‘Solucanlar hakkında birkaç şey öğrendim, gidebilir miyim?’ – Başak Şekercioğlu Güver

‘Solucanlar hakkında herşeyi öğrenmek istiyorum, gelebilir miyim?’

Solucanlarla başbaşa

***

Bugün nar topladım tavuklar ve horoz için. O nasıl kırmızılıktır o nasıl lezettir, seni çağırıyor adeta ye beni ye beni diye. Üzmedim yedim onu ama hepsini değil. Gurk olmuş bir tavuk var malum kalkmıyor yerinden yakınına bıraktım o da yesin diye. Biraz biraz anlamaya başladım dillerinden, yumurtluyorum diye ortalık bu kadar ayağa kaldırılır mı efendim kaldırılır. Nankörlük yapmayacağım sayesinde yumurta yedim hem de nereden geldiğini bildiğim ne yediğini gördüğüm tavuğun yumurtası. Ondan önceki gün büyük kompostu açmıştık biraz solucan bakalım diye açmışken alanı onlara bıraktık haşerelerin fazlasını yesinler diye. İşte yumurta bu güzelim haşerelerden geliyor :P ve nardan :D

damda

Hayatın da aşk mektubu dahi yazamamış olan biri için hiç de kolay değil hislerini kelimelere aktarabilmek, bende konsantre olmak için köy evinin damında yazıyorum. Merak etmeyim kiremitler sağlam :D

37

Eskiden evden uzaklaştığımda tasalanıp düşündüğüm kapımın önündeki bitkilerim, Gölge (sokak köpeği), Püskül ve Yakari (sokak kedileri) ve ekşi mayalarım vardı (kocamı saymıyorum çünkü, asıl o benimle ilgilenip besliyor sakar karısının başına bir iş gelmesin diye) şimdi bir de solcanlarım eklendi buna.

Adı üstünde işte Solu Can. Can, o da bir can. Adına şarkı bile yazılmış Huriye Kara tarafından CANLARIN SOLUĞU, hayali de bir gün bir koronun bu şarkıyı seslendirmesi.

Solu Solu Solu Can  SOLUCAN

Solu Solu Can

Can Can Can

Hep Solu Solucan

Esencanlar

Esencanlar

Esen Esen Esen Can ESENCAN

Esenlik Ver Can

Can Can Can

Hep Solu Esencan

Ortacan

Ortacan

Orta Orta Orta Can ORTACAN

Ortayı Düzelten Can

Can Can Can

Hep Solu Ortacan

Zorlucan

Zorlucan

Zorlu Zorlu Zorlucan ZORLUCAN

Zorluğu Aşan Can

Can Can Can

Hep Solu Zorlucan

Bence bu isimler, akılda kalması açısından Latince isimlerinden daha kolay. Adı üstünde işte ZorluCanlar toprağın alt tabakasında çalışan tünelciler, OrtaCanlar toprağın üstündeki EsenCan kalıntılarını alt tabakaya taşıyanlar, EsenCanlar (Eisenia fetida) da çöpümüzü siyah altına çevirenler. Bu arada Kırmızı Solucanlar Kaliforniyadan gelmiyorlar, bas bayağı Akdeniz ekosisteminde mutlu bir şekilde yaşayan Esencanlar onlar. Gidip deli paralar verip satın almanıza gerek yok, artık bu işi Türkiyede de yapan pek çok kuruluş var ancak dikkat etmeniz gereken solucanların ne kadar mutlu olduğu.

Gelelim doğru bildiğimiz yanlışlara. Şimdi bir kere solucanlar neredeyse her şeyi yiyorlar sadece yeme hızlarında ve şekillerinde değişiklik oluyor sevdikleri malzemelere göre. Renklerine bile yansıyor bu yedikleri. Mesela genelde Esencanların pembemsi bir rengi varken son zamanlarda toprak ile beslendi ise rengi biraz daha kaverengimsi oluyor. Aldığım duyumlara göre solucanlar biraz da sahiplerine çekiyor, siz ne kadar el bebek gül bebek beslerseniz o kadar hasas oluyorlar. O yüzden bırakın biraz zorlu şartlarda yaşamasını öğrensinler. Haklarında öğrendiğim enteresan bilgilerden biri de ölüsünü kompostunuzun içinde asla bulamıyor olmanız, bir şekilde dışarı çıkıp kuruyup gitmediyse bedeni kompostun içinde toprak olup gidiyor.

Dedim ya lebi derya solucan mevzusu, anlatmakla olmaz onlarla birlikte yaşamak lazım demiş usta bir felsefeci :D ben derim ki alın bir avuç, paylaşın mutfak atıklarınızı onlarla, hem atık yönetimi yapmış olursunuz hem de mutlu, tombul ve kıvıl kıvıl solucanlarınız olur :D Bu kıvıl kıvıllık sizi rahatsız etmesin, onlar kendi çaplarında takılıyorlar. Buna güvenen Ohio Üniversitesinin İç Mimarlık Bölümü bir tasarım yarışması açarak solucanları salonun ortasına kadar getiren harika tasarımlar yapmışlar. İncelemenizi tavsiye ederim.

dsc_0517

Bu aralar çiftlikte çok hummalı bir çalışma var. Mandalinalar toplanıyor, narlar sıkılıyor, avokadolar tiplerine göre ayrılıyor. Neden mi? Avoport (avokado ve portakalın suyu bu kadar mı yakışır birbirine, keşfedilmemiş bir tat. Sabah kalk bir bardak iç 3 saat acıkma. Ben, acıkmıyorum, beni biraz tanıyanlar bilir olacak iş değil bu) ve Narentat (doğal şekerleme, böyle zilyon çeşit narenciye karıştırarak yapılıyor. Çekirdekten beter kendisi bir tane atıyorsunuz ağzınıza sonra bir tane daha, hımm biraz daha alayım, bir tane de kocam için yiyeyim falan derken tabak boşalmış. En güzeli de hiç bir yan etkisi yok) yapmak için.

Mersin'deki ailem. Huriye Kara ve çocukları, Sena ile Ilgar

Mersin’deki ailem. Huriye Kara ve çocukları, Sena ile Ilgar

İş bitmiyor çiftlikte neyse ki canavar gibi iki yardımcısı var Huriye Hocanın, kızı Sena ve oğlu Ilgar. Hiç yabancılık çekmedim aralarında, hemen yerimi aldım ortalarında. Hep birlikte gezdik eğlendik güldük ve geldi ayrılık vakti. Bir süreliğine evden ayrılan bir aile ferdi gibi elim kolum gönlüm dolu gönderdiler beni evime.

dsc_0534

Bu daha başlangıç, birlikte çok güzel projelerde biraraya geleceğimizi umut ediyorum. Gönüller bir nede olsa.

36-basak-sekercioglu-guver

 

 

Başak Şekercioğlu Güver

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page