Leonard Cohen’in anısına: Kendi kaleminden 15 alıntı – Özlem Serpen

Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz şair, yazar, müzisyen Leonard Cohen’den kısaca bahsetmek istiyorum. Cohen, 21 eylül 1934’te Kanada’da doğdu. Daha 1951 yılında Mcgill Üniversitesi’nde okurken Buckskin Boys adlı grubunu kurmuştu. Bu yıllarda bir şair olarak da dikkat çekmeye başladı. 1956 yılında “ The Spice Box Of Earth” ve ona Kanada şiir ödülünü kazandıran “ Let Us Compare Mythologies” adlı şiir kitapları yayımlandı. 1962 yılında “ Parasites Of Heaven” adlı şiir derlemesi yayımlandı. Bu kitapta daha sonra klasik Cohen şarkılarının sözlerini oluşturacak Avalanche, Suzanne gibi şiirler vardı. Cohen 1963 yılında ilk romanı “ Favorite Game”i çıkardı. 1964 yılında ise “ Flower For Hitler” adlı tartışmalara yol açan şiir kitabını yayımladı.

58

Müzik alanında, ilk kez 1966 yılında Judy Collins onun Suzanne şarkısını “In my life” albümünde yorumlayınca dikkat çekti. Aynı yıl ikinci romanı “Beatiful Losers” yayımlandı. Cohen o yıl New Port Folk festivaline katıldı. Onu ilk kez sahneye çıkaran Judy Collins’e göre ilk konserinde yaprak gibi titriyordu. Bu dönemde CBS/ Columbia ile kontrat imzaladı. 1968 yılında ilk albümü “ Songs Of Leonard Cohen” müzik dünyasına giriş yapan Cohen, zirveye hızlıca tırmandı.

1984 yılında da senaryosunu, müziklerini yazdığı ve yönettiği “I’m a House” filmi Montreux Uluslar arası Festivalinde birincilik ödülünü aldı. 1985 yılında çıkan “Various Positions”albümüyle yine daha modern, müzikal yönden zenginya da kalabalık (yoruma göre değişik) müziğe yaklaştı. Bu albümde “Dance me to the end of Love” şarkısı çok popüler oldu. Daha sonraki yıllarda yine aynı çizgide albümler yayınladı. Şiirleriyle ilgili olarak; Cohen’in, aynı Bob Dylan gibi kadın-erkek ilişkisine, aşkı anlatan şiirlere yeni bir boyut getirdiği bilinmektedir. Kadınla erkek arasındaki savaştan söz ederken, bu ilişkilerin salt muhabbetten ibaret olmadığını göstermiş, süren bilinçdışı ve bilinçli mücadeleyi şiirine taşımıştır. Bunu yaparken de kullandığı çarpıcı ve zengin imgelerledaha stilize hale getirmiştir. Cohen’in şiirlerinde bu mücadeleden hep erkekler yenik çıkar.

59

Cohen, dünyanın gidişini “hızla akan ırmakta kütüğüne yapışmış” birinin gözlerinden anlatmaktadır. Aşın romantizmini imgelerindeki renklilikle dizginleyerek coşkulu ama sıradan bir edebiyat olmaktan kurtarmaktadır. İronik ve alaycı bakış açısı da eleştirel boyutunu besleyen bir yönüdür. İnsanın iç çelişkilerinin, paradoksların üzerine cesurca gitmesi, gücünü olduğu kadar zayıflığını da anlatması önemlidir. Ölümü dünyada olduğu kadar ülkemizde de derin üzüntüyle karşılanmıştır. Ruhunun biz şiirlerini okuyup, şarkılarını dinledikçe sonsuza dek yaşaması dileğiyle..

1. “Beni bırakıp gideceğini söylüyorsun
Ama duyabiliyorum rüzgarın esintisini
Benim için giyme bu çaputları
Biliyorum yoksul olmadığını
Beni artık o kadar korkusuzca sevmiyorsun
Emin değilsin biliyorum
Şimdi sıra sende sevgilim
Giydiğim senin tenin..”

2. “ Teldeki bir kuş gibi
eski bir gece yarısı korosundaki sarhoş gibi
kendimce denedim özgür olmayı kancadaki bir kurt gibi
eski moda bir kitaba eğilmiş bir şövalye gibi
beni iki büklüm eden aşkımızın aldığı biçimdi.
sana karşı nazik olmadıysam umarım bir yolunu bulursun
tüm bunları geçiştirmenin sana karşı sadık olmadıysam
bunun nedeni bir aşığın bir çeşit yalancı olması
gerektiğine inanmamdı.
Ölü doğmuş bir bebek gibi,
boynuzlu bir yaratık gibi, bana ulaşmaya çalışan
herkesi paramparça ettim ama bu şarkıyla ve tüm hata
yaptıklarım adına yemin ediyorum ki tümünü telafi
edeceğim seninle.”

