalar basını susturmak ister. Onların medyayı kontrol etmek için kullandığı 7 teknik var, endişe edici olan şu ki seçilmiş başkan Donald Trump halihazırda bu teknikleri uygulamaya geçirmiş durumda.

51

1- Medyayı azarla

Geçen hafta Trump iki düzine televizyon sunucusu ve yöneticisini, seçim sürecinde kendisi ile ilgili haberleri sebebiyle azarlamak için Trump Tower’ın yirmi beşinci katına çağırdı. Yirmi beş dakika boyunca “rezil” ve “dürüst olmayan” dediği yayınlarına veryansın etti. Bir katılımcıya göre, “Trump, ‘yalancılarla dolu bir odadayız, her şeyi yanlış anlayan düzenbaz ve sahtekar medya” ve CNN’ye yönelik olarak da “yalancılarla dolu bir şebeke” sözlerini kullandı. NBC’yi kendisini gururlandırmayan fotoğraflarını kullanmakla suçladı ve neden daha güzellerini kullanmadıklarını bilmeyi talep etti.

Başka bir katılımcı ise “Trump anayasanın birinci eklentisini anlamış gibi görünmüyor, ne söylerse yapmamız gerektiğini düşünüyor” dedi.

2- Eleştirel medyayı kara listeye al

Kampanya boyunca Trump yayınlarını beğenmediği haber kaynaklarını fişledi. Haziran’da Washington Post’un ehliyetini geri çekti. “Trump Kampanyası’nın inanılmaz derecede yanlış yayınları ve kampanyanın kayıt ortamının haber yapılması sebebiyle, şarlatan ve sahtekar Washington Post’un basın ehliyetini iptal ediyoruz.” 

Seçimden sonra Trump, New York Times ile görüşmeye karar verdi ama şartları beğenmeyince “Belki @nytimes ile yeni bir görüşme ayarlanır. Bu sırada onlar da beni yanlış ve sevimsiz bir tonda haber yapmaya devam eder!” tweet’ini atarak aniden iptal etti. (Daha sonra randevu alarak Times ile görüştü.)

3- Halkı basına karşı kışkırt

Trump gazetecileri, “yalancı”, “sahtekar”, “iğrenç” ve “alçak” olarak tanımlıyor. Toplantılarına katılan gazetecilere göre Trump, “Bu insanların bazılarından nefret ediyorum” dedi (büyük olasılıkla Putin’in muhalif gazeteciler hakkındaki iddiasına yanıt olarak) ve “ama onları asla öldürmezdim” diye ekledi.

Basının farklı nedenlerle kendisi aleyhine haber yaptığını iddia etti. Örneğin Trump’a göre The Washington Post onunla ilgili negatif şeyler yazıyordu, çünkü yayıncısı Jeffrey Bezos, Amazon’un kurucularından ve Trump “tekelciliğe karşı onu kovalayacaktım” diyordu. Kampanya sürecinde New York Times, Trump’ın değişim takımının karışıklık içinde olduğun yazdığında Trump, gazete için “benimle ilgili haberlerinde aptal gibi göründükleri için üzgünler” tweet’ini attı.

4- Eleştirel yorumları kına

Trump, NBC’nin “Saturday Night Live” programında yer alan yorumları kınamaya devam ediyor. Alec Baldwin’in kendisini başkan olma beklentisi ile dolup taşan diye tanımlamasına cevap olarak Trump, “bu tamamen tek taraflı, ön yargılı bir program, hiç de komik değil. İkimize de eşit zaman?” diye tweet attı.

Broadway müzikali “Hamilton”da, Aaron Burr rolünü oynayan aktör Brandon Victor Dixon, seyirciler arasında olan başkan vekili Mike Pence’e sahneden mesaj okuduğunda, ufukta görünen Trump başkanlığı hakkında oyuncu ekibinden “çeşitli renk, din ve soydan kadın ve erkek gruplarının” korkularını dile getirdi. Trump buna kızgın bir cevap verdi. Pence’in “eziyete maruz kaldığı” yolunda bir tweet attı ve “çok abartıldıklarını duyduğu” oyuncular ve yapımcıların özür dilemesi konusunda ısrar etti.

5- Medyayı doğrudan tehdit et

Trump ABD’deki hakaret davası yasalarını değiştirmeyi düşündüğünü söyledi, böylece medya organizasyonlarını daha kolay dava edebilecekti: “Kazanırsam yapacağım şeylerden biri… hakaret davalarını geliştireceğim, böylece kasti olarak negatif, korkunç ve yanlış haberler yaptıklarında onları dava edip bir sürü para kazanabiliriz.”

Kampanya sürecinde Trump, yıllar önce kendileriyle uygunsuz şekilde temas kurduğu söyleyen iki kadının anlattıklarından oluşan bir haber sebebiyle, Times’ı hakaret davası açmakla tehdit etti. Trump söylenenlerin yalan olduğunu iddia etti ve avukatı haberin geri çekilmesini ve bir özür yayınlanmasını talep etti. Trump ayrıca Times’ın kendisinin 1995’deki vergi iadesi ile ilgili yayınına da yasal işlem başlatmakla tehdit etti.

6- Medya erişimini sınırlandır

Trump Temmuz’dan beri basın toplantısı düzenlemedi. Medyanın kendisi ile seyahat etmesini, hatta kiminle görüştüğünü bilmesini engelledi. Seçimden kısa süre sonra Vladimir Putin ile yaptığı telefon konuşması haberi ilk olarak Kremlin’den geldi.

Kendisi oldukça sıra dışı. 2000 yılında dönemin seçilmiş başkanı George W. Bush, yüksek mahkeme seçim sonuçlarını onayladıktan üç gün sonra bir basın toplantısı düzenledi. Aynı şekilde 2008’de de Obama seçildikten üç gün sonra basınla görüşmüştü.

7- Medyayı aradan çıkar ve toplumla doğrudan iletişim kur

Amerikan halkı Trump’ın düşüncelerini tweet’lerinden öğreniyor. Seçimden kısa süre sonra Trump bir video mesaj yayınlayarak ofiste ilk gününde yapmayı düşündüğü şeyleri açıkladı.

Yardımcıları Trump’ın adaylık sürecinde sık sık yaptığı büyük mitingleri toplamaya devam etmeyi düşündüğünü açıkladı. Neşeli kalabalıkların sağladığı anlık memnuniyetlerden ve pophpohlamadan memnun olduğunu söylüyorlar.

“Medya” kelimesi, halk ile haberciler arasındaki “aracı”’dan gelir (intermediate). Sorumlu medya, zor sorular sorup yapılanları anlatarak güçlü bir hesap verilebilirliği elinde tutar. Belli ki Trump, bu tarz medyayı ortadan kaldırmak istiyor.

Bu yedi teknik tarih boyunca demagoglar tarafından basının bağımsızlık ve tarafsızlığını sarsmak için kullanılmıştır. Trump, daha göreve bile başlamadan tam olarak bunu yapmak amacındaymış gibi görünüyor.

Yazının İngilizce Orijinali

Yazı: Robert Reich

Yeşil Gazete için çeviri: Elif Cansu İlhan

 

(Yeşil Gazete, Commondreams)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page