LGBTİ bireyler TBMM’de

1024453917CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, TBMM’de LGBTİ bireylerle birlikte düzenlediği basın toplantısında, “Mevcut iktidarın ötekinin de ötekisi olarak yok saydığı, lezbiyen, gay, biseksüel, trans ve interseks bireylerin maruz kaldığı ayrımcılık, bu bireylerin çalışma ve yaşam haklarını ellerinden almakta” dedi.

Doğan, Mecliste, LGBTİ bireyleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de farklı cinsel yönelim ve kimliğe yönelik nefret cinayetlerinin yasalarca tanınmadığını, şiddet ve öldürümlere karşı anayasal korumanın bulunmadığını belirtti.

Selina Doğan, “Mevcut iktidarın ötekinin de ötekisi olarak yok saydığı, lezbiyen, gay, biseksüel, trans ve interseks bireylerin maruz kaldığı ayrımcılık, bu bireylerin çalışma ve yaşam haklarını ellerinden almakta” diye konuştu.

‘2008’DEN BERİ 45 TRANS KADIN ÖLDÜRÜLDÜ’

Bu konuda yaşanan hak ihlallerinin her geçen gün arttığını kaydeden Doğan, şunları ifade etti:

“Kasım 2014 ile 17 Ağustos 2016 tarihi arasında 356 hak ihlali, son bir yılda ocak, nisan, eylül, kasım ve aralık 2015 ile mart, temmuz ve ağustos 2016 tarihlerinde Türkiye’de toplam 9 trans cinayeti işlenmiştir. Resmi rakamlara göre, 2008’den bu yana toplam 45 trans kadın öldürülmüş. Bu veri Avrupa ülkeleri arasındaki en yüksek rakam. Canavarca hislerle işlenen bu cinayetlerin ortak noktası yakalanabilmiş olan faillerin ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimleri alması ya da cezasız bırakılmasıdır. LGBTİ bireylere yönelik vakaların kayıt altına alınmadığı, soruşturulmadığı bir güvenlik anlayışında tespit edilebilen vakalar içinde dahi rekor yakalamış bir ülke olmanın utancını yaşıyoruz.”

HANDE KADER’İN YAKILARAK ÖLDÜRÜLMESİNE VURGU YAPTI

Doğan, 12 Ağustos’ta seks işçisi trans kadın Hande Kader’in yanmış cesedinin sokak ortasında bulunduğunu anımsatarak, bunun canavarca hislerle işlenmiş trans cinayetlerinin son halkası olduğunu bildirdi. Doğan, “Bu cinayetler toplumda iktidarın politikalarıyla teşvik ettiği, homofobik, transfobik, ahlakçı ve ötekileştiren anlayışın, dilin ürünü” dedi.

Bunun önlenmesi için öncelikle toplumsal cinsiyet dersinin, ilköğretim müfredatında zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Doğan, bununla birlikte Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanunu’na ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsiyet kimliği’ ibarelerinin eklenerek, ulusal mevzuatta ayrımcılıkla mücadele düzenlemelerinin de bunları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep etti.

(Sputnik)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page