3. “ Bir Eskimo çektiği filmini gösterdi senin. Zavallı adam titremekten
kendini alamıyordu, dudakları ve parmakları maviydi,
sanırım rüzgar senin elbiselerini yırttığı zaman dondu ve
bir daha yeterince ısınamadı, ama tipi de o kadar güzel
duruyorsun ki, lütfen bırak fırtınaya geleyim.”

4. “ Suzanne seni ırmağın yakınındaki yerine götürüyor,
teknelerin geçtiğini duyabilir, geceyi onun yanında geçirebilirsin.
Biliyorsun yarı deli olduğunu ama orada olmayı istemenin
nedeni de bu, seni ta Çin’den gelen çay ve portakallarla
besliyor ve tam söylemek istediğinde ona verecek
bir şeyin olmadığını seni kendi dalga boyuna alıyor ve
sözü ırmağa bırakıyor, senin her zaman sevgilisi
olduğunu söyleyen.
Ve onunla yolculuk etmek istersin körü körüne gitmek istersin,
ve ona güvenebileceğini biliyorsun, çünkü zihniyle dokundu
senin mükemmel vücuduna.”

5. “ Hiçbir zaman başına gelmeyeceğini düşünüyordun
bunun senin olduğun tüm insanların
gövden efsanelerde yitik
yaratıklar son derece uslu
ama burada tam burada
Doğum izi ve leke arasında
Okyanus ve açık damarların arasında
Kardan adamla yağmur arasında
Bir kez, bir kez daha aşk çağırıyor seni adınla..”

6. “ Zenginle fakir arasında bir savaş var,
Kadınla erkek arasında bir savaş.
Savaş diyenlerle
yok diyenler arasında bir savaş var.
Neden geri dönmüyorsun savaşa?”

7. “ Herkes biliyor zarların hileli olduğunu.
Herkes yuvarlanıyor iyi
şanslar dileyerek. Herkes biliyor savaşın sona erdiğini.
Herkes biliyor iyilerin kaybettiğini. Herkes biliyor
dövüş önceden ayarlanmıştı. Yoksullar yoksul kalır,
zengin zenginleşir. İşler böyledir. Herkes biliyor.”

8. “ Çok zaman önce, ayrılmam gerek dedi bana
Ama vücudumu burada tut, üzerine uzanmak için.
Onu aşağı yukarı gezdirebilirsin ve uyuduğum zamanda
Güle biraz diken dolu ve yeniden kur kuğuyu
Böylece her gün uyuşuk görevimi yeniden yapıyorum
Orasına burasına dokunuyorum ve biliyorum güzelliğini
Ve insanlar hain diyor yüzüme karşı.”

9. “ Yataktan düşe kalka çıktım.
Mücadeleye hazırlandım. Bir sigara içtim, bağırsaklarımı topladım.
Bu ben olamam dedim, bu ikizim olmalı
Unutamıyorum unutamıyorum ama anımsayamıyorum da neyi unutamadığımı…”

10. “ Dinleyip duruyorum tüm anlaşmazlıkları
Dinleyip duruyorum tüm acıları
Ve hissediyorum: Ne yaparsam yapayım senin için
Geri gelecek tümü
Ama sanırım, onları iyileştirebilirim
Ama sanırım onları iyileştirebilirim
Bir budalayım ama sanırım, onları iyileştirebilirim bu şarkıyla”

11. “ Ölüyorum
sen benim için
ölmedin çünkü
ve dünya hala seni seviyor.
Bunları yazıyorum çünkü
biliyorum öpüşlerin
ölü doğuyor
sana dokunan şarkılarda
Hayatında bir amaç olmak istemiyorum
Yalnızca düşüncelerin arasında kaybolmak istiyorum.
Newyork şehrini dinlediğin gibi
Uykuya daldığın zaman..”

12. “ Çal, hala çalabilen çanları
Unut muhteşem adağını
Vardır her bir şeyin çatlağı
İşte böylece süzülür aydınlık içeriye.”

13. “ Aşk bir ateştir
Yakar herkesi
Herkesin şeklini bozar
Özürdür o
Dünyanın çirkinliğine bulduğu.”

14. “ Tüm insanlar hoşuna gidiyor
Eğer bunları okuyacak olursan
Yazanı geçir aklından
Dünyadan senin adına nefret etmişti.”

15. “ Dans et benimle aşkın sonuna dek.”

 

Kaynakça : Leonard Cohen Şarkılar& Şiirler Ayraç Yayınevi

60-ozlem-genis

 

Derleyen: Özlem Geniş Serpen

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